dert ile cümle
dert kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.미련한 자를 낳는 자는 근심을 당하나니 미련한 자의 아비는 낙이 없느니라
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Kto spłodził głupiego, na smutek swój spłodził go, ani się rozweseli ojciec niemądrego.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Mendapat anak yang dungu berarti mendapat kesedihan; menjadi ayah anak yang bodoh tidak memberi kegembiraan
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.O que gera um tolo, para sua tristeza o faz; e o pai do insensato não se alegrará.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Quien engendra al necio lo hace para su tristeza, y el padre del insensato no se alegrará
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Ten, kto splodil sprostáka, splodil ho na svoj zármutok, a nebude sa radovať otec blázna.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Tyhmä on murheeksi siittäjällensä, ja houkan isä on iloa vailla.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Wer einen Narren zeugt, der hat Grämen; und eines Narren Vater hat keine Freude.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Wie een zot verwekt, zal dat berouwen en er is weinig vreugde weggelegd voor de vader van een dwaas.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Οστις γεννα αφρονα, γεννα αυτον δια λυπην αυτου και ο πατηρ του ανοητου δεν απολαμβανει χαραν.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Който ражда безумно чадо ще има скръб, И бащата на глупавия няма радост.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.Родил кто глупого, – себе на горе, и отец глупого не порадуется.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.ילד כסיל לתוגה לו ולא ישמח אבי נבל׃
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.من يلد جاهلا فلحزنه. ولا يفرح ابو الاحمق.
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.生 愚 昧 子 的 、 必 自 愁 苦 . 愚 頑 人 的 父 、 毫 無 喜 樂
Akılsız kendisini doğurana derttir, Ahmağın babası sevinç nedir bilmez.生 愚昧 子 的 、 必 自 愁苦 . 愚頑人 的 父 、 毫無 喜樂
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.Anzi metterà voi e le altre persone nei guai più che ogni altra cosa.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.Cela peut vous mener aux ennuis tout comme n'importe quoi.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.Det kan lige så godt bringe dig og andre folk i problemer som alt andet.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.Det kan skapa lika mycket problem för er som allt annat.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.Es ist genauso wahrscheinlich sich selbst und andere in Schwierigkeiten zu bringen wie sonst etwas.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.Este foarte probabil să dea naştere unor necazuri, pentru tine şi pentru ceilalţi.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.Esto probablemente los meta en problemas, como cualquier otra cosa.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.Ez inkább bajba sodor Téged és más embereket is.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.Het kan jou en andere mensen even goed in de problemen brengen als wat dan ook. (Applaus)
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.Je stejně pravděpodobné, že vás a jiné lidi dostane do potíží jako cokoli jiného.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.자기 자신 뿐만 아니라 다른 사람들도 모두 문제로 몰아넣습니다.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.Może tak samo narobić Wam i innym kłopotu, jak cokolwiek innego.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.Môže vás a ďalších ľudí dostať do problémov rovnako ako čokoľvek iné.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.Nó cũng có thể đưa bạn và những người khác rơi vào rắc rối như bất kỳ cái gì khác.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.O mais provável é que vos cause problemas, e aos outros, bem como a tudo o resto.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.Είναι εξίσου πιθανό να σου δημιουργήσει προβλήματα όπως οτιδήποτε άλλο.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.Има същата вероятност тя да донесе на вас и други хора неприятности, както всичко останало.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.Інтелект має таку ж можливість створити проблемну ситуацію вам та іншим, як будь що інше.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.Попытка это сделать скорее всего создаст проблемы вам и другим людям.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.לא מספיק להיות מבריק. זה יכול להכניס אתכם ואחרים לצרות כמו כל דבר אחר.
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.واحتمال وقوعك أنت والآخرين في مشاكل مثل احتمال حدوث أي شيء آخر .
Aksine, sizin de, başkalarının da başına dert olur.(拍手)
Ama dert etme.Aber das brauch' dich erstmal nicht weiter interessieren.
Ama dert etme.Ale netrapte se tím.
Ama dert etme.Đừng qua lo lắng về nó.
Ama dert etme.아니면 우리가 그의 평균 속력을 구하고 있다고 말이죠
Ama dert etme.Men bry dig inte om den.
Ama dert etme.Tapi jangan khawatir.
Ama dert etme.Не хвилюйтесь.
Ama dert etme.Но не волнуйтесь.
Ama dert etme.לא צריך לדאוג בקשר לזה.
Ama dert etme.لكن لا تهتم لهذا
Ama dert etme.単に、速度に変化がなかったと仮定すればいいんだ
Ama sonunda kendi başıma dert sardımDar pe urma, m-am implicat mai mult.
Ama sonunda kendi başıma dert sardım그러다 결국엔 제 스스로 이 일을 주도하게 됐죠
Ama sonunda kendi başıma dert sardımMa alla fine, mi feci coinvolgere.
Ama sonunda kendi başıma dert sardımMaar uiteindelijk raakte ik zelf betrokken.
Ama sonunda kendi başıma dert sardımMais, finalement je me suis fait prendre dans les rouages.
Ama sonunda kendi başıma dert sardımNhưng cuối cùng, tôi đã tham gia vào.
Ama sonunda kendi başıma dert sardımPero al final, me vi involucrado.
Ama sonunda kendi başıma dert sardımSchließlich wurde ich darin verwickelt.
Ama sonunda kendi başıma dert sardımW końcu sam się w to zaangażowałem.
Ama sonunda kendi başıma dert sardımВ конце концов, я стал принимать в этом непосредственное участие.
Ama sonunda kendi başıma dert sardımНо, накрая се въвлекох.