Çiçek desenleri oldukça coşkuludur.Les étamines des fleurs sont très protubérantes.
Gencinin üst tarafı daha koyu desenlidir.De mi madre tengo mi lado más suave.
En iyi altkanat desenleri ile ayrılırlar.Ellas elegirán el mejor plato de la prueba.
Bazı programlarda, dolgu deseni ile çizim yapmaya da imkân verir.A mí me parezco que tengo que conseguir un poco de impulso cuando dibujo.
Aldığı bir karar sonucu uzun yıllar bir desen çizmeden uyumamaya başladı.Lo que ella hace hasta que ya no escribe desde hace meses.
Bundan sonra öncü olarak Futurist mobilya desenlerinin çizimlerini hazırlamıştır.Más tarde se especializó en el diseño de muebles.
Bu sarmal desen ilk olarak 19. yüzyıl ortalarında Lord Rosse tarafından tanımlanmıştır.El término fue acuñado por primera vez por el humorista Will Rogers, en la década de los 30.
Mini-DIN konektörler 9.5 mm çapında ve üçten dokuza kadar pim sayısıyla birlikte yedi desenden oluşmaktadır.Los conectores Mini-DIN tienen un diámetro de 9,5 mm y siete conjuntos de pines interiores, de 3 a 9.
Opisthosoma desen taşımaz.Este coche todavía no monta la marcha atrás.
Glyptodontların her birinin kendine özgü osteoderm desen ve kabuk tipi vardır.Cada especie de gliptodontino tenía su particular tipo de patrón de osteodermos y forma del caparazón.
261 numaralı mektuptan desen.Nota a la primera edición de 2666.
Bu desenler, ahşap kalıplar vasıtası ile oyularak elde edilir.Se sujetan gracias a vigas de madera hechas a propósito.
Tokat'ta her ilçenin kendine özgü deseni vardır.En cada ranura sólo puede haber un objeto.
Bu benekler bazen birleşip baklava desenli, dalgalı ya da zikzaklı bir şerit oluşturur.En ocasiones se forman úlceras o adoptan un aspecto nodular o verrugoso.
Bu desene ayrıca daha küçük sekizgenler eklenmiştir.Ésta contenía, además, ocho nuevos poemas.
Yüzey çeşitli geometrik desenlerle kabartıldı.La superficie era decorata in rilievo con vari motivi geometrici.
Bu desene ayrıca daha küçük sekizgenler eklenmiştir.A questo si aggiungono altre 18 promesse.
1984'te bu tarz desenler yarı kristallerin içerisinde bulunan atomların diziliminde gözlemlendi .Nel 1984, si sono ritrovati schemi simili nella disposizione degli atomi nei quasicristalli.
Renk: Her renk ve desen kabul edilir.Mantello e colore: sono accettati tutti i colori e le combinazioni di colori.
Çiçek desenleri oldukça coşkuludur.I fiori sono molto profumati.
Boz tilkilerin karekteristik bir post deseni vardır.I fusti hanno una sezione tetragonale.
Polarize ışık Haidinger fırça denilen görme alanının merkezinde, yakın birçok zayıf desen oluşturur.Lo spostamento dei resti dal pudridero al Panteón si svolge alla presenza di pochissimi testimoni.
Mozaiklerde çeşitli süs ve çiçek desenleri yer almaktadır.Nella livrea sono spesso presenti macchiette e punti di vario colore.
Tokat'ta her ilçenin kendine özgü deseni vardır.Nella natura c'è ancora spazio per tutti.
En iyi altkanat desenleri ile ayrılırlar.Ottiene i risultati migliori nella discesa libera.
Üst kanatlarındaki göz benzeri desenler bulunur.E lividi profondi compaiono sul suo addome.
Her şekil ve desenin bir anlamı ve amacı vardır.Ogni cosa e ogni persona ha il suo posto e il suo scopo.
Yukarıda açıklandığı üzere, Darb-ı İmam türbesi desenleri aperiyodik ve özbenzeştir.Va rilevato che l'interno del fabbricato, in confronto alle lussuose facciate, risulta disadorno e funzionale.
Yanlış Haç δ Velorum, κ Velorum, ι Carinae ve ε Carinae yıldızlarının oluşturduğu bir yıldız desenidir.R. H. Allen ritiene che Koo She si riferisca all'asterismo composto da δ Velorum e ω Velorum.
Japon kızlar naylon çorap üzerine sprey boya sıkıp desen yapıyorlar.Японские девушки с помощью спрей-краски рисуют узоры на своих нейлоновых чулках.
Örneğin "gray|grey" ve "gr(a|e)y" değişik desenlerdir, ama her ikisi de gray ve grey`i içeren kümeyi tanımlar.Например, gray|grey или gr(a|e)y описывают строку gray или grey.
