Ana içeriğe geç
Sözlük

devamlı olarak ile cümle

devamlı olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
14
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
2009'dan beridir snt Sanat Dergisi’nde devamlı olarak sanatçılar ve sanat yapıtları hakkında yazı yazmaktadır.Sedan 2015 skriver Schmidt konstkritik för svenska konst- och kulturtidskrifter.
Bu moddaki giysi devamlı olarak yumuşak bir kırmızı ışık saçar.Костюм у цьому режимі постійно випромінює неяскраве червоне світіння.
Bu sırada kesit kurutulmaz; işlenmekte iken devamlı olarak ıslak tutulur.За своїм змістом це не таксон, але за складом він близький до надряду Ungulata (унгуляти).
Devamlı olarak yeni kostümler geliyor.Доводилося постійно перешивати їм костюми.
Bu nedenle eriyiğin kimyasal bileşimi devamlı olarak değişir.Хімічний склад продуктів спайс постійно змінюється.
Bu kayıplar devamlı olarak arttırılan motor gücüyle dengelenmeye çalışılmıştır.Цей тип двигуна створений з метою поліпшення властивостей двигунів постійного струму.
Kapında, devamlı olarak seni medhederim, seni överim, sanki hep seni öğmek için görevlendirilmiş gibiyim.І я повинний їх навчити бути завжди в формі, працювати на повну віддачу.
Herhangi bir yangın çıkışı yoktu ve tuvaletler devamlı olarak kaplanıyordu.Nebyly tam žádné únikové východy a toalety neustále přetékaly.
Owl City devamlı olarak The Postal Service ile karşılaştırılmaktadır.Owl City je přirovnáváno ke skupině The Postal Service.
Yeni hizmetler devamlı olarak entegre edilmiştir.Nové zdroje přenašečů se neustále přidávají.
Savaştan sonra Komünist Parti içinde devamlı olarak yükseldi.Mezitím si ale získával stále pevnější pozici v komunistické straně.
Diğer taraftan Richard devamlı olarak sorunlarla karşılaştı.Richard obě křídla pravidelně střídal.
Öte yandan Sovyet cephesi gerisine devamlı olarak yeni filolar getirildi.De altfel, toate politicile de acest gen erau trecute mai întâi prin filtrul secției sovietice internaționale.
Bu tarihten sonra devamlı olarak, hemen hemen her yıl yeni albümlerini yayınlamıştır.Azóta is folyamatosan, gyakorlatilag minden évben adott ki új lemezeket.
Gaga kullanım dolayısıyla aşınır ve kuşun hayatı boyunca devamlı olarak gelişir.A csőr a használat során állandóan kopik, így a madár egész élete során nő.
Kültepe, MÖ 4000 yılından Roma devri sonuna kadar devamlı olarak yerleşme görmüştür.A római település a 4. századig biztosan folyamatosan lakott volt.
Herhangi bir yangın çıkışı yoktu ve tuvaletler devamlı olarak kaplanıyordu.Baarissa ei ollut hätäuloskäytäviä, ja käymälät menivät jatkuvasti tukkoon.
Yeni hizmetler devamlı olarak entegre edilmiştir.Uusia paikkoja lisätään koko ajan.
Akşar ve Şenkaya yönüne devamlı olarak araç bulunmaktadır.Yöaikaan säännöllistä liikennettä on Kirkkonummen ja Helsingin välillä.
Asi köyler devamlı olarak bombalandı.Η πόλη βομβαρδίστηκε μερικές φορές από τους Συμμάχους.
Kapında, devamlı olarak seni medhederim, seni överim, sanki hep seni öğmek için görevlendirilmiş gibiyim.Σε σκέφτομαι πάντα, αγαπημένε μου, επειδή είσαι τόσο καλός απέναντί μου...»
Tren bilgisayarı, devamlı olarak aktarılan verileri ve izin verilen maksimum hızı takip eder.I toget overvåger togets computer de overførte data og den højest tilladte hastighed.
Devamlı olarak yeni kostümler geliyor.Desuden går han altid i jakkesæt.
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.Han hadde stor arbeidslyst, og sto alltid klar til å påta seg nye oppgaver.
Hasta idi ve muhtemelen kendini devamlı olarak yorgun hissetmekteydi.Han kunne av og til være svært motløs, og kjente seg sliten.
Diğer taraftan Richard devamlı olarak sorunlarla karşılaştı.Begitu juga dengan Richard sering mengalami kejadian-kejadian aneh.
Hasta idi ve muhtemelen kendini devamlı olarak yorgun hissetmekteydi.Saya kira, dia nakal dan jarang merasa penat.
Yeni hizmetler devamlı olarak entegre edilmiştir.Các nhà giàn liên tục được dựng mới.
Devamlı olarak yeni kostümler geliyor.Cô thường xuyên thay đổi trang phục.
