Görünüşümüzü dert edecek durumda değiliz.No podemos preocuparnos de las apariencias.
Görünüşümüzü dert edecek durumda değiliz.Vi kan ikke bekymre os om, hvordan vi ser ud.
Görünüşümüzü dert edecek durumda değiliz.Vi kan inte oroa oss för hur vi ser ut.
Görünüşümüzü dert edecek durumda değiliz.Δεν μπορούμε να ασχολούμαστε με την εμφάνισή μας.
Görünüşümüzü dert edecek durumda değiliz.Мы не можем себе позволить думать о внешности.
Günler boyunca çektiği zahmet acı ve dert doğurur. Gece bile içi rahat etmez. Bu da boş.Dagen, gevuld met zorgen en verdriet en rusteloze, doorwaakte nachten. Een ontmoedigend idee.
Günler boyunca çektiği zahmet acı ve dert doğurur. Gece bile içi rahat etmez. Bu da boş.일평생에 근심하며 수고하는 것이 슬픔뿐이라 그 마음이 밤에도 쉬지 못하나니 이것도 헛되도다
Günler boyunca çektiği zahmet acı ve dert doğurur. Gece bile içi rahat etmez. Bu da boş.כי כל ימיו מכאבים וכעס ענינו גם בלילה לא שכב לבו גם זה הבל הוא׃
Günler boyunca çektiği zahmet acı ve dert doğurur. Gece bile içi rahat etmez. Bu da boş.لان كل ايامه احزان وعمله غم. ايضا بالليل لا يستريح قلبه. هذا ايضا باطل هو
Günler boyunca çektiği zahmet acı ve dert doğurur. Gece bile içi rahat etmez. Bu da boş.因 為 他 日 日 憂 慮 他 的 勞 苦 成 為 愁 煩 . 連 夜 間 心 也 不 安 . 這 也 是 虛 空
Günler boyunca çektiği zahmet acı ve dert doğurur. Gece bile içi rahat etmez. Bu da boş.因 為 他 日日 憂慮 他 的 勞苦 成為愁煩.連夜間 心 也 不安 . 這 也 是 虛空
Harry, başımız dertte.Am dat o lovitură.
Harry, başımız dertte. Çabuk gel.- Harry, kom!
Harry, başımız dertte. Çabuk gel.- Harry, kom hit!
Harry, başımız dertte. Çabuk gel.- Harry, monte !
Harry, başımız dertte. Çabuk gel.-Harry, pojď sem!
Harry, başımız dertte. Çabuk gel.-Harry, tule tänne!
Harry, başımız dertte. Çabuk gel.Harry, vem cá!
Harry, başımız dertte. Çabuk gel.- Harry, vieni qui!
Harry, başımız dertte. Çabuk gel.Trúng túi dầu rồi!
Harry, başımız dertte. Çabuk gel.Χάρι, ανέβα εδώ πάνω!
Harry, başımız dertte. Çabuk gel.Хари, качи се тук!
Harry, başımız dertte.- Harry, mari sini. - Kita mengenai sesuatu.
Harry, başımız dertte.Harry, pridi sem.
Harry, başımız dertte.¡Harry, ven acá arriba!
Harry, başımız dertte.Harry! Wir stoßen auf Gas!
Harry, başımız dertte.Хари, качи се тук!
Harry, başımız dertte.هارى تعالى هنا لدينا مشكلة
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Ahogyan az engem felnevelő hawaii nők megjósolták, a világ bajban van.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Como predijo la mujer que me crió en Hawai, el mundo está en problemas.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Così come avevano presagito le donne nelle Hawaii che mi hanno allevata, il mondo è in pericolo.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Cũng như phụ nữ ở Hawaii đã nuôi tôi lớn nên dự doán hế giới đang gặp khó khăn
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Exact după cum au prezis femeile din Hawaii care m-au crescut, lumea se află la ananghie.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Genau wie die Frauen auf Hawaii, die mich aufzogen, vorausgesagt haben, ist die Welt in Schwierigkeiten.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Jak předpovídaly havajské ženy, které mne vychovávaly, svět je v nesnázích.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.저를 길러줬던 할머니들이 예견했던 대로 세상은 곤경에 처했습니다.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Sebagaimana diperkirakan oleh wanita yang membesarkanku di Hawaii, dunia berada dalam masalah.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Tak ako ženy na Havaji, ktoré ma vychovali, predpovedali, svet má problémy.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Tak jak hawajka, która mnie wychowała, przewidziała - - świat jest w tarapatach.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Tal como previram as mulheres havaianas que me criaram , o mundo está em dificuldades.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Tout comme les femmes de Hawaï qui m'ont élevée l'ont prédit, le monde a des problèmes.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Zoals de vrouwen, die me in Hawaii opvoedden, hadden voorspeld is de wereld in de problemen geraakt.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Όπως προέβλεψαν οι γυναίκες που με μεγάλωσαν στη Χαβάη, ο κόσμος αντιμετωπίζει προβλήματα.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Как и предсказывали те гавайские женщины, воспитавшие меня, мир попал в беду.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Точно както жените в Хавай, които ме отгледаха, предсказаха, светът има проблеми.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.Як і передбачали жінки, які ростили мене на Гаваях світ в небезпеці
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.בדיוק כמו שהנשים בהוואי שגידלו אותי צפו, העולם בצרות.
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.وكإمرأة في هاواي هذا يدفعني لكي أتنبأ ان العالم في خطر
Hawaii'deki beni büyüten kadınların tahmin ettiği gibi, dünyanın başı dertte.女性の予言の通り 世界は問題を抱えています 我々は溢れかえるデータを
Hayır, hiç dert etmeyin.Älkää sitä murehtiko.
Hayır, hiç dert etmeyin. -Bayan Izumi...?No te preocupes por eso. - ¿Sra. Izumi...?
Hayır, hiç dert etmeyin.Não, não deixe que isso o preocupe.
Hayır, hiç dert etmeyin.Nej, det var ikke noget problem.
Hayır, hiç dert etmeyin.Nej, det var ingen fara.
Hayır, hiç dert etmeyin.Oh, no, di questo non si deve preoccupare.
Hayır, hiç dert etmeyin.Proszę tak nie myśleć.
Hayır, hiç dert etmeyin.Ω, όχι, μην ανησυχείτε.
Hayır, hiç dert etmeyin.Нет, не беспокойтесь.
Hemen bir şey yapmazsak Heinkel'in başı büyük dertte! Evet.- Vi må hjælpe Heinkel.
Hemen bir şey yapmazsak Heinkel'in başı büyük dertte! Evet.-Vi måste hjälpa Heinkel.