Ana içeriğe geç
Sözlük

devasa ile cümle

devasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Yani bu, devasa bir fiili problemdir. ama aynı zamanda, sosyal da bir problemdirТож це величезна практична проблема. Але це також й величезна суспільна проблема.
Yani bu, devasa bir fiili problemdir. ama aynı zamanda, sosyal da bir problemdirמכאן שזו בעיה מעשית עצומה. אבל זו גם בעיה חברתית עצומה.
Yani bu, devasa bir fiili problemdir. ama aynı zamanda, sosyal da bir problemdirان هذا امرٌ خطير حقاً وهي مشكلة داخلية كبيرة .. واجتماعية أيضاً
Yani bu, devasa bir fiili problemdir. ama aynı zamanda, sosyal da bir problemdir同時に 社会的な問題です 正しく感じる瞬間とは
Ve bu beyninizde gerçekten devasa bir değişikliği temsil eder.W skali całego mózgu to ogromna zmiana.
Ve bu beyninizde gerçekten devasa bir değişikliği temsil eder.Y eso representa en su cerebro, cambio masivo, realmente.
Ve bu beyninizde gerçekten devasa bir değişikliği temsil eder.А това представлява в мозъка ви наистина масивна промяна.
Ve bu beyninizde gerçekten devasa bir değişikliği temsil eder.І це означає величезні зміни у мозку.
Ve bu beyninizde gerçekten devasa bir değişikliği temsil eder.Это представлеяет большую перемену в вашем мозгу.
Ve bu beyninizde gerçekten devasa bir değişikliği temsil eder.וזה מייצג שינוי עצום במוח.
Ve bu beyninizde gerçekten devasa bir değişikliği temsil eder.وهذا يمثل تغييرا هائلا بالنّسبة للدّماغ .
Ve bu beyninizde gerçekten devasa bir değişikliği temsil eder.脳内の千万 もしかすると一億もの
Ve o, devasa bir problemin çözümünün bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.Hij leerde hoe je een groot, lomp probleem soms het beste op kan delen in kleinere problemen.
Ve o, devasa bir problemin çözümünün bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.그리고 링컨은 푸는 방법을 배웠는데요, 여러분이 그런 문제를 접했을 때 때로는 그 커다란 문제를 더 작은 문제로 자르는 것이 해답이 됩니다.
Ve o, devasa bir problemin çözümünün bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.Přitom postupně zjišťoval, že k řešení může dospět tím, že příklad rozkouskuje do menších celků.
Ve o, devasa bir problemin çözümünün bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.Și învăța că, dacă ai o problemă complexă, uneori, soluția e să o împarți în niște probleme mai mici.
Ve o, devasa bir problemin çözümünün bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.Uczył się, że duże problemy trzeba czasem rozbić na mniejsze.
Ve o, devasa bir problemin çözümünün bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.Той научаваше, че когато имате трудна непосилна задача, понякога решението е да я разделите на малки задачи.
Ve o, devasa bir problemin çözümünün bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.והוא למד כיצד, כשיש מולך בעיה גדולה ומסובכת, כדאי לחלק את הבעיה לבעיות קטנות יותר וקלות לפתרון.
Ve o, devasa bir problemin çözümünün bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.وكان يتعلم كيف، اذا كان لديك مسألة جنارلي طويلة في بعض الاحيان يجب تقسيمها الى اجزاء صغيرة
Ve o, devasa bir problemin çözümünün bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.どうやって問題を小さく分解するかを勉強していました 物理や数学では普通のこのやり方は 社会問題にも使われます
Ve sadece şu gerçek ki insanların ilgisi onlara devasa fark yapıyor.E il semplice fatto che qualcuno si preoccupi per loro fa un'enorme differenza.
Ve sadece şu gerçek ki insanların ilgisi onlara devasa fark yapıyor.사람들이 그들에게 관심이 있다는 사실만으로도 그들에게는 큰 변화가 있었습니다.
Ve sadece şu gerçek ki insanların ilgisi onlara devasa fark yapıyor.O simples facto de as pessoas se importarem para elas, faz uma diferença abissal.
