dert ile cümle
dert kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
İşte böyle dertli kılmış tanrı ihtiyarlığı.Tähän ilkikurinen jumala suostuikin.
Kadınlara olan aşırı zaafı yüzünden başı çeşitli dertlere girer.Hänen äitinsä muodostaa tahollaan hankalia parisuhteita erilaisten naisten kanssa.
1879 yazında, hayatının büyük bölümünde kendisine dert olacak olan sağlık sorunları yüzünden istifa etti.Παραιτήθηκε το καλοκαίρι του 1879 εξαιτίας των προβλημάτων υγείας που τον ταλάνιζαν σχεδόν όλη του τη ζωή.
Öğretmeni Ms. Krabappel, Başöğretmen Skinner ve bazen Hademe Willie ile başı derttedir.Han er konstant på kant med sin lærer Ms Krabappel, Rektor Skinner og lejlighedsvis Groundskeeper Willie.
"Alt kimlik dertleri yok alt tarafı müzik yapıyorlar"."Doing Everything but Playing the Music".
"Protez memeyi hiç dert etmedim".Ingen spørgsmål om læbemimen her."
Onunla başı derttedir.Det går ham på.
"Protez memeyi hiç dert etmedim".«Sørger ikke over smelteverket».
"Dertlerin Sahibi"«Problemveien».
Sık sık halkın arasına karıştığı, ve dertlerini dinlediği söylenir.Et hyppig trekk er at de er omvandrende og liger å anstille besvær for folk.
İki çocuk dertsiz tasasız birlikte büyürler.Kedua anak kembar itu tidak dibesarkan bersama-sama.
Tesla sözleşmesini imzaladıktan iki yıl sonra Westinghouse Electric'in başı dertteydi.Hai năm sau khi ký hợp đồng Tesla, Westinghouse Electric gặp rắc rối.
Dertli kepir.Tê đám rối.
İşte böyle dertli kılmış tanrı ihtiyarlığı.Chuyện quan đại thần bị trừng phạt.
"Alt kimlik dertleri yok alt tarafı müzik yapıyorlar".Đừng đi vào lối mòn cảm xúc cũng như gu âm nhạc".
Hükümdar, burada halkla veya askerle doğrudan doğruya temas eder, dertlerini dinlerdi.君主はこの場で臣民や軍人と直接対峙し、彼らの問題を聞いた。
"Hem Çare Hem Dertsin" "İkimizden Bir Kalmadı" "Ne Oldu Bize" "O Sen Miydin"「(籠城者の)数がへったことなど大したことじゃない」「ぼくが気になるのはどうして〈最後の一人〉じゃなくて〈最後の四人〉なのかだ」「どうして〈ぼくたち〉なんだ」「知りたいんだ、どうして四人が残ったのかその理由を」。
Blade'in ise şimdi başı daha büyük derttedir.ブラッグにはもう一つ困った問題があった。
Sık sık halkın arasına karışıp onların dertlerini dinlerdi.たとえばインタビューの場合には「聞き手(インタビュアー)の顔」が使われることが多い。
Onlar, Milo'ya teşekkür ederler ancak başları büyük derttedir.人嫌いだがミルには心を開いている。
Görüyorsun ya, her gittiğimiz yerde mütemadiyen dert, şikâyet dinliyoruz.最強と呼ばれる格闘家の噂を聞けば、どこにでも赴く。
Başına türlü türlü dertler gelmektedir ve çok kolay hastalanmaktadır.何かとトラブルに巻き込まれやすい体質らしい。
Misafirlerimize saygıda kusur ettiğimizi düşünerek dertlendik.私は集会で我々は妨害されるだろうかと訊ねてみた。
İki çocuk dertsiz tasasız birlikte büyürler.两人一同长大,形影不离。
Onlar, Milo'ya teşekkür ederler ancak başları büyük derttedir.雖然與米雅莉為敵,但其實他還是很關心 米雅莉的。
Görüyorsun ya, her gittiğimiz yerde mütemadiyen dert, şikâyet dinliyoruz.遇到任何困难,只要你向我呼喊,无论我身在何处,都将向你飞奔而去。
Yoksa terörist miydi?" sorusuyla meşgul olup dertlidir.신체와 영혼(靈魂)은 하나인가 혹은 별개의 것인가?
Burada ise bir yıl boyunca her türlü dert ve hastalıktan korunulacağına inanilir.이렇게 하면 1년 내내 병이 없고 재앙을 물리칠 수 있다고 믿었다.
Onlar, Milo'ya teşekkür ederler ancak başları büyük derttedir.코마츠다에게 끌려다니고 있지만, 본심으로는 정이 들고 있다.
Onunla başı derttedir.그러나 그녀에게도 어려움은 있다.
"Hem Çare Hem Dertsin" "İkimizden Bir Kalmadı" "Ne Oldu Bize" "O Sen Miydin"왜냐하면 나는 본래 없다가 지금 저절로 생겨나 있기 때문이다' 이것이 본래 세간이 없다고 여기는 것이니, 이것이 두 번째 견해이다.
Yarın olsun, yarın olsun diye renkler soluyor, Neye baksam ne işitsem bana bin dert oluyor.누군가에게는 5개의 색깔, 누군가에게는 5번의 연애, 혹은 5개의 작품이 될 키워드로 한 위인들의 심리를 5일 동안 살펴봅니다.
İşte böyle dertli kılmış tanrı ihtiyarlığı.짚신은 볏짚으로 삼은 신이다.
"Protez memeyi hiç dert etmedim".אני בעצמי מעולם לא חילקתי הזרקות קטלניות".
Sık sık halkın arasına karıştığı, ve dertlerini dinlediği söylenir.לעיתים קרובות סובל מהתעמרות קרוביו וניצולו על ידם.
Onlar, Milo'ya teşekkür ederler ancak başları büyük derttedir.Той не е дружелюбен към Майло, тъй като вярва, че Майло води само и единствено до неприятности.
Kamu bimarına cânân devayı dert eder ihsan Niçin kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı?Но ако ще използваме мамка му да еба, защо да не казваме и баща му да еба?
Burada ise bir yıl boyunca her türlü dert ve hastalıktan korunulacağına inanilir.Смята се, че нейното консумиране предпазва от болести за цяла година.
Ocak yerlerinde Dilekler tutulur, hastalara şifa, dertlere devalar aranır.Градът тъне в мръсотии, пламват болести, хората са отчаяни.
Kötü durum, sıkıntı, dert: Zavallının başına ne hâller geldi.Защо хората страдат, болката и желанието – какво значение имат?
1879 yazında, hayatının büyük bölümünde kendisine dert olacak olan sağlık sorunları yüzünden istifa etti.През късното лято 1779 г. по здравословни причини той се отказва от службата си посланик.
Zeus'un yığınla dert vermediği bir insanoğlu yoktur.Zanimljivo je da Zeusa nigdje nema.
Seninle Başım Dertte (1985) 10. Ben Buyum İşte (1985) 11. Havada Bulut Yok (1987)Ti si mi sudbina (1985) Ja plaćam noćas (1987.)
Dert Pınarı 08.Arkinet pristupljeno 08.
Mesleklerinin gereği bu durum üstleri tarafından fazlaca dert edilmez.U takvim prigodama ni najmanje ne brine o sebi.
Dertleri halkın derdi değildi.Nije imala urođen strah od ljudi.
Psikopati sözcüğü, Yunanca psych yani "zihin, ruh" ve pathos yani "dert, acı çekmek, hastalık"tan türemiştir.Beseda patologija je iz grščine πάθος, pathos, "čutiti, trpeti"; in -λογία, -logia.
1879 yazında, hayatının büyük bölümünde kendisine dert olacak olan sağlık sorunları yüzünden istifa etti.Leta 1879 je od položaja odstopil zaradi zdravstvenih težav, ki so se ga držale že od rane mladosti.
Bang müzik grubu, 1987 yılında Thanos Kalliris ve Vasilis Dertilis tarafından kuruldu.Duetas „Bang“ susikūrė 1987 metais narių Thanos Kalliris ir Vasilis Dertilis.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Ai sanh con ngu muội ắt sẽ có buồn rầu; Còn cha của kẻ ngây dại chẳng được vui vẻ.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Ai sanh con ngu_muội ắt sẽ có buồn_rầu ; Còn cha của kẻ ngây_dại chẳng được vui_vẻ .
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Celui qui donne naissance à un insensé aura du chagrin; Le père d`un fou ne peut pas se réjouir.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Chi genera uno stolto ne avrà afflizione; non può certo gioire il padre di uno sciocco
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Cine dă naştere unui nebun va avea întristare, şi tatăl unui nebun nu poate să se bucure. -
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Den, der avler en Tåbe, får Sorg, Dårens Fader er ikke glad.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Den som har en narr til sønn, får sorg av ham; en dåres far har ingen glede.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Den som har fött en dåraktig son får bedrövelse av honom, en dåres fader har ingen glädje.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Kdor rodi bedaka, rodi sebi v žalost, in neumnega oče se ne bo veselil.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Kdo zplodil blázna, k zámutku svému zplodil jej, aniž se bude radovati otec nemoudrého.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.ki szül bolondot, [szüli] õ magának bánatra; és nem örvendez a bolondnak atyja.