devasa ile cümle
devasa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Peki bu devasa hesabı kim ödeyecek?Who is picking up this enormous bill?
Uluslararası Uzay İstasyonu birçok millet tarafından birlikte yapılan devasa bir projedir.The International Space Station is a colossal cooperative project between many nations.
İlkbahar odununda, devasa sayıda geniş çaplı (yaklaşık ) damarlar bulunur.The earlywood displays a vast number of large vessels (around 0.5 mm or 1⁄64 inch in diameter).
28 Ocak 1972'de ise çatıda devasa bir yangın başladı.On 28 January 1972, a gigantic fire started on the roof.
Meksika'nın devasa çukur mağarası Sotano de las Golondrinas'a iple inen bir mağaracı.A caver rappelling into Mexico's enormous pit cave, Sotano de las Golondrinas.
Þórsdrápa - tanrı Thor'a devasa saldırılarından birinin hikayesini anlatan bir drápa .Þórsdrápa ‒ a drápa to the god Thor telling the tale of one of his giant-bashing expeditions.
[1] Genellikle küçük boyutludur ancak kızdığında devasa hale gelir.He was blinded in one eye for disobedience by his father, Deela.
Aspidochelone, devasa deniz canavarı.Aspidochelone, colossal sea monster from the medieval bestiary Physiologus.
Bu başarısını, gözlüklerinin arkasına devasa bir lastik bant takarak elde etti. [2]This feat was achieved using "a huge rubber band round the back" of his glasses.[11]
Woo-ryun fareler mağaraya girdikten sonra mağaranın girişini devasa bir kayayla kapatır.Rats start pouring out of the buildings following Woo-ryung's powder to a cave.
Bir zamanlar atların ve arabaların giriş kapısı olarak kullanılan devasa kapılar vardır.There are huge doors that were once used as an entrance for horses and carriages.
Ana şelale düz bir arazide devasa su çukurları oluşturmuştur.The main waterfall created huge siphons in a flatland.
Lycurgus, Dionysos ve Bakkhalara devasa bir baltayla saldırır.Lycurgus attacks Dionysus and the Bacchantes with a massive pole-axe.
Dromornis, büyük hatta devasa tarih öncesi kuşların bir cinsidir.Dromornis is a genus of large to enormous prehistoric birds.
Ukraynalı yetkililer hastanede meydana gelen hasarı "devasa" olarak nitelendirdi.Ukrainian authorities described the damage to the hospital as "colossal".
Leonardo'nun doğasının devasa ana hatları, belirsizdir ve uzaktan kavranamaz." [2]The colossal outlines of Leonardo's nature can never be more than dimly and distantly conceived."[9]
Kilisenin içinde yer alan yedi kollu devasa şamdan.Inside the church, showing the massive seven-armed candelabrum
Yeni nişlerin kolonileştirilmesi, devasa vücut boyutlarını ortaya çıkmasına sebep oldu.The colonisation of new niches resulted in massive body sizes.
Bir sanatçının Ay'ın oluşumuna sebep olmuş devasa çarpışmayı tasviri.Artist's impression of the enormous collision that probably formed the Moon
Sanherib'in sarayından, sel koruması güçlendiren devasa kireçtaşı bloklardan bahseder.Of Sennacherib's palace, he mentions the massive limestone blocks that reinforce the flood defences.
Bahamut'un altında devasa serpantin Felek bulunur.[2]Below the Bahamut (Leviathan) is the colossus serpentine Falak.[13]
Devasa bir güneş fırtınası dünyanın teknolojik altyapısını siler ve milyarlarca insanı öldürür.A massive solar storm erases the world's technological infrastructure and kills billions.
Bu figürinler devasa gözlere sahiptir ve kesinlikle adak eşyalarıdır.These figurines have enormous eyes and are definitely votive deposits.
Okyanuslarda mercanlar ve stromatoporoidler devasa resifler oluşturmuştu.In the oceans, massive reefs were built by corals and stromatoporoids.
Hudson's Bay Company'den Archibald McDonald'a 1844'te devasa kurşun çıkıntısını gösterdi.The Ktunaxa showed Archibald McDonald of the Hudson's Bay Company the huge lead outcrop in 1844.
Bu devasa sistem bazı yerlerde 300 mil genişliğindedir.This huge system is 300 miles wide in some places.
Lago Rapel şehrin yaklaşık 90 km batısında bulunur ve devasa baraj gölü 80 km² civarındadır.Der Lago Rapel liegt 90 km westlich der Stadt und ist ein riesiger Stausee mit rund 80 km².
RuneScape, Jagex Ltd. tarafından işletilen Java tabanlı devasa online (MMORPG) oyun.RuneScape ist ein Massively Multiplayer Online Role-Playing Game (MMORPG) des Unternehmens Jagex.
Şehirdeki gayet agresif finansal sektör bu kenti devasa bir finansal merkez haline getirdi.Deren Anwesenheit in der Stadt verhalf dieser zu einem wahren ökonomischen Boom.
Devasa bir yılan olduğu söylenir.Er wird als riesige Schlange oder Schildkröte dargestellt.