Yüzey çeşitli geometrik desenlerle kabartıldı.Поверхность украшалась разнообразными геометрическими узорами.
Örneğin, Mach, UNIX dosya sisteminde desenli bir izin ve güvenlik sistemi kullandı.К примеру, Mach использует систему прав и безопасности, основанную на Unix’овой файловой системе.
Eserleri arasında masa örtüleri, düğün havluları, desenli kemerler bulunur.Среди её произведений — скатерти, свадебные полотенца, пояса с узорами.
261 numaralı mektuptan desen.Почтовый код 2601.
Renk: Her renk ve desen kabul edilir.ОКРАС: Любые цвета или их сочетания.
Opisthosoma sarımsı olup üzeri az ya da çok leke desenlidir.Профиль рыла прямой или немного выпуклый.
1984'te bu tarz desenler yarı kristallerin içerisinde bulunan atomların diziliminde gözlemlendi .В 1984 году подобные структуры были найдены в расположении атомов квазикристаллов.
Aynı yıl kişisel olan ve çoğunluk çalışmarını desen oluşturan ilk sergisini de açtı.В том же году в Большом Манеже прошла его первая персональная фотовыставка.
Genelde desen veya resim motiflidir.Чаще всего это фотографии или рисунки.
Örneğin "gray|grey" ve "gr(a|e)y" değişik desenlerdir, ama her ikisi de gray ve grey`i içeren kümeyi tanımlar.على سبيل المثال ،gray|grey و gr(a|e)yهي أنماط مكافئة تصف كلاهما مجموعة "gray" أو "grey".
Opisthosoma desen taşımaz.لا يستطيع التحرّك قطريًا إلى الخلف.
Prosoma koyu üçgen desenlidir.غويور في ثلاثية فارس الظلام.
Terörizmin arapça tanımı olarak Amer’in bulduğu tek tanım halı desenlerindeki karışık örüntülerdi.حيث نقشت عامر نمطاً على السجادة يحتوي التعريف العربي الوحيد للإرهاب الذي تمكنت عامر من إيجاده.
Masaj odasının duvarları 20 x 20 cm çiçek demeti desenli seramiklerle kaplıdır.يغطي جدران غرفة "التدليك" سراميك مزخرف بأكليل الورد قياسه 20 × 20 سم.
Resimlerini, desenlerini ve deneme yazılarını bu dergide yayımladı.ونشروا كتاباتهم وأحلامهم في المجلة.
Jaguarı andıran desenleri vardır.لدى الذكر عرف يشبه الخوذة.
Farklı optik desenleri ayırt edebiliyor ve uzun mesafeli yönleri belirleyebiliyorlardır.أن تكون لديهم إشارة محددة ومميزة يمكن تمييزها عن بعد.
Belirmiş yapılar tek bir olay veya kural tarafından yaratılmamış desenlerdir.As estruturas emergentes são padrões que não são criados por um único evento ou regras.
Şarkıyı söyledikçe siyah geometrik desenli bir perde arkadan geliyor ve tüm müzik aletlerini yutuyor.Conforme ele canta, uma tela preta de padrão geométrico surge e engole todos os aparelhos musicais presentes.
1950'lerde düzenli olarak desenlerini sergiledi.Durante a década de 1950, exibiu de forma regular os seus desenhos.
Bununla birlikte hemen hemen her renkte ve desende fes üretilmektedir.Entretanto, podem ser tingidos e adquirirem praticamente todos os tipos de cores.
Bilim insanları, alkol alevlerine tuz eklendiğinde rengin farklı desenlerinin emisyonunu gözlemlemişlerdir.Cientistas observada a emissão de padrões distintos de cor quando os sais foram adicionados a álcool chamas.
Opisthosoma desen taşımaz.A traseira não é removível.
Mihrap tabanı manzara desenleriyle bezenmiş olan Kula seccadeleri en göze çarpan örneklerdir.Óculos escuros com armações quadradas eram os mais cobiçados.
Renk: Her renk ve desen kabul edilir.Todas as cores e padrões são admitidos.
Tokat'ta her ilçenin kendine özgü deseni vardır.E cada palavra na oração possui seu significado preciso.
İki resim divan minderlerinin desenlerindeki küçük farklılıklar dışında kompozisyon olarak tamamen aynıdır.À excepção pequenas diferenças na paisagem, as quatro pinturas são idênticas na sua composição.
Opisthosoma desen bulundurmaz ve sarımsı kahverengi renklerdedir.Pode possuir clivagens e a sua risca é de cor branca.
En iyi altkanat desenleri ile ayrılırlar.Met de verlengingen naar Oegstgeest resp.