Ana içeriğe geç
Sözlük

despot ile cümle

despot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Mihail Paleologos, despot (1337 – 1370 öncesi).Михаил Палеолог (1337 — до 1370) — деспот.
Demokrasi despotluğa dönüşür.Демократический альянс распался.
1447'den itibaren Despotlar Osmanlı padişahının vasalı olmuşlardır.До 1433 года регентом был его дядя Отто.
1342 – 1361 sonrası), despot.1342 - depois de 1361), déspota.
Ada Epir Despotluğu tarafından yakında geri alındı ama Sicilya Krallığı 1258'de ele geçirdi.A ilha foi logo retomada pelo Despotado de Epiro e recapturada em 1258 pelo Reino da Sicília.
1453-1454: Despotlar Dimitrios ve Thomas Paleologos'a karşı Mora Despotluğu'nda yaşanan halk isyanı.1453–1454: Revolta popular no Despotado da Moreia contra os déspotas Demétrio e Tomas Paleólogo.
Kısa bir süre sonra, despot oldu ve 1259 yılının başlarında imparator olarak tac giydi.Logo, porém, recebeu o título de déspota e, no início de 1259, foi coroado imperador.
Maria Kantakouzene (1379'dan öldü), Epir Despotluğu'nun hükümdarı II. Nikeforos Orsini ile evlenmiştir.Maria Cantacuzena (m. depois de 1379), casou-se com Nicéforo II Orsini de Epiro.
Despot Demetrios Palaiologos ile karısı Teodora'nın kızıdır.Irene era filha do déspota Demétrio Paleólogo e sua esposa Teodora.
Fakat Despot I. Nikiforos Komnenos Dukas tarafından mağlup edilip esir edildi ve İtalya'da Manfred'e yollandı.Desta vez, porém, ele foi derrotado por Nicéforo Ducas, que enviou-o a Manfredo na Itália.
Komnenos döneminde, Sezar, sebastokratōr ve despotēs "imparatorluk" unvanlarından hemen sonra gelirdi.Sob os imperadores Comnenos, veio imediatamente após os títulos imperiais de césar, sebastocrator e déspota.
Daha sonra 1551 yılında Osmanlılar tarafından alınana kadar Sırp despotlarınca yönetildi.Zij bleven aan de macht totdat ze in 1159 door de Almohaden werden onttroond.
VIII. Mihail, şehri yeni kurulan Mora Despotluğu'nun başkenti yapmıştır.Michał VIII Paleolog ustanowił tu stolicę nowego Despotatu Morei.
Demokrasi despotluğa dönüşür.Kryzys demokracji musiałby się jakoś uzewnętrznić.
Dejan Ağustos 1355 sonrası despot unvanını almıştır.W sierpniu 1355 otrzymał tytuł despoty.
1342 – 1361 sonrası), despot.Robert (ur. 1326-1364) desp.
Demokrasi despotluğa dönüşür.Демократія розвивається в клептократію.
14. yüzyılda ise Epir Despotluğu'nun bir parçasıydı.Ve 14. století bylo město součástí řeckého Epirského despotátu.
Benzer rejimler; despotizm ve diktatörlüktür.Acest punct de vedere poate conduce la dictatură, despotism, autoritarism.
Bu tip despotizm medeniyetin kurulmasında ilk aşamalarda görülen derebeylik ve benzeri yönetimlerde yaygındı.Forma de despotism era comună în primele forme statale și de civilizație.
14. yüzyılda ise Epir Despotluğu'nun bir parçasıydı.1300-luvulla se oli osa Epiruksen despotaattia.
Benzer rejimler; despotizm ve diktatörlüktür.Diktatuuri on kuitenkin eri asia kuin itsevaltius, despotismi tai tyrannia.
Despot Dimitrios esir alındı ve tutuklandı.Τον αντιλήφθηκαν όμως ο Οδυσσέας και ο Διομήδης και τον αιχμαλώτισαν.
I. Carlo Tocco, 1411'den 1429'da ölümüne kadar hüküm süren Epir Despotu.Carlo II Tocco, død 1448, var hersker (despot) i Despotatet Epirus fra 1429 til sin død.
1403 yılında Sırbistan Prensi Stefan Lazareviç'in kendisini despot ilan etmesiyle kurulmuş devlettir.I 1403 ble byen hovedstad for det serbiske despotiet under Stefan Lazarević.
Despotluk, bağımsız olarak Osmanlılara yıllık haraç ödemek şartıyla varlığını sürdürdü.Pommern forble uavhengig mot å betale en årlig tributt til polakkene.
Bunun yerine Marx "sermayenin despotizmini" çözümlemek için yola çıkar.Ujung-ujungnya, Marx menolak keberadaan agama.
I. Carlo Tocco, 1411'den 1429'da ölümüne kadar hüküm süren Epir Despotu.Carlo sau phụng sự dưới trướng vua xứ Epirus từ năm 1411 đến 1429.
Benzer rejimler; despotizm ve diktatörlüktür.対語は直接民主制や君主制・独裁。
Yetkiyle donatılan Gece Bekçileri ise, derhal işe koyulmaya ve üsde despotizm yaratmaya başlamıştır.初時甚麼事情都以占卜來作決定,後來慢慢地相信自己的實力。
Demokrasi despotluğa dönüşür.民主制被推翻。
Bir bakıma bölgenin en büyük despot gücü olarak görülmekteydi.對分相被描述為第二個能量最強大的相位。
Şehir, adını Stefan Lazareviç'in despot unvanından almaktadır.В крайна сметка управлението на Зета преминало към неговия вуйчо деспот Стефан Лазаревич.
Aşırı savurganlığı, tuhaflığı, ahlaksızlığı ve acımasızlığıyla tanınır, despotluğuyla hatırlanır.Той се оплаква от несправедливостта, жестокостта и неморалното.
