Poe öyküyü Paris'te kurguladı, ancak gerçek olayın detaylarını kullandı.He situated the narrative in Paris using the details of the original tragedy.
Detaylar çok da önemli değildir.Details don't matter.
UNESCO World Heritage Centre Sangiran İlkel İnsan Bölgesi detayları.UNESCO World Heritage Centre Sangiran Early Man Site details.
Diğer yazarlar ise şöyle detaylandırmışlardır: Farklılık kullanım ve toplanmadır.Other authors elaborate: The difference is one of convenience and convention.
Giovanni Bellini San Giobbe Sunak Tablosu detayı 371 x 258 cm.Giovanni Bellini San Giobbe Altarpiece, 371 x 258 cm.
De Broglie denklemlerinin çeşitlendirilmesinin detayları için aşağıya bakın.See below for details of the derivation of the de Broglie relations.
Kavramsal model hangi detayları temsil edecek?What content will the conceptual model represent?
Konunun ayrıntıları bu kanunla detaylandırılmıştır.This section outlines the details of this law.
Allah'ın varlığı kavramı gerek özet gerek detaylı olarak birçok eserinde ele alınır.Even in the Quran, God's word is in many respects clothed in human words.
Detaylara dikkat ederim.I pay attention to details.
Fakat öncelinden sadece detaylarda farkları bulunuyordu.I* were primarily in details.
İkonografisini detaylı olarak anlatan bazı metinler onu Üstün Şakti ile kıyaslarlar.Some texts detailing her iconography compare her to the Supreme Shakti.
Hammer daha sonra &Yet için kendi görüşlerini detaylandıran bir sunum veriyor.Hammer later gave a presentation at &Yet elaborating on his views.
Detaylı olarak söylemek gerekirse doğal sayılar için belli bir S aksiyomatik sistemi alın.First, fix a particular axiomatic system S for the natural numbers.
Günümüzde daha detaylı ve kesin zamanlamalar geliştirilmeye devam etmektedir.For more recent periods, increasingly precise resolution of timing continues to be developed.
Pasajın detayları belirgin olmayıp tartışmaya açıktır.The details of the passage are unclear and subject to debate.
Anıt tepesindeki detay.Detail from his monument.
Bu seyahat ile ilgili detaylı bilgi yoktur.There is no further information on this voyage.
Muharebenin ana kaynağı olan Honiatis, çatışmayı herhangi bir taktiksel detayda açıklamamaktadır.Choniates, the main source for the battle, does not describe the conflict in any tactical detail.
Bu görüşmeleri otobiyografisinde detaylı biçimde anlatmıştır.These are described in some detail in his autobiography.
Diğer detayları aileleriyle paylaşmayı planlamışlardı.He gave extensive details on their familiars.
Albümle ilgili detaylar hâlen belirsizdir.The current status of the album is uncertain.
İran ve Türkiye de, detaylı bir şekilde ele alındı.Iran and Turkey were discussed in detail.
Çikatilo, her suç için detaylıca sorgulandı.Chikatilo was initially questioned in detail about each charge upon the indictment.
Bu konuda özellikle detaylı çalışmalar yapılmıştır.However, some specific examples have been worked out in detail.
Bununla birlikte, birçok önemli detayları içerir.Contains many practical details.
Detay Yayıncılık, 2013.Uitgeverij, 2013.
Nikiû piskoposu İoannis'in Vakainame'si başka türlü bilinmeyen önemli tarihsel detayları içerir.John of Nikiû's Chronicle contains important historical details otherwise unknown.
Dolayısıyla detaylı bir ön çalışma gerektirmiştir.The latter requires intensive pre-training.
Tüm detaylar düşünülmüş.Every detail was calculated.
Kiz kınaları daha detaylı yapılır.Depiction of weapons is extremely detailed.
(Bu hafıza elemanları ileride detaylı olarak anlatılacaktır.)He promises, on this subject, a detailed memoir.)
Detaylı Kullanım Videosu Kan basıncıIntegrated Blood Pressure Control.
Madde daha sonra değişim süreci için detaylarla devam eder.The article then continued with details for the process of exchange.
Fakat bu konunun detaylarına inemedi.He did not go into detail about this.
Ayrıca vergi konularını içeren detaylı bölümlere sahiptir.It also provides for greater details in tax laws.
Detective Comics #33'ten sonra ise detaylara Detective Comics #47'de girilmiştir.Doctor Death next appears the following month in Detective Comics #30.
Prospektif hafıza olay ve zaman bazlı olarak da detaylandırılabilir.Prospective memory can be further broken down into event- and time-based prospective remembering.
Yazımdaki birkaç detay, itibarına gölge düşürmüştür.All the dream details made it eerie.
Okulla ilgili detaylı bilgiye resmi internet sitesi YerelNETOfficial website Related information about the school
Folksonomilerin detaylı kullanımı."Pragmatic evaluation of folksonomies".
Sonraki yıllarda bu tasvirler giderek daha detaylı ve incelikli hale geldi.The designs for these became ever more elaborate and inventive in successive years.
Ve bu ikinci yaklaşımın detaylı bir şekilde açıklandırıldığı bir taslak oluşturulmuştu.That this was a doubly reflected communication form soon became clear to me.
281 ^ "İstanbul Asya ve Avrupa nüfusu detayları" (Türkçe)."Istanbul Asian and European population details" (in Turkish).
"Türkiye-İrlanda maç detayları TFF"."TFF Türkiye-Romanya Maç detayı".
Detaylar için ayrıca bakınız: Çanakkale Savaşı denizaltı harekâtları.These included details on submarine warfare.
Sousa'nın kariyeri hakkında detaylı bilgi yoktur.Zaš niš ne znamo o Jelici Jug?.
Tukididis, az sayıda detay vermiştir.Cumulatively, this provided an immense amount of detail.
Önceleri diecast oyuncaklar iç detayı olmayan araba ya da kamyon tipinde üretilmişti.Many early model cars were not intended either as toys or for collecting.
İşte anlaşmanın detayları..."Details of Contract".
Yankılar cisimlerin yeri, boyutu ve hatta yoğunlukları hakkında detaylı bilgi sunmaktadır.Every species has large (sometimes tusk-like) teeth of variable size, shape, and position.
Kalan detaylar için aşağıda gösterilen filogenetik ağaca bakın.See the Orthography section below for details.
Tanımlar, söz konusu kelimeleri kullanan yazarlardan alıntılarla detaylandırılır.The speaker considers the words that other authors use.
Detaylı şekilde nasıl oynadıklarını anlatır.He knows how to play like that.
Detaylandırma ise kazıma tekniği ile oluşturulur.The silhouettes are made with a delineation technique.
Yani, 'Bu tutar mı, kaç satar?' gibi detaylar yoktur kafamda."I will never sell them to anybody, no matter how much money they offer me."
Hayatı hakkındaki detayları tespit etmekte güçlük çekilen bir sufidir.He makes you discover something interesting in your life.
Hemen hemen tüm figürler parlak renklidir ve zengindir detaylara sahiptir.Nearly all of the illustrations are brightly coloured and highly detailed.
Ancak turnuvanın detayları farklı kaynaklarda farklı biçimde anlatıldı.The date of the battle is reported differently in the early sources.
Detaylandırırsak, her konferans, takımının turnuvada oynadığı maç sayısına göre 1 puan kazanır.To see this, consider a tournament where each game represents one comparison.