Bu yerden yükselen devasa yörüngesel kule 36.000 km yükseklikte jeostatik yörünge'de bir uydu ile birleşir.Diese Flugkörper befinden sich in 36.000 km Höhe in einem geostationären Orbit.
İklimin elverişsizliği sebebiyle devasa parkta çok az ağaç türü vardır.Aufgrund des Klimas wachsen nur wenige Baumarten im riesigen Park.
İstediği zaman devasa bir balık (balina) biçimine girebilir.Er kann sich, nach Belieben, in einen Wolf verwandeln.
Laharlar devasa büyüklükte olabilirler.Die Zecken können sehr groß werden.
Uluslararası Uzay İstasyonu birçok millet tarafından birlikte yapılan devasa bir projedir.La station spatiale internationale est le fruit d'un long travail entre différents pays.
Yıldız oluşumu devasa bir moleküler bulutta başlar.La formation d'une étoile commence avec un nuage moléculaire géant.
Devasa bir yılan olduğu söylenir.Il est empoisonné par un serpent géant.
Bu yok oluş öyle devasa boyutlardaydı ki, yerbilimsel devirlerden Mezozoik bitmiş ve Senozoik başlamıştır.Une force si puissante qu'il peut sauter sur les gens et les rideaux ouverts depuis un simple relâchement.
Mağarada gördüğüm kaya devasaydı.La roca que vi en la cueva era gigantesca.
Diocletianus, 1 Mayıs 305 tarihinde emekliliğine hazırlanmak için devasa sarayı inşa etti.Diocleciano construyó el enorme palacio en preparación de su retiro el 1.º de mayo de 305.
1952'de yayınladığı İslam Historiografisinin Tarihi adlı çalışması bu devasa alanda yapılmış ilk çalışma oldu.Su History of Muslim Historiography de 1952 fue el primer estudio sobre tan vasta materia.
Çağdaş hızlandırıcılar için tasarlanan dedektörlerin hem boyutu hem de maliyeti devasadır.Los detectores diseñados para los aceleradores modernos son enormes en tamaño y costo.
Bu devasa alan eskiden yıllarca bölgesel havalimanı olarak kullanılmıştı.El antiguo aeródromo fue utilizado como parte de varios ejercicios militares.
Bu büyük devasa kafa heykeller hâlâ da dikilmiş oldukları arazilerde bulunmaktadırlar.Solo aquellos árboles muy grandes permanecieron en sus lugares originales.
Çağdaş hızlandırıcılar için tasarlanan dedektörlerin hem boyutu hem de maliyeti devasadır.I rivelatori usati nei moderni acceleratori sono grandi sia in termini di dimensioni che di costi.
Devasa bir yılan olduğu söylenir.Veniva raffigurato come un gigantesco serpente.
Bu devasa alan eskiden yıllarca bölgesel havalimanı olarak kullanılmıştı.Questa grande base aerea fu poi utilizzata per anni come aeroporto regionale, con un servizio giornaliero.
1952'de yayınladığı İslam Historiografisinin Tarihi adlı çalışması bu devasa alanda yapılmış ilk çalışma oldu.La sua History of Muslim Historiography del 1952 fu il primo studio su tale soggetto di capitale rilevanza.
Bu saldırıların devasa bir deniz yaratığı tarafından yapıldığına dair söylentiler dolaşmaktadır.Quel che è peggio è che verranno circondati da pericolose creature marine.
Bakıldığında devasa bronz pervaneler ihtişamlı ve gerçekten güçlüdürler.Vediamo i candelabri di bronzo grandi, meravigliosamente lavorati.
Devasa halılar dokurlar.Большие гигантские черви.
RuneScape, Jagex Ltd. tarafından işletilen Java tabanlı devasa online (MMORPG) oyun.Runescape — кроссплатформенная браузерная многопользовательская ролевая онлайн-игра, разработанная Jagex Ltd..
İstediği zaman devasa bir balık (balina) biçimine girebilir.При необходимости может превращаться в великана, покрытого роговыми пластинками.
Uluslararası Uzay İstasyonu birçok millet tarafından birlikte yapılan devasa bir projedir.Космическая станция колоссальных размеров, построенная Жнецами.
Kayıpların devasa çoğunluğu burada öldürüldüler veya ırmakta boğuldular.Большинство вражеских солдат было уничтожено или утонуло в реке.
Kayıpların devasa çoğunluğu burada öldürüldüler veya ırmakta boğuldular.كان معظم من سقط في المعركة هم من قتلى تلك المذبحة أو ممن غرقوا في النهر.
Bu katmanlar bölge bir zamanlar devasa bir göl iken oluşmuş olabilir.Essas camadas podem ter se formado quando toda a área se encontrava sob um lago gigantesco.
Devasa bir yılan olduğu söylenir.Dele diz-se ser um deus serpente.
Bu devasa alan eskiden yıllarca bölgesel havalimanı olarak kullanılmıştı.Este campo compacto foi usado por anos como um aeroporto regional, com serviço diário de avião.
Şehirdeki gayet agresif finansal sektör bu kenti devasa bir finansal merkez haline getirdi.A grande especulação imobiliária está se tornando este uma grande econômia na cidade.