Irkçılığı desteklemek istemedim” dedi.Mas eu não quero apoiar o racismo."
AB'nin Balkanların Batısında genişlemesini desteklemektedir.Em jogo, a expansão deste último nos Balcãs.
İlk olarak Raduga Kh-55 güdümlü nükleer füzelerinin testlerini desteklemek için üretilmiştir.Estão versão se tornou a plataforma de lançamento dos mísseis Raduga Kh-55.
Her yarışmacı bir derneği desteklemekte ve kazandığı parayı o derneğe vermektedir.O sacerdote eleva cada um dos dons para adoração dos fiéis, adora ele mesmo e no fim todos aclamam.
Salladhor ve Davos, Matthos'un inancının artık Işığın Tanrısı olmasını desteklemez.Tanto Salladhor quanto Davos mostram descontentamento com a devoção de Matthos ao Senhor da Luz.
Devlet, camilerin yaklaşık %95' ini ve tüm İmam' ları mali bakımdan desteklemektedir.O governo subsidia quase 95% das mesquitas e emprega todos os imames.
Pek çok ses ve video formatını desteklemektedir.Converte muitos formatos de vídeo e áudio.
Telefon rehberi 500 girişi desteklemektedir.O Anuário chegou a conter 500 páginas.
Fakat partisi bu siyaseti desteklemedi ve MacDonald istifa etti.Com esta derrota, MacDonald renunciou.
Taraftarlarımızın bizi desteklemesini bekliyorum.Esperamos ajuda de vocês que nos ouvem.
Babasının onu desteklemesi ise bazen ona dost, bazen düşman kazanmasına neden olmuştur.Ela aceita seu namorado mesmo sendo um herói e algumas vezes chega até a ajudá-lo em suas aventuras.
Ampirik bir ön koşulu desteklemek için, esas olarak bir çevrilemezlik olması gerekir.Para subir de divisão, teria que ultrapassar uma fase preliminar.
Hem POP3 hem de IMAP posta kutularını desteklemektedir ve IMAP ile yeni gelen bildirimleri sağlamaktadır.Ele suporta tanto o POP3 e caixas de mail IMAP e suporte IMAP IDLE para notificações em tempo real.
Bu da yansıma teorisini desteklemektedir.Isso pode apoiar a teoria.
Bankanın ana hedefi Türkiye'nin dış ticaretini desteklemek olarak belirlenmişti.Por um lado conhece bem a importância do Brasil como sustentáculo do comércio exterior português.
Desteklemek için bir aday arayan Otho yandaşları, Vespasian'da karar kıldılar.Os partidários de Otão, procurando outro candidato ao trono ao que apoiar, decidiram-se por Vespasiano.
Excel, SPSS, SAS, Stata, Rats ve TSP dosya türlerini desteklemektedir.Ele pode importar dados do Excel, SPSS, SAS, Stata, RATS, e TSP.
Sezar'ın öldürülmesinden sonra kardeşi Marcus'u desteklemeye başladı.Na de moord op Caesar, steunde hij zijn broer Marcus.
19 Şubat 2008'de Toshiba HD DVD formatını desteklemeyi bıraktığını açıkladı.Op 19 februari 2008 kondigde Toshiba officieel aan het hd-dvd-project te stoppen.
Neden onlara hemen gitmiyorsunuz ve bunu desteklemek için kanıt toplamıyorsunuz?"Heeft jullie begeerte zich niet verkleed en noemt zij zich medelijden?"
Vakıf halkın sanatı takdir etmesini desteklemek ve Moore'un heykellerini korumak için kurulmuştu.De stichting werd opgezet ter promotie van de schone kunsten en om het beeldhouwwerk van Moore te conserveren.
Gazete, Viktor Orbán'ın yönettiği milliyetçi muhafazakar siyasi parti Fidesz'i desteklemektedir.De krant is gelieerd aan de regerende Fidesz-partij van Viktor Orbán.
Türkiye'nin AB'ye tam üye olmasını desteklemektedir.Dit is een voorwaarde om volwaardig lid te mogen zijn van de EBU.
Şimdilerde Watford FC'yi desteklemektedir.Hij staat momenteel onder contract bij Watford FC.
Taraftarlarımızın bizi desteklemesini bekliyorum.Zijn bondgenoten zeggen hem te zullen steunen.
Woodstock ise 1999 yılından sonra Nu Metal'i desteklemeye başlamıştır.Woodstock heeft al sinds zijn introductie moeite met vliegen.
Sambora albümü desteklemek için kısa bir Amerika turnesine çıktı.Een korte tournee met Exiler volgde door Noord-Amerika ter promotie van het album.
Fakat partisi bu siyaseti desteklemedi ve MacDonald istifa etti.Dit stuitte op weerstand binnen de Labour Party en MacDonald werd uit de partij gezet.
Linux'u desteklemektedir ve Python dili kullanarak PyGTK kütüphanesi ile yazılmıştır.Het werkt alleen op Linux en is geschreven in Python dat gebruikmaakt van PyGTK.
