dert ile cümle

dert kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kadınlar İshak'la Rebeka'nın başına dert oldular.他 們 常 使 以 撒 和 利 百 加 心 裡 愁 煩
Bu kadınlar İshak'la Rebeka'nın başına dert oldular.他 們 常使 以撒 和 利百加 心 裡愁煩
Bu kalemle başım dertte. fe iks eşittir 2.Potrebujem nájsť
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.그리고 우린 그것들 모두를 제대로 처리해야 합니다. 왜냐하면, 만약 11가지를 해결한다 해도, 12번째 것을 해결하는 데 실패한다면,
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.E dobbiamo sistemarle tutte, perché se risolviamo 11 problemi, ma non il dodicesimo, saremo nei guai.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.Musíme dát do pořádku všechny; vyřešíme-li jedenáct problémů, ten dvanáctý nás přesto dostane do potíží.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.Musimy rozwiązać wszystkie, bo jeśli zostanie choć jeden - zniszczy nas.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.Şi trebuie sa le rezolvăm pe toate, pentru că dacă rezolvăm 11, eşuăm să rezolvăm a 12-a, suntem în pericol.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.Und wir müssen sie alle lösen, denn wenn wir 11 lösen, und das 12. nicht, dann sind wir in Schwierigkeiten.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.Και πρέπει να τα διορθώσουμε όλα σωστά, γιατί αν λύσουμε τα 11 και αποτύχουμε στο 12ο, έχουμε μπλέξει.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.И мы должны решить все эти проблемы, потому что если мы решим 9, но не решим 10-ую, тогда нам всё равно конец.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.Трябва да ги оправим всички, защото ако разрешим 11, а не успеем да разрешим 12-тото, сме загазили.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.ועלינו לטפל בכולם, כי אם נפתור 11 בעיות וניכשל בפתרון הבעיה ה-12, אנו בצרה.
Bunların hepsini çözmeliyiz; çünkü on birini çözüp de on ikincisinde tıkanırsak, başımız dertte demektir.もし11の問題を解決しても 12番目の問題を解決しそこなったら 困ったことになります 例えば 我々は水と土壌と人口問題を解決したとしても
Bu sadece yurttaşların dertlerini paylaştığı yer de olabilir.Il peut être seulement un lieu de commisération civique.
Bu sadece yurttaşların dertlerini paylaştığı yer de olabilir.그곳은 시민들이 애도를 표하는 장소일 수도 있습니다.
Bu sadece yurttaşların dertlerini paylaştığı yer de olabilir.Może być miejscem obywatelskiej empatii.
Bu sadece yurttaşların dertlerini paylaştığı yer de olabilir.Nó đơn giản là một nơi để tìm sự đồng cảm.
Bu sadece yurttaşların dertlerini paylaştığı yer de olabilir.Poate fi un loc pentru compasiune civică.
Bu sadece yurttaşların dertlerini paylaştığı yer de olabilir.Pode ser simplesmente um lugar de comiseração cívica.
Bu sadece yurttaşların dertlerini paylaştığı yer de olabilir.Potrebbe anche essere un luogo per la commiserazione civica.
Bu sadece yurttaşların dertlerini paylaştığı yer de olabilir.Soms is het gewoon een plaats voor burgerlijk medeleven.
Bu sadece yurttaşların dertlerini paylaştığı yer de olabilir.Tal vez sea un lugar para la compasión cívica.
Bu sadece yurttaşların dertlerini paylaştığı yer de olabilir.Она может просто быть местом гражданского сочувствия.
Bu sadece yurttaşların dertlerini paylaştığı yer de olabilir.Той може да бъде просто място за изказване на гражданско съчувствие.
Bu sadece yurttaşların dertlerini paylaştığı yer de olabilir.אולי זה רק מקום לניחומים ציבוריים.
Bu sadece yurttaşların dertlerini paylaştığı yer de olabilir.فإنه قد يكون مجرد مكان للرثاء المدني.
Bu sadece yurttaşların dertlerini paylaştığı yer de olabilir.市民のエネルギーがあふれるモールと
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.da gruer jeg for alle mine plager; jeg vet jo at du ikke frikjenner mig.
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.então tenho pavor de todas as minhas dores; porque bem sei que não me terás por inocente.
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.entonces me turban todos mis dolores; sé que no me tendrás por inocente
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.groza me je vseh bolečin mojih; vem, da me ne spoznaš za nekrivega.
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.Je suis effrayé de toutes mes douleurs. Je sais que tu ne me tiendras pas pour innocent.
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.오히려 내 모든 고통을 두려워하오니 주께서 나를 무죄히 여기지 않으실 줄을 아나이다
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.Lekám se všech bolestí svých, vida, že mne jich nezprostíš.
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.må jeg dog grue for al min Smerte, jeg ved, du kender mig ikke fri.
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.Megborzadok az én mindenféle fájdalmamtól; tudom, hogy nem találsz bûntelennek engem.
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.mi spavento per tutti i miei dolori; so bene che non mi dichiarerai innocente
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.niin minä kauhistun kaikkia kipujani, tiedän, ettet julista minua viattomaksi.
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.obávam sa všetkých svojich bolestí; viem, že ma neuznáš za nevinného.
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.Så måste jag dock bäva för alla mina kval; jag vet ju att du icke skall döma mig fri.
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.sînt îngrozit de toate durerile mele. Ştiu că nu mă vei scoate nevinovat.
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.so fürchte ich alle meine Schmerzen, weil ich weiß, daß du mich nicht unschuldig sein lässest.
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.Tedy się lękam wszystkich boleści moich, widząc, że mię z nich nie wypuścisz.
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.Thì tôi sợ hãi các điều đau đớn tôi, Biết rằng Ngài không cầm tôi là vô tội.
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.Thì tôi sợ_hãi các điều đau_đớn tôi , Biết rằng Ngài không cầm tôi là vô_tội .
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.τρομαζω δια πασας τας θλιψεις μου, γνωριζων οτι δεν θελεις με αθωωσει.
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.В ужас съм от всичките си скърби Зная, че Ти няма да ме имаш за невинен;
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.то трепещу всех страданий моих, зная, что Ты не объявишь меня невинным.
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.יגרתי כל עצבתי ידעתי כי לא תנקני׃
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.اخاف من كل اوجاعي عالما انك لا تبرئني.
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.我 因 愁 苦 而 懼 怕 、 知 道 你 必 不 以 我 為 無 辜
Bütün dertlerimden yılarım, Çünkü beni suçsuz saymayacağını biliyorum.我 因 愁苦 而 懼怕 、 知道 你 必不 以 我 為無辜
Bu yüzden Park Hae Young'un da başı dertte.Park Hae Young est très troublé à ce sujet également.
Bu yüzden Park Hae Young'un da başı dertte.Park Hae Young is nagyon nyugtalan emiatt.
Bu yüzden Park Hae Young'un da başı dertte.Αυτό το θέμα προκαλεί ανησυχία και στον Παρκ ΧεΓιουνγκ επίσης.
Bu yüzden Park Hae Young'un da başı dertte.بارك هاي يونغ يتعذب ايضا بسبب هذا
Çok dert çekmiş olmalısınız.Aigoo Du måste ha lidit mycket.
Çok dert çekmiş olmalısınız.Avrai sofferto molto!
Çok dert çekmiş olmalısınız.Cred ca ai suferit mult

İlgili Sayfalar