Hey!Neler oluyor?Devamlı kendi kendine gülüyorsun ? ?Hej, co se děje? Směješ se sám pro sebe.
Hey!Neler oluyor?Devamlı kendi kendine gülüyorsun ? ?Hej! Co się dzieje? Ciągle się do siebie uśmiechasz.
Hey!Neler oluyor?Devamlı kendi kendine gülüyorsun ? ?Hej! Kaj se dogaja? Neprestano se smeješ sam sebi.
Hey!Neler oluyor?Devamlı kendi kendine gülüyorsun ? ?Hey, apa yang terjadi? daritadi kamu senyum senyum sendiri.
Hey!Neler oluyor?Devamlı kendi kendine gülüyorsun ? ?Hey ! Qu'est-ce qui se passe ? Tu n'arrêtes pas de sourire tout seul.
Hey!Neler oluyor?Devamlı kendi kendine gülüyorsun ? ?Hey! Vad är på gång? Du sitter och flinar för dig själv!
Hey!Neler oluyor?Devamlı kendi kendine gülüyorsun ? ?Hey! Was ist los? Du grinst die ganze Zeit vor dich hin
Hey!Neler oluyor?Devamlı kendi kendine gülüyorsun ? ?Hey! Wat is er aan de hand. Je glimlacht de hele tijd alleen.
Hey!Neler oluyor?Devamlı kendi kendine gülüyorsun ? ?야 왜 아까부터 실실 거리고 있냐
Hey!Neler oluyor?Devamlı kendi kendine gülüyorsun ? ?Này, xảy ra chuyện gì thế? Sao cậu cứ cười hoài vậy?
Hey!Neler oluyor?Devamlı kendi kendine gülüyorsun ? ? Şimdiye kesin sinirinden kudurmuştur Kİm...Hé, mi újság? csak mosolyogsz magadban egy ideje... valószínűleg nagyon ideges lehet mostanra... ki....?
Hey!Neler oluyor?Devamlı kendi kendine gülüyorsun ? ?Ει! Τί συμβαίνει?Χαμογελάς χωρίς λόγο.
Hey!Neler oluyor?Devamlı kendi kendine gülüyorsun ? ?Чего он там смеётся сам с собой?
Hey!Neler oluyor?Devamlı kendi kendine gülüyorsun ? ?היי! מה קורה?למה אתה ממשיך לחייך לאצמך?
Hey!Neler oluyor?Devamlı kendi kendine gülüyorsun ? ?هي! ما الذي يحدث؟ لماذا تبتسم لوحدك؟
Hey!Neler oluyor?Devamlı kendi kendine gülüyorsun ? ?アイツ マジでいま慌ててるぜ
Hikayeler bana başka türlü sahip olamayacağım bir merkeziyet devamlılık ve tutarlılık hissi verdi.Historie dawały mi sens środka, ciągłości i spójności, wielkie ŚCS, których brakowałoby mi inaczej.
Hikayeler bana başka türlü sahip olamayacağım bir merkeziyet devamlılık ve tutarlılık hissi verdi.I racconti mi davano un senso di centro, continuità e coerenza, le tre grandi C di cui altrimenti ero priva.
Hikayeler bana başka türlü sahip olamayacağım bir merkeziyet devamlılık ve tutarlılık hissi verdi.이야기를 통해서 전 중심, 지속성, 일관성에 대한 감각을 느꼈어요. 그런 경험을 통해서만 알 수 있었던 세 가지죠.
Hikayeler bana başka türlü sahip olamayacağım bir merkeziyet devamlılık ve tutarlılık hissi verdi.Los cuentos me daban un sentido de centro, continuidad y coherencia, las tres grandes C de las cuales carecía.
Hikayeler bana başka türlü sahip olamayacağım bir merkeziyet devamlılık ve tutarlılık hissi verdi.Những câu chuyện khiến tôi có cảm giác ở trung tâm, tiếp nối, và gắn kết, ba điều mà tôi thiếu.
Hikayeler bana başka türlü sahip olamayacağım bir merkeziyet devamlılık ve tutarlılık hissi verdi.Příběhy mi daly pocit koncentrace, kontinuity a koherence, tři velká K, která mi jinak chyběla.
Hikayeler bana başka türlü sahip olamayacağım bir merkeziyet devamlılık ve tutarlılık hissi verdi.Verhalen gaven me een gevoel van centrum, continuïteit en coherentie, de drie grote C's die ik anders ontbrak.
Hikayeler bana başka türlü sahip olamayacağım bir merkeziyet devamlılık ve tutarlılık hissi verdi.Истории давали мне опору, целостность и логичность, то, чего мне всегда не хватало.