Benzer rejimler; despotizm ve diktatörlüktür.Vlada autokratski i poput diktatora.
Şehir, adını Stefan Lazareviç'in despot unvanından almaktadır.Vjerojatno je da je tad grad povjerio srpskom despotu Stefanu Lazareviću na upravu.
1427-1430 arasında Sırp Despotluğu'nun yöneticisi Despot Đurađ Branković tarafından yaptırıldı.Izgrađena je između 1427. i 1430. godine po nalogu despota Đurađa Brankovića, vladara Srbijanske despotije.
Ancak bugün bilinen manastır kompleksi 1341 yılında despot Jovan Oliver tarafından inşa ettirilmiştir.Manastir Lesnovo obnovio je i proširio srpski despot Jovan Oliver 1341 godine.
Despotluk, bağımsız olarak Osmanlılara yıllık haraç ödemek şartıyla varlığını sürdürdü.Despotat je ostal neodvisen zaradi plačevanja letnega davka Osmanskemu cesarstvu.
Sosyal düzen ya doğrusaldır ya da despotik.Akracija torej pomeni družbeno ureditev brez gospodovanja oziroma despotizma.
1359 yılından 1374'te ölümüne kadar Arta Despotluğu'nu yönetmiştir.Po triintridesetih letih vladanja je leta 1359 umrl star 75 let.
Epir Despotluğu'nda Nicholas Orsini dönemi sona erdi.Bardilisovo kratkotrajno vladanje v Epirju se je končalo.
Despotizm (Baskıcılık): Zorba yönetim anlayışı.Despotizmas: valdymas, pasižymintis žiaurumu.
Birinin lider olması gerekir dediğimizde bu despot bir kişi atamanız gerektiği anlamına gelmiyor.Avere una persona che dirige, non significa obbedire a un tiranno.
Birinin lider olması gerekir dediğimizde bu despot bir kişi atamanız gerektiği anlamına gelmiyor.Kiedy mówimy, że jedna osoba powinna przwodzić, nie mamy na myśli, że jedna osoba powinna być tyranem.
Birinin lider olması gerekir dediğimizde bu despot bir kişi atamanız gerektiği anlamına gelmiyor.물론 팀을 이끌 사람이 필요하다는게 폭군을 한 명 뽑으라는 소리는 아니죠
Birinin lider olması gerekir dediğimizde bu despot bir kişi atamanız gerektiği anlamına gelmiyor.Quand on parle d'une personne pour diriger, cela ne veut pas dire que vous allez désigner un tyran.
Birinin lider olması gerekir dediğimizde bu despot bir kişi atamanız gerektiği anlamına gelmiyor.Когда мы говорим об этом лидере, это не значит, что он должен быть тираном
Birinin lider olması gerekir dediğimizde bu despot bir kişi atamanız gerektiği anlamına gelmiyor.リーダーになる人は、意見をもらうことに対して オープンであり、意見を受け入れることに 卓越している必要があります。
Çünkü, kendi fikirlerimiz başrolü oynayabilsin diye gerek despotların gerekse dogmaların korkusundan uzaktık.두려움으로부터 해방되서 우리의 마음이 실제로, 독재든 독단이건 간에,
Çünkü, kendi fikirlerimiz başrolü oynayabilsin diye gerek despotların gerekse dogmaların korkusundan uzaktık.Para que as nossas mentes, quer fossem despóticas ou dogmáticas, pudessem ser as protagonistas.
Çünkü, kendi fikirlerimiz başrolü oynayabilsin diye gerek despotların gerekse dogmaların korkusundan uzaktık.כיוון שהיינו משוחררים מפחד כך שמוחנו למעשה, בין אם היה תחת עריצים או דוגמות,
Çünkü, kendi fikirlerimiz başrolü oynayabilsin diye gerek despotların gerekse dogmaların korkusundan uzaktık.و لأننا تحررنا من الخوف صار بإمكان عقولنا سواء كانت ذات طبيعة مستبدة أو ذات طبيعة عقائدية
Çünkü, kendi fikirlerimiz başrolü oynayabilsin diye gerek despotların gerekse dogmaların korkusundan uzaktık.人の心が それが独裁者のものであれ 押し付けの教義であれ 主役になれるようになったからです
Despot hükumetler ve suç örgütleri hiç şüphesiz yenik düşecek, fakat biz onlara katılmayalım.Autocratische regeringen en criminele organisaties zullen dat zeker doen. Laten we ze niet volgen.
Despot hükumetler ve suç örgütleri hiç şüphesiz yenik düşecek, fakat biz onlara katılmayalım.Autokratické vlády a zločinecké organizace se o to nepochybně pokusí, ale nenásledujme je.
Despot hükumetler ve suç örgütleri hiç şüphesiz yenik düşecek, fakat biz onlara katılmayalım.Autokratyczne rządy i organizacje przestępcze ulegną jej bez wątpienia, lecz nie łączmy się z nimi.
Despot hükumetler ve suç örgütleri hiç şüphesiz yenik düşecek, fakat biz onlara katılmayalım.Az autokrata kormányok és bűnszervezetek kétségtelenül be fognak, de ne csatlakozzunk.
Despot hükumetler ve suç örgütleri hiç şüphesiz yenik düşecek, fakat biz onlara katılmayalım.Chính phủ chuyên quyền và tổ chức tội phạm chắc chắn sẽ làm theo cám dỗ, nhưng ta đừng làm theo họ
Despot hükumetler ve suç örgütleri hiç şüphesiz yenik düşecek, fakat biz onlara katılmayalım.Guvernele autocrate și organizațiile criminale o vor face, dar noi să nu ne alăturăm.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod