Esneklik ise şifrelemenin çeşitli blok ve anahtar boyutlarını desteklemesidir.Speck поддерживает несколько размеров блока и ключа.
Ortak hedefler olduğunda gruplar birbirlerine yardım etmeye ve birbirlerini desteklemeye yönelirler.Партнёры должны друг другу доверять, друг другу помогать и содействовать.
Yulya Timoşenko Ukrayna'nın NATO'ya üyeliğine desteklemektedir.Евгения Тимошенко призвала ОБСЕ заняться Януковичем.
Özellikle de dokumacıların kendi haklarını savunmalarını zanaatkârlar desteklemekteydi.Нет, он физически уничтожил всех, кто активно поддерживал их документ.
Lizbon Anlaşmasını desteklemektedir.Считается покровителем Лиссабона.
Bu hizmeti desteklemek için 3 ayrı gece servisi de başlatılmıştır.Той же студией были выпущены 3 отдельные OVA-серии.
Primo de Rivera diktatörlüğü Gamper'i Katalan milliyetçiliğini desteklemek ile suçladı.Диктатура в лице Примо де Риверы обвинил Жоана Гампера в продвижении Каталонизма.
Kanada için vergi sistemini desteklemez.Не стал менять жизнь на Канаду.
Joscelin neredeyse tüm ordusunu Halep'e karşı Kara Arslan'ı desteklemek için Urfa'dan dışarı yürüttü.Жослен II вышел из Эдессы с почти всей своей армией для поддержки Кара-Арслан против Алеппо.
Türkiye'nin AB'ye tam üye olmasını desteklemektedir.Китай поддерживает намерение Пакистана стать полноправным членом ШОС.
Ivy Bridge ve Sandy Bridge platformlarını desteklemektedir.Все материнские платы с чипсетами, поддерживающие Ivy Bridge, также поддерживают процессоры Sandy Bridge.
Bankanın ana hedefi Türkiye'nin dış ticaretini desteklemek olarak belirlenmişti.Основной задачей банка было способствовать трансатлантической торговле.
Kendisi hippidir ve Dünya barışını desteklemektedir.Он есть истинный Спаситель, и Он возвестит мир народам.
Ayrıca mekanı desteklemek için paletler de kullanılabilirdir.Осуждаться может даже использование услуг Дома.
Funhouse Tour, aynı adlı albümü desteklemek için Pink'in düzenlediği turne.Funhouse Tour — тур P!nk в поддержку альбома.
Fakat elde bulunan sikkeler bu iddiayı desteklememektedirler.Однако мусульмане считали, что победу одержали они.
Parti Marksist ideolojiyi desteklemektedir.Новая партия отказалась от марксистской идеологии.
İsviçre'nin Avrupa Birliği üyesi olmasını desteklemektedir.Большинство зелёных поддерживают присоединение Швейцарии к Европейскому союзу.
801 tasarımında çoklu işlem birimini desteklemek adına birçok değişiklik yapıldı.По сравнению с проектом «801», архитектура была значительно расширена для параллельной обработки команд.
1996 yılında kurulan parti Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko'yu desteklemektedir.Создана в 1996 году из числа активных сторонников Александра Лукашенко.
Beni evlat edinmiş gibiler." sözleriyle bu durumu desteklemektedir.Похож!», укрепил их в этом мнении.
Şubat 1966'daki Suriye darbesi, Sovyetler Birliği'nin daha fazla Suriye'yi desteklemesine fırsat verdi.وقد أتاحت الثورة السورية في فبراير 1966 الفرصة للاتحاد السوفيتي لزيادة دعم سوريا.
Bunun yanında Azerbaycan da Türkiye'yi çetrefilli meselelerde desteklemektedir.وبالإضافة إلى ذلك، تؤيد أذربيجان تركيا أيضا في مسائل معقدة.
İtalya Birleşmiş Milletler ve uluslararası güvenlik konusundaki politikalarını desteklemektedir.تدعم إيطاليا الأمم المتحدة وأنشطتها في مجال الأمن الدولي.
Lüksemburg askerleri de ISAF'ı desteklemek için Afganistan'a konuşlandırılmıştır.وقد تم نشر القوات لوكسمبورغ أيضا إلى أفغانستان لدعم القوة الدولية.
Merkez ve güney Çin'de egemen olan subtropikal ormanlar, 146.000'e kadar flora türünü desteklemektedir.تنتشر الغابات شبه الاستوائية في وسط وجنوب الصين، وهي تدعم ما يقرب من 146000 نوع من النباتات.
Almanların ideali olan sarışınlığa ve mavi gözlere sahip olmasına rağmen o Nazileri desteklememektedir.وبالرغم من أنه يجسد سمات الألماني المثالي بشعره الأشقر وعينيه الزرقاوين إلا أنه لا يؤيد النازيين.
Bu karar, Arap kesimindeki yatırımları desteklemeyi amaçladı .ويهدف هذا القرار لتشجيع الإستثمارات في الوسط العربي.
Çok kanallı ses sistemini desteklemektedir.برنامج پرات يدعم التخليق الصوتي.
1997: KA-DER, Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği.1997:عضوة في جمعية تدعيم وتدريب النساء المرشحات.
Temel olarak babasının kilise reformları düşüncesini desteklemekle birlikte bir takım küçük ayarlamalar yaptı.وقد أيدت بشكل رئيسي فكرة والدها عن إصلاح الكنيسة، لكنها أجرت بعض التعديلات الطفيفة.