Yeni hizmetler devamlı olarak entegre edilmiştir.新サービスは継続的に統合されている。
Bu Ramiro'nun devamlı olarak canını sıkmaktadır.いつもロロミにいじわるされているらしい。
Taze kanın devamlı olarak yapılmadığını, fakat devamlı vücutta dolaştığını söyledi.白い紙だと、見えません 常に体を動かして切っております。
Kulüp ülkesinde devamlı olarak artan bir ilgi uyandırdı.全国のクラブ・シーンを中心に草の根的に盛り上がっていった。
Bu kaidede devamlı olarak iki ayrı yerden çıkıp birleşecek şekilde alev yanar.すると、2つの方向からこの気流が流れてきてぶつかる地域が出現する。
Devamlı olarak yeni kostümler geliyor.伝統的に毎年新しいコスチュームを作る。
Hasta idi ve muhtemelen kendini devamlı olarak yorgun hissetmekteydi.那些重度患者还会常常觉得累。
Bu sırada kesit kurutulmaz; işlenmekte iken devamlı olarak ıslak tutulur.另外,使用者亦難以於臥下時上彈,然而發射時卻又必須使用臥姿。
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.他訓練刻苦,永遠想要不斷學習和進步。
Mevcut mahkûm sayısı devamlı olarak değişmektedir.현재 인원수는 계속 바뀌고 있다.
Devamlı olarak yeni kostümler geliyor.הוא תמיד הולך עם חליפות.
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.Тя е винаги в търсене на нещо ново, затова винаги иска да научи нови неща.
Yunanca, devamlı olarak kullanılmış ve tarihi tespit edilmiş en eski dillerden biridir.Те превръщат гръцкия в един от най-отдавна регистрираните езици, използвани и днес.
Yeni hizmetler devamlı olarak entegre edilmiştir.Слуги се създават непрекъснато.
Ayrıca Eyübiler prensleri de devamlı olarak birbirleri ile mücadele halinde idiler.Междувременно членовете на Съюза на тримата императори се намират в постоянен контакт помежду си.
Bu nedenle eriyiğin kimyasal bileşimi devamlı olarak değişir.Zbog toga se sjaj kometa stalno mijenja.
Dağın üst tarafları devamlı olarak sis ve bulutla kaplı ve devamlı ıslaktır.S plaža se vide vrhovi planina stalno pokrivenih snijegom.
Hasta idi ve muhtemelen kendini devamlı olarak yorgun hissetmekteydi.V tomto čase bol už chorý a začínal byť aj unavený.
Asi köyler devamlı olarak bombalandı.Ves čas so zelo bombardirani.
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.Zmerno, a vztrajno je uveljavljalo novosti.
1830 yılına kadar Paris'te devamlı olarak temsil edildi.Godi se v Parizu okrog leta 1830.
Hasta idi ve muhtemelen kendini devamlı olarak yorgun hissetmekteydi.Bolniki s hudo obliko bolezni imajo pogosto občutek, da so ves čas utrujeni.
Orsaya kaçmak: Bir yelkenli teknenin devamlı olarak baş tutamayıp rüzgar üstüne kaçmasıdır.Laivas – vaiduoklis neįprastas: jis gali plaukti be vėjo ir atsilaikyti prieš bet kokią audrą.
Devamlı olarak yeni kostümler geliyor.Traditsiooniliselt saadi albumi ilmumiseks uued kostüümid.
Bu tarihten sonra devamlı olarak, hemen hemen her yıl yeni albümlerini yayınlamıştır.Edaspidi ilmus temalt peaaegu igal aastal üks või mitu romaani.
Kulüp ülkesinde devamlı olarak artan bir ilgi uyandırdı.Ta kaebas juba lennujaamas halba enesetunnet.
Biz devamlı olarak,Dobbiamo essere continuamente rassicurati:
Biz Londra'daki insanlara devamlı olarak Linus Pauling'in DNA üzerine çalışmayı sürdüreceğini anlattık.A lidem v Londýně jsem říkali, že Linus Pauling chce začít studovat DNA.
Biz Londra'daki insanlara devamlı olarak Linus Pauling'in DNA üzerine çalışmayı sürdüreceğini anlattık.Chúng tôi vẫn nói với các nhà khoa học Luân Đôn rằng Linus Pauling sắp chuyển sang nghiên cứu ADN.
Biz Londra'daki insanlara devamlı olarak Linus Pauling'in DNA üzerine çalışmayı sürdüreceğini anlattık.Continuámos a dizer às pessoas em Londres que o Linus Pauling ia começar a trabalhar no ADN.
Biz Londra'daki insanlara devamlı olarak Linus Pauling'in DNA üzerine çalışmayı sürdüreceğini anlattık.Continuam să le spune celor din Londra că Linus Paulins va trece la studierea ADN-ului.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod