Önemsiz detaylar için üzülme.Don't worry about the minor details.
Sanırım detaylara daha yakından dikkat etmelisin.I think you ought to pay closer attention to details.
Tom, Mary'nin cep telefonuna detaylı bir mesaj bıraktı.Tom left a detailed message on Mary's cell phone.
Tüm detayları bilmek istiyorum.I want to know all the details.
Tom bana herhangi bir detay vermezdi.Tom wouldn't give me any details.
Bu detaylar dikkatimi çekti.These details captured my attention.
Clyde, Jüpiter ve Marsla ilgili teleskopik gözlemlerinin çok detaylı çizimlerini yaptı.Clyde made very detailed drawings of his telescopic observations of Jupiter and Mars.
Sorunu gidermek için hâlâ bazı detaylara ihtiyacımız var.We still have some details to iron out.
Sorunu gidermek için bazı detaylar var.There are some details to iron out.
Daha sonra sana tüm detayları anlatacağım.I'll tell you all the details later.
O koşulları detaylı olarak açıkladı.He described the circumstances in detail.
Detaylar için tekrar kontrol et.Check back for details.
Detaylar gizlidir.The details are confidential.
Tom konuyu detaylı olarak inceledi.Tom elaborated on the point.
Fazladan detaylar hemen mevcut değil.Additional details weren't immediately available.
Ona detaylı talimatlar verdim.I gave him detailed instructions.
Tom'a işi nasıl yapacağına dair detaylı talimatlar verdim.I gave Tom detailed instructions on how to do that.
Tom başka bir detay farketti.Tom noticed another detail.
Detaylar için Tom'a ulaşın.Contact Tom for details.
Tom tüm detayları yazdı.Tom wrote down all the details.
Tom olayı detaylı olarak anlattı.Tom described the incident in detail.
Konuyu bütünüyle öğrenmek istiyorum, hiçbir detayı es geçme.I want to hear the whole story, and don't skip any details.
Tom detayları vermeyi reddetti.Tom declined to give details.
Detaylar hakkında kaçamaklı cevap verme.Don't quibble about the details.
Daha detaylı bir haritan var mı?Do you have a more detailed map?
Tom birkaç başka detay sağladı.Tom provided few other details.
Tom bunu detaylı olarak açıkladı ama ben hala onu anlamıyorum.Tom explained it in detail, but I still don't understand it.
Detaylı açıklama için size çok teşekkür ederim.Thank you very much for your detailed explanation.
Tom detayları vermedi.Tom didn't give details.
Detayları geç.Spare me the details.
Tüm detayları inceledik.We went over all the details.
Tom, olanları detaylı bir şekilde anlattı.Tom described what happened in great detail.
Tom detaylara girmek istemedi.Tom didn't want to go into details.
Tom detaylandıramadığını söyledi.Tom said he couldn't elaborate.
Tom daha fazla detaya girdi.Tom went into a lot of detail.
Tom detaylara girmeyecek.Tom won't go into specifics.
Oldukça detaylıydı.It was pretty elaborate.
Tom detaylandırmadı.Tom didn't elaborate.
Detaylar kabataslak.Details are sketchy.
Fadıl banka hesabı detaylarını değiştirdi.Fadil changed his bank account details.
Tom'a detay vermedim.I didn't give Tom any details.
Bir ya da iki ay sonra artık böylesine küçük detayları hatırlamayacaksınız.You'll no longer remember such minor details after a month or two.
Tom'a detayları daha sonra vereceğim.I'll give Tom the details later.
Tom daha fazla detayı olmadığını söyledi.Tom said he had no more details.
Lütfen detaylandırın.Please elaborate.
Tom daha fazla detayının olmadığını söyledi.Tom said that he didn't have any more details.
Tom her zaman detaylara dikkat eder.Tom always pays attention to details.
Sami her detayı önceden planladı.Sami planned every detail in advance.
Tom onun üzerine son derece detaylı bir rapor yazdı.Tom wrote an extremely detailed report on that.
Tom detayları bilmek istemiyordu.Tom didn't want to know the details.
Bize tüm detayları anlat.Tell us all the details.
Bize tüm detayları anlatın.Tell us all the details.
Tom detaylı bir açıklama istedi.Tom wanted a detailed explanation.
Detaylı bilgi için example.com adresini ziyaret edebilirsiniz.For more information, visit example.com.
Tom'un detayları bildiğini sanmıyorum.I don't think that Tom knows the details.
Tom daha fazla detaylandırmayı reddetti.Tom refused to elaborate any further.
Detaylı bir açıklama istiyorum.I want a detailed explanation.
Detayları daha sonra sana anlatırım.I'll tell you the details later.
Her detay önemli.Every detail matters.
William, detaylar için keskin bir göze sahip yetenekli bir tasarımcıdır.William is a talented designer with a keen eye for detail.