Cezayir, 1962’de Endonezya’nın ülkelerini bağımsızlık kazanmaları konusunda desteklemedeki rolü büyüktür.اعترفت الجزائر بدور اندونيسيا في دعم بلادها للحصول على الاستقلال في عام 1962.
Kanada için vergi sistemini desteklemez.ابتعث لكندا لدراسة نظم الضرائب.
Neden onlara hemen gitmiyorsunuz ve bunu desteklemek için kanıt toplamıyorsunuz?"أفمن هذا الحديث تعجبون وتضحكون، ولا تبكون، وأنتم سامدون فاسجدوا لله واعبدوا).
Misyonu liberteryen politikaları uluslararası alanda desteklemektir.دعمت سياسة ماو الخارجية حركات التحرر الوطني في العالم الثالث.
Java 6.10 uygulamalarını desteklemektedir.بوت كامب 6.0 اضافت دعما لويندوز 10.
Ermenistan Hükümeti Üniversiteyi her konuda desteklemektedir.وتدعم الحكومة اليمنية التعليم العام على كل المستويات.
Kanıtlar, başkalarıyla cinsel ilişkiye girmeyen heteroseksüel çiftlerin risk taşımadığını desteklemektedir.الدليل يؤكد عدم وجود أي خطر للممارسة الجنسية مغايرة الجنس بين الأزواج الذين لا يمارسون الجنس مع آخرين.
Ortak AB savunma ve güvenlik politikasını desteklemektedir.إقرار سياسة المحافظة على أمن وسلامة القوات المسلحة.
Çin, bu grubu desteklemekteydi.الحزب بدعم الصين.
Ülke nüfusunun %95'i Amerika Birleşik Devletleri'ni desteklemektedir.تكمن ما يقرب من 95 في المائة من عضويتها في الولايات المتحدة.
Çek Cumhuriyeti ise, Rusya'nın bu önerisini desteklemeyeceğini, AB adayının arkasında duracağını beyan etti.وأعلنت الجمهورية التشيكية على الفور أنها لن تؤيد ترشيح روسيا وستظل تقف وراء موقف الاتحاد الأوروبي.
Ebeveyinleri ile beraber yardım projelerini desteklemektedir.Tv) لمساعدة الآباء والأمهات.
Yavuz ve Midilli Türk saldırılarını desteklemek için birçok kıyı operasyonunda bulundular.وقامت ياووز وميديللي بتكثيف الهجوم على المنطقة الساحلية لتدعيم الهجوم التركي.
Gerek örgüt, gerekse onun çoğu destekçisi bu yorumu resmen desteklemez.خلافا للاسم، ومعظم هذه الصناديق لا تصنع أي صوت على الإطلاق.
Filistin'in devlet olarak tanınmasını desteklemektedir.وندعم مطلب السلطة الفلسطينية للاعتراف بفلسطين كدولة بصفة مراقب في الأمم المتحدة.
GCC OpenMp'yi 4.2 versiyonundan beri desteklemektedir.O GCC também apoiou OpenMP desde a versão 4.2.
Aynı anda Honorius'u desteklemek için yeni bir general bulundu.Na mesma época, um novo general apareceu para apoiar Honório.
Galileo ayrıca bu görüşünü desteklemek için teorik bir tartışma ileri sürdü.Galileu também aperfeiçoou um argumento teórico para apoiar a sua conclusão.
WiserEarth, Natural Capital Institute’ün maddi olarak desteklemekte olduğu bir projesidir ,.O WiserEarth é um projeto patrocinado pelo Natural Capital Institute ,.
Milton, kendisine bir dizi sorular sormakta ve bu soruları görsel ve işitsel ipuçları ile desteklemektedir.Milton está lhe fazendo uma série de perguntas acompanhadas de sinais visuais e auditivos.
1080i formatını desteklemektedir.Ele roda em formato 1080i.
İtalya Birleşmiş Milletler ve uluslararası güvenlik konusundaki politikalarını desteklemektedir.A Itália apoia as Nações Unidas e as suas atividades internacionais de segurança.
Bu gruplar üniversitelerinde BEST’in faaliyetlerini desteklemek ve organize etmekle sorumludur.Estes grupos são responsáveis por promover e organizar as actividades do BEST na sua universidade.
1964 ve 1966 yılında ödül kategorisini desteklemek için yetersiz aday vardı.Os prêmios de 1964 e 1966 não tiveram candidatos suficientes para manter a categoria.
Vakıf halkın sanatı takdir etmesini desteklemek ve Moore'un heykellerini korumak için kurulmuştu.A fundação foi criada para promover o reconhecimento público da arte e de preservar as esculturas de Moore.
Linux'u desteklemektedir ve Python dili kullanarak PyGTK kütüphanesi ile yazılmıştır.É escrito em Python, utilizando a biblioteca PyGTK.
Alpher, Gamow’un teorisini desteklemek için gereken matematiksel yeteneğin çok daha fazlasına sahipti.Acredita-se que Alpher forneceu grande parte da habilidade matemática para apoiar a teorização de Gamov.
Merkez ve güney Çin'de egemen olan subtropikal ormanlar, 146.000'e kadar flora türünü desteklemektedir.As florestas subtropicais que dominam a China central e sul, suportam uma espantosa flora de 146,000 espécies.
Ardından Ataulf, yine Jovinus'u desteklemek üzere gelmiş olan Sarus'a saldırdı ve öldürdü.Então Ataúlfo atacou e assassinou o general Saro, que tinha vindo para apoiar Jovino.