Ve sadece şu gerçek ki insanların ilgisi onlara devasa fark yapıyor.Pour eux, juste le fait d'y faire attention, cela fait une grande différence.
Ve sadece şu gerçek ki insanların ilgisi onlara devasa fark yapıyor.Sam fakt, że ktoś się przejmuje ich losem, wiele dla nich znaczył.
Ve sadece şu gerçek ki insanların ilgisi onlara devasa fark yapıyor.Schon die Tatsache, dass sich Leute um sie kümmern, macht für sie einen riesigen Unterschied.
Ve sadece şu gerçek ki insanların ilgisi onlara devasa fark yapıyor.Simplul faptul că oamenilor le pasă înseamnă foarte mult pentru moralul lor.
Ve sadece şu gerçek ki insanların ilgisi onlara devasa fark yapıyor.Y el simple hecho de que a alguien le importe significa mucho para ellos.
Ve sadece şu gerçek ki insanların ilgisi onlara devasa fark yapıyor.И просто то, что кому-то не всё равно, оказывается чрезвычайно важно для них.
Ve sadece şu gerçek ki insanların ilgisi onlara devasa fark yapıyor.И само факта, че някой го е грижа, вече променяше за тях нещата много.
Ve sadece şu gerçek ki insanların ilgisi onlara devasa fark yapıyor.ורק העובדה שלאנשים אכפת עושה הבדל ענק בשבילם.
Ve sadece şu gerçek ki insanların ilgisi onlara devasa fark yapıyor.ولمجرد أن الناس يهتمون يؤثر بشكل كبير عليهم.
Ve sadece şu gerçek ki insanların ilgisi onlara devasa fark yapıyor.彼らには大きな違いをもたらしたのです あと一つだけ話して
Yani aslında bu devasa büyüklükte, yıldızlararası bir hidrojen bulutu.A poté začne fúze vodíku.
Yani aslında bu devasa büyüklükte, yıldızlararası bir hidrojen bulutu.Тож це просто гігантська міжзоряна хмара з водневого газу.
Yaptığı heykellerin devasa olmasını istiyor.[Jonathan]...거대한 조각품이죠.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Bola v správnej vzdialenosti od svojej hviezdy, aby mala obrovské oceány voľne rozptýlenej vody.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Bumi terletak di jarak yang tepat dari bintang agar dapat memiliki lautan besar berisi air.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Den havde den helt rigtige afstand fra dens stjerne til at indeholde kæmpe oceaner med åbent vand.
Yıldızına olan uzaklığı tam olması gerektiği kadar devasa okyanusların oluşmasına izin veriyor.Den var på precis rätt avstånd från solen för att ha stora hav med vatten.
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.Das bedeutete eine grundlegende Veränderung für mich.
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.Dit was eigenlijk het begin van een enorme verandering voor mij
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.E questo in realtà rappresentava un grandissimo cambiamento per me.
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.És ez varázslatos átalakulást jelentett az életemben.
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.Et cela représente en réalité une sorte d'énorme changement pour moi.
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.Iar asta însemna că intram în ape necunoscute.
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.In to je zame pravzaprav predstavljalo kar veliko spremembo.
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.Isto, para mim, representou uma grande mudança.
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.그리고 이건 저에게 매번 일어나는 일이예요.
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.Och detta symboliserade en sorts stor förändring inom mig.
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.Og det repræsenterede rent faktisk en stor ændring for mig.
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.Tämä itse asiassa edusti jonkinlaista muutosta minulle.
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.To był dla mnie przełom.
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.Và điều này thật sự đại diện cho những thay đổi trong tôi.
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.Y de hecho esto representó un cambio radical para mí.
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.Και αυτό στην ουσία συμβόλιζε μια μεγάλη αλλαγή για μένα.
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.И для меня это было символом чудесной трансформации.
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.І це в деякому сенсі змінило все.
Ve bu aslında benim için devasa bir değişimi simgeliyordu.Това всъщност представляваше огромна промяна за мен.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod