Ana içeriğe geç
Sözlük

deyiş ile cümle

deyiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Toisin sanoen, he kaikki puhuivat kuin James Tooley.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Με άλλα λόγια, μιλούσαν όλα σαν τον Τζέιμς Τούλεϊ.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Другими словами, они заговорили, как Джеймс Тули.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.Іншими словами, вони всі говорили як Джеймс Тулі.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.С други думи, всички говореха като професор Джеймс Тули.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.במילים אחרות, הם כולם דיברו כמו ג'יימס טולי.
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.وبعبارة أخرى، كانوا جميعا يتكلّمون مثل "جيمس تولاي".
Başka bir deyişle James Tooley gibi konuşuyorlardı.(笑)
Başka bir deyişle,Jinými slovy
Başka bir deyişle karşı kenar ve hipotenüs arasındaki bağıntıyı hangi fonksiyon verir.lado oposto e a hipotenusa?
Başka bir deyişle karşı kenar ve hipotenüs arasındaki bağıntıyı hangi fonksiyon verir.Neboli jako protilehlá ku přeponě.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.Autrement dit, Ce ne sont pas les forces majeures qu'il faut mettre de côté.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.Cu alte cuvinte, nu actele divine trebuiesc puse deoparte.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.En otras palabras, no son los casos fortuitos lo que debemos dejar de lado.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.In altre parole, non sono le cause di forza maggiore che dobbiamo mettere da parte.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.Innymi słowy, to nie akt Boży powinniśmy pominąć.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.Inými slovami, nie sú to tie Božie zásahy, ktoré by sme mali odložiť.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.Jinak řečeno, nejsou to Boží zásahy, které bychom měli vynechávat.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.다시 말해서 불가항력이라고 제쳐놓아서는 안 됩니다.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.Más szóval, nem az előre nem látható körülményeket kellene félresöpörni.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.Met andere worden daden van God zijn niet wat we achterwege moeten laten.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.Nói cách khác, chúng ta không chỉ bỏ qua yếu tố bên ngoài
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.Oder anders ausgedrückt: Wir sollten gerade eben nicht die Handlungen Gottes außer Acht lassen.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.Por outras palavras, não são os casos fortuitos que temos que pôr de parte.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.Toisin sanoen, meidän ei pitäisi jättää pois luonnonmullistuksia.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.Με άλλα λόγια, δεν πρέπει να παραλείπουμε αυτές τις πράξεις Θεού.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.Иными словами, вмешательства Господа нельзя откладывать в сторону.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.С други думи, не божите работи трябва да оставяме настрана.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.במילים אחרות, זה לא מעשי האלוהים שאנו צריכים לשים בצד.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.وبعبارة أخرى ، ليست أمورا قسريّة ينبغي لنا أن نُنَحيّها جانبا.
Başka bir deyişle, kenara bırakacağımız şeyler işin aktörleri değil.取り除いた行為は 神の仕業ではないのです それこそが要点であり 問題なのです
Başka bir deyişle, kırılma olması için ışığın gelme açısı maximun sınır açısı olabilir. -Er würde an der Grenze in das langsame Medium zurückgespiegelt werden.
Başka bir deyişle, kırılma olması için ışığın gelme açısı maximun sınır açısı olabilir. -Světlo vlastně neopustí pomalejší prostředí, pouze se na rozhraní odrazí zpátky do pomalejšího prostředí.
Başka bir deyişle, kırılma olması için ışığın gelme açısı maximun sınır açısı olabilir. -Той всъщност няма да избегне бавната среда. Само ще се отрази в последната част на границата, в бавната среда.
Başka bir deyişle, kırılma olması için ışığın gelme açısı maximun sınır açısı olabilir. -האור לא ייצא מהתווך האיטי. האור יוחזר מהמשטח המפריד, חזרה לתווך האיטי.
Başka bir deyişle,다시 말하면,
Başka bir deyişle,다른 말로,
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Anders formuliert: Unsere Ängste lassen uns an die Zukunft denken.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Cu alte cuvinte, fricile ne fac să ne gândim la viitor.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.En d'autres termes, nos peurs nous font penser à l'avenir.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.En otras palabras, nuestros miedos nos hacen pensar en el futuro.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.In altre parole le nostre paure ci fanno pensare al futuro.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Innymi słowy, lęki zmuszają nas do myślenia o przyszłości.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Jinými slovy, naše obavy nás nutí přemýšlet o budoucnosti.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.즉, 우리의 두려움은 미래에 대해 생각하도록 만듭니다.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Más szóval, félelmeink elgondolkodtatnak minket a jövőről.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Met andere woorden onze angsten doen ons nadenken over de toekomst.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Nói cách khác, nổi sợ khiến chúng ta nghĩ về tương lai.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Por outras palavras, os nossos medos fazem-nos pensar no futuro.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Z drugimi besedami, naši strahovi nas silijo, da razmišljamo o prihodnosti.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Με άλλα λόγια οι φόβοι μας κάνουν να σκεφτούμε το μέλλον.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Другими словами, страх заставляет нас задуматься о будущем.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.Інакше кажучи, наші страхи спонукають нас до роздумів про майбутнє.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.С други думи, страховете ни карат да мислим за бъдещето.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.במילים אחרות, הפחדים שלנו גורמים לנו לחשוב על העתיד.
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.وبعبارة أخرى, مخاوفنا تجعلنا نفكر في مستقبلنا
Başka bir deyişle korkularımız bizi gelecek ile ilgili düşünmeye yönlendirir.未来について このように考え
Başka bir deyişle,Más szavakkal:
Başka bir deyişle, matrislerde çarpmada sıra önemli midir?¿Importa el orden en la multiplicación de matrices?
Başka bir deyişle, matrislerde çarpmada sıra önemli midir?L'ordre importe-t-il en multiplication matricielle?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod