dert ile cümle
dert kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Arnavutluk'un AB yolunun başı dertte mi?Albania's EU path in trouble?
Romen Ortodoks Kilisesinin, komünizm dönemindeki rolüyle başı dertteRomanian Orthodox Church haunted by role under communism
Albanian Chrome'un başı dertteAlbanian Chrome in trouble
Ağır enerji kriziyle karşı karşıya olan Arnavutluk'ta ev ve işyerleri dertliHouseholds, businesses suffer as Albania faces severe electricity crisis
Söz konusu hapishanedeki denetimlerin dertleştirilmesi emri verildi.Orders have been given for a more rigorous monitoring of the building.
Ruhunuza yük ne varsa ondan kurtulun, bırakmak zor değil bilakis dertlerden kurtarır.Lasst los, was eure Seele belastet. Loslassen ist nicht anstrengend, sondern wirkt befreiend!
Ne zaman bir sincap görsem dertlerimi bir süreliğine unutuyorum.Immer, wenn ich ein Eichhörnchen sehe, vergesse ich meine Sorgen für einen Augenblick.
Onunla başı derttedir.Mit ihm ist es ihr ernster.
Nisroch, karizmatik aşçı Hazine dertte Sihirli kalenin sırrı Cehennem!Nisroch, charismatischer Koch Schatz in Schwierigkeiten Das Geheimnis des magischen Schlosses Hölle!
Ancak bu günlerde öğrenciler o zamankilerden daha başka dertlere sahip.Über diesen Zeitraum hinweg haben die Schüler jeden Tag das gleiche Fach.
Zeus'un yığınla dert vermediği bir insanoğlu yoktur.Aber das interessierte Zeus nicht.
Dertler, bundan sonra ailenin peşini bırakmayacaktır.Vorerst wollte sie nicht in die Fußstapfen der Familie treten.
İki çocuk dertsiz tasasız birlikte büyürler.Kinder sollten ohne Sorgen aufwachsen können.
1879 yazında, hayatının büyük bölümünde kendisine dert olacak olan sağlık sorunları yüzünden istifa etti.1879 musste er seine seelsorgerische Tätigkeit aus gesundheitlichen Gründen aufgeben.
Onlar, Milo'ya teşekkür ederler ancak başları büyük derttedir.Schließlich kehrt er unverrichteter Dinge zu Milo zurück, der ihn darauf schwer misshandeln lässt.
"Dertlerin Sahibi"Besitzerin“.
Burada halkın coşkuyla karşıladığı imparator halkın dertlerini dinledi.C'est là que l'empereur écoutait les doléances du peuple.
İki çocuk dertsiz tasasız birlikte büyürler.Les deux enfants grandissent ensemble et deviennent inséparables.
Bu sırada sıradan ölümlülerin dertleriyle uğraşmak zorunda kalır.Il doit être compréhensible pour le commun des mortels.
Blade'in ise şimdi başı daha büyük derttedir.Enfin, Blaine se trouve dans une mauvaise situation.
Dertleri halkın derdi değildi.Les sujets ne lui manquaient pas.
Başına türlü türlü dertler gelmektedir ve çok kolay hastalanmaktadır.Elle se retrouve face à des problèmes familiaux et tombe malade.
Profesör Morgenstern'in ise başı fena halde derttedir.Le Dr Morgensten, enfin, est l'objet de toutes les plaisanteries.
Mesleklerinin gereği bu durum üstleri tarafından fazlaca dert edilmez.Je ne comprends pas pourquoi les gens ne sont pas plus inquiets à ce sujet.
Kamu bimarına cânân devayı dert eder ihsan Niçin kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı?Pues si ella, con su santísima autoridad, no me lo prohíbe, ¿por qué me lo han de prohibir otros?
"Alt kimlik dertleri yok alt tarafı müzik yapıyorlar".No se preocupen, pronto tendrán música."
"Dertlerin Sahibi"«Candidato en problemas».
"Protez memeyi hiç dert etmedim".Non ho mai effettuato iniezioni fatali".
"Hem Çare Hem Dertsin" "İkimizden Bir Kalmadı" "Ne Oldu Bize" "O Sen Miydin"E io risposi 'Beh, non mi importa un cazzo di chi sei.
Profesör Morgenstern'in ise başı fena halde derttedir.Anche il Commissario Engelhardt è in pericolo...
İki çocuk dertsiz tasasız birlikte büyürler.I due ragazzi crescono ignari uno dell'altro.
Misafirlerimize saygıda kusur ettiğimizi düşünerek dertlendik.Смиренно просили Его исправить наши изъяны.
Yarın olsun, yarın olsun diye renkler soluyor, Neye baksam ne işitsem bana bin dert oluyor.Завтра меня к обеду не ждите, так как я буду расстрелян.
"Neşet Ertaş yazılır "Neşe, dert, aşk" okunur".Письма полны грусти: «Время, любовь, болезни».
İki çocuk dertsiz tasasız birlikte büyürler.Тогда два ребёнка становятся невидимыми.
"Dertlerin Sahibi"«Проблемы управления».
Öğretmeni Ms. Krabappel, Başöğretmen Skinner ve bazen Hademe Willie ile başı derttedir.كان في ورطة مع معلمه "كرابابل" والمعلم الأول "سكنر" وأحياناً مع الخادم "ويليا".
İki çocuk dertsiz tasasız birlikte büyürler.حيث لا ينضج الأطفال في نفس الوقت بالضبط.
Işılda yaşadığın sürece, hiçbir şeyi dert etme, Yaşam kısacık ve zaman, Bedelini ödetir günü gelince.De todo não te aflijas, Pois curta é a vida E o tempo cobra seu tributo.
Kızını çok özlediğini anlatarak Nejat'la dertleşir.Telma responde-lhe que vai ter muitas saudades.
Onunla başı derttedir.Eu sinto que ele está com problemas.
Turist Ömer, avare, dertsiz tasasız yaşayan, fakir bir kişidir.Segundo ele, havia um oásis, pobre e pouco habitado.
Türkiye'nin ilk LP'si (uzunçaları) Zeki Müren'in 1968 yılında çıkardığı Kimi Dertten İçermiş'tir.Esta é a faixa de abertura do LP O Inimitável, de 1968.
Onunla başı derttedir.Het valt hem zwaar tegen.
Mesleklerinin gereği bu durum üstleri tarafından fazlaca dert edilmez.Vanwege zijn verleden nemen zijn collega's hem niet serieus.
Onlar, Milo'ya teşekkür ederler ancak başları büyük derttedir.Kuipers krijgt zijn zin, maar krijgt te maken met veel tegenslagen.
Ben dert etmiyorum.Ik maak me daar geen zorgen over.
Ağacı kurt, insanı dert yer.Zorg maakt grijze haren.
İki çocuk dertsiz tasasız birlikte büyürler.Ale dwaj młodzi ludzie wcale się nie krępują.
Tesla sözleşmesini imzaladıktan iki yıl sonra Westinghouse Electric'in başı dertteydi.Dwa lata po podpisaniu kontraktu Tesli, Westinghouse Electric miał kłopoty.
Burada halkın coşkuyla karşıladığı imparator halkın dertlerini dinledi.Lud, który nienawidził hrabiego, cieszył się z jego nieszczęścia.
Gönül dertlidir.Jest nękana.
Kuddusî, Fuzûlî, Hüsnî, Dertlî gibi şâirler çeşitli konularla ilgili olarak anılmaktadır.Det gällde sådana gudar som Perun (Perkunas), Veles (Veljans) och möjligen fler.
İki çocuk dertsiz tasasız birlikte büyürler.De två växte upp tillsammans utan några vuxna.
Bu bakımdan bencil olmak, başkalarını dert etmemek bir yaşam biçimi hâline getirilmelidir.Все це цілком природно, тому боятися подібних відчуттів не варто.
Kamu bimarına cânân devayı dert eder ihsan Niçin kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı?Cum poate fi așa bătut în cap încât să mă lase aici să salut străinii?
Nisroch, karizmatik aşçı Hazine dertte Sihirli kalenin sırrı Cehennem!Nisroch, karizmatikus szakács Kincs a bajban A mágikus vár titka Hell!
"Dertlerin Sahibi""Problémák".
Dertleri halkın derdi değildi.Az emberekhez való viszonyom sem gond.
Kamu bimarına cânân devayı dert eder ihsan Niçin kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı?Suokaa meille oma Voltaire Miksi emme onnistu katsomaan itseämme?