Hikayeler bana başka türlü sahip olamayacağım bir merkeziyet devamlılık ve tutarlılık hissi verdi.סיפורים עזרו לי לחוש את הדרך, את ההמשכיות ואת העקביות, אלה שלושת ה-C [באנגלית] שאחרת היו חסרים לי.
Hikayeler bana başka türlü sahip olamayacağım bir merkeziyet devamlılık ve tutarlılık hissi verdi.منحتني القصص إحساسا بالمركزية والاستمرارية والتماسك. تلك الأمور الثلاث هي ماكان ينقصني.
Hikayeler bana başka türlü sahip olamayacağım bir merkeziyet devamlılık ve tutarlılık hissi verdi.連続性や一貫性を得たのです 20代半ば 大好きな街- イスタンブールに移り
İdeali, hiç bir zaman çok fazla içmemeniz. Devamlı çok alkol tüketmek de zararlı.Idealmente no deberías beber mucho, hagas lo que hagas, porque beber continuamente mucho es también dañino.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.A primeira é a corda bordão, que produz um som contínuo como a gaita de foles.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.Az első a basszus húr, a "bőgő", ami a dudához hasonló folytonos hangot ad.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.De eerste snaar is de bourdonsnaar, die maakt een onafgebroken geluid als een doedelzak.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.Den första strängen är bordunen, som spelar en jämn ton som på en säckpipa.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.Die erste Saite ist die Bass-Saite. Sie liefert einen kontinuierlichen Ton wie ein Dudelsack.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.El primer tipo son los bordones que emiten un sonido continuo como el de las gaitas.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.첫번째는 저음 현입니다. 백파이프 같이 연속적인 소리를 만들어내죠.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.La première est un bourdon qui joue une note continue comme une corne-muse.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.Pierwsza z nich to: struna burdonowa, która wytwarza dźwięk ciągły, podobnie jak dudy.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.Prima coardă este coarda zumzăită, care face un zgomot continuu ca al cimpoiului.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.Prvá je bourdonová struna, ktorá vydáva nepretržitý zvuk podobný zvuku gájd.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.Senar yang pertama adalah senar bass. yang mengeluarkan suara terus menerus seperti bagpipe.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.Thứ nhất là dây "drone" phát ra một chuỗi âm thanh liên tục như bộ khí (kèn, sáo).
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.Η πρώτη χορδή είναι η βουΐζουσα χορδή, η οποία παίζει έναν συνεχόμενο ήχο όπως η γκάιντα.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.Первая струна басовая. Она звучит протяжно, как волынка.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.Перша струна - басова, яка грає протяжний звук, як волинка.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.Първата струна е монотонната струна, която издава непрекъснат звук като гайда.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.המיתר הראשון הוא מיתר הדבור, אשר מנגן צליל חד-גוני שנדמה לצלילה של חמת החלילים.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.السّلسلة الأولى هي سلسلة الدّندنة، وهي التي تُصدر صوتا مستمرّا مثل مزمار القربة.
İlki devamlı olarak gaydaya benzer bir ses çıkaran bas telidir.バグパイプのような持続する音を出します 2番目の弦は「旋律弦」で
İnsanın ölmesinin sebebi de her şeyin devamlı değişim halinde olması.De hecho, esta forma, el ser humano, muere porque todo se está metamorfoseando.
İnsanın ölmesinin sebebi de her şeyin devamlı değişim halinde olması.Infatti, questa forma, l'uomo, muore, perché tutto è metamorfosi.
İnsanın ölmesinin sebebi de her şeyin devamlı değişim halinde olması.Всъщност тази форма, човешкото същество, умира, защото всичко се видоизменя.
İnsanın ölmesinin sebebi de her şeyin devamlı değişim halinde olması.死後どうなるかは
İnsanlar devamlı çakmaklarını kaybeder.As pessoas sempre perdem isqueiros.
İnsanlar devamlı çakmaklarını kaybeder.일회용 라이터는 돌고 돌잖아
İnsanlar devamlı çakmaklarını kaybeder.La gente suele perder el encendedor.
İnsanlar devamlı çakmaklarını kaybeder.Orang-orang selalu kehilangan pemantik mereka
İnsanlar devamlı çakmaklarını kaybeder.Люди часто втрачають запальнички.
İnsanlar devamlı çakmaklarını kaybeder..الناس يضيعون القداحات طوال الوقت
İnsanların gelişmelerin devamlılığı hakkında çok iyimser olduğu bir dönemde yaşıyordu.그는 사람들이 우리가 어떤 유토피아 문명을 이룰 때까지
İnsanların gelişmelerin devamlılığı hakkında çok iyimser olduğu bir dönemde yaşıyordu.Він жив у ті часи, коли люди дуже оптимістично ставилися до прогресу,