Diğer bilim adamlarının görüşleri de bu hususta kendisini desteklemektedir.Het is daarom de vraag of andere wetenschappers de naam zullen overnemen.
Microsoft, bu QFE'yi artık desteklememektedir.Microsoft biedt geen ondersteuning meer voor het besturingssysteem.
Grubun yarısına deneylerin duyular dışı algılamayı desteklediği diğer yarısına da desteklemediği söylenmiştir.Verder heeft meer dan één vijfde van de bevolking geen antwoord gegeven op de vraag welk religie ze aanhangen.
ZigBee Giriş Cihazı — ZigBee RF4CE uzaktan kumanda HID desteklemektedir.Zeo IV Battle Helmet (van Zeozord IV) gaf toegang tot Zeo Gravity Power.
Platz hala vücut geliştirmeyi tüm kalbiyle desteklemekte.De staart dient om het lichaam te ondersteunen tijdens de voortbeweging.
Kasaba halkı da bu dövüşü desteklemektedir.De lokale bevolking ondersteunde de operatie eveneens.
PNAC'ın amacı "Amerika'nın global liderliğini desteklemek" olarak beyan edilmişti."Pius’ actie zou zijn voortgekomen uit het verlangen het Amerikaanse vrijheidsideaal te beteugelen.
IOS Adobe Flash'ı desteklemez.De Safaribrowser van de iPhone ondersteunt Adobe Flash niet.
Kanada için vergi sistemini desteklemez.Maar geld om zelf naar Canada toe te gaan heeft hij niet.
Güç kullanarak silahsızlandırmaları desteklemedi.Hij nam als wapenspreuk Non extinguar.
Bunun yanında menkul yatırımları, banka yatırımları ve diğer yatırımlardan sayesinde ekonomi desteklemektedir.Daarnaast wordt de economie ondersteund door inkomsten uit onroerend goed, investeringen en bankieren.
Bunlar arasında Bizans'ı desteklemek konusunda en coşkulusu Pandulf olmuştur.Daar streden zij met elkaar om de populairste geisha te onderhouden.
Lumia 830, maksimum aktarım hızı 150 Mbit / s olan 4G LTE teknolojisini desteklemektedir.Dat is acht keer sneller dan de 150 Mbps-pieksnelheid van het klassieke 4G.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği.Pleidooi voor een moderne levenskunst.
Lüksemburg askerleri de ISAF'ı desteklemek için Afganistan'a konuşlandırılmıştır.Luksemburscy żołnierze zostali również wysłani do Afganistanu by wspierać ISAF.
Roadrunner Records, Jar of Jar'ı radyoda desteklemeye devam etti.Roadrunner Records będzie nadal promować „Jar of Hearts” w radio.
ARM ve PowerPC mimarilerini desteklemektedir.ARM i PowerPC są również obsługiwane.
Cumhuriyetçi Parti'yi desteklemektedir.Popiera partię republikańską.
Ardından Ataulf, yine Jovinus'u desteklemek üzere gelmiş olan Sarus'a saldırdı ve öldürdü.Po przybyciu Ataulf zaatakował i zabił Sarusa, który również przybył by wspierać Jowina.
Bu hat üzerinde yılda 100 uçak üretme oranını desteklemeye çalışıyordu.W szczytowym okresie pracowano przy 100 samolotach rocznie.
Üst lentoda meleklerin bulunması ikinci yorumu desteklemektedir.Na drugim planie tłoczą się aniołowie.
Yön dergisi TİP'i desteklemedi.Nie udało mu się wznowić prasy OPW.
Kont Leofric ve Kont Siward bu sefer kralı desteklemekten kaçındılar.Earlowie Leofric i Siward w międzyczasie zrazili się do króla.
Moldova'nın Avrupa Birliği'ne üye olmasını desteklemektedir.Albania będzie się ubiegać o członkostwo w UE.
Birçok hayran da ünlüleri desteklemek için törene katıldı.W jej wypromowaniu pomógł udział celebrytów.
Özellikle de dokumacıların kendi haklarını savunmalarını zanaatkârlar desteklemekteydi.Interesujące jest również to, że fotograf chciał chronić swoje prawa do dzieła.
Misyonu liberteryen politikaları uluslararası alanda desteklemektir.Misją organizacji jest międzynarodowe promowanie polityki libertariańskiej.
Ortak hedefler olduğunda gruplar birbirlerine yardım etmeye ve birbirlerini desteklemeye yönelirler.W czasie wyprawy podróżniczki muszą trzymać się razem i wzajemnie sobie pomagać.
14 Mart 2011 tarihinde kararlı sürümü yayımlananan Internet Explorer 9, Windows XP'yi desteklememektedir.Wydany 4 tygodnie wcześniej Internet Explorer 9 nie obsługiwał systemu Windows XP.
1080i formatını desteklemektedir.Jest ona nadawana w rozdzielczości 1080i.
Genel Tarım Politikasında reformu desteklemektedir.Zaangażowany w realizację reformy rolnej.