O aralar Stanford'un tasarım derslerine gidiyordu.About that time he was at the d.school at Stanford taking classes.
Princeton'da kimya okurken dersler o kadar teorik uygulanmıyordu.When I studied Chemistry at Princeton it was so theoretical, unapplied.
Olimpik sporculardan dersler bile aldım, hiçbir şey fayda etmedi.Even did lessons with Olympians -- nothing helped.
Baş etmek için her gün Japonca derslerin olacak.You'll have Japanese language classes every day to help you cope.
Japonca dersler, Japonca'ya giriş dersleri değildi.The Japanese classes were not Japanese instruction classes, per se.
Derslerime her yaţtan insan katýlabilir.All ages people can attend my classes.
Hem ben bilmiyor muyum? Senden hoţlanýyor diye alýyor o yüzme derslerini.And i know why she's taking this course... ...she likes you...
Ve bizim çocuklarımız ve torunlarımız için bu dersleri öğretmek zorundayız.And we have to teach these lessons to our children and our grandchildren.
Fizik derslerini hatırlayanlarınız varsa, bahsettiğim şey sıfır açısal momentum yanıtı.For those of you who remember your physics, that's a zero-angular-momentum righting response.
Sadece derslerine çalýþ.Just study hard.
Ama bunu açıklamak istedim çünkü genelde kimya derslerinde bu isim kullanılıyor.I just want to clarify that because that is what's typically used in your chemistry class.
Birkaç hafta içinde mülteci kampındaki herkes derslerimizdeydi."In a few weeks, everyone in the refugee camp was in our classes."
Keman için, keman dersleri alırsın.For violin, you could get lessons for a violin.
Nelerdi bu dersler?What are those lessons?
Haiti de devrim. Önceki derslerden hatırlayın lütfen.Revolution in Haiti which, if you remember from those videos,
Bebeğim olduktan sonra, kafamı koydum ve derslerimi geçtim.After I had my baby, I got my head into the game and I passed my classes.
'Buradan nasıl dersler çıkarabiliriz?'How can you learn lessons in here?
Daha sonraki testlerde, dersler sonrası kötülüyorlar.They do worse in tests afterwards, after the teaching.
Ve gerçek soru şu ki, hangi dersleri aldık ?And the real question is, what lessons did we learn?
Ve şunu öğrendik ki dersleri yeniden tasarlama üzerine kafa yormalıyız.And what we learned was that we needed to think about redesigning courses.
Çünkü derslerde birçok öğrenci sıkılıyor.Because so many students are bored in class.
Biliyorum, bunu matematik derslerinde öğrendik fakat şimdi kültürün de her yerinde --Now, I know we learned that in math class, but now it's everywhere in the culture --
Dersleri ektiğinde faydası olur.It'll help when you skip classes.
Derslerinde geride olabilirsin... ...ama ülkede bu yaşta evlenen ilk kız olacaksın.You may be behind in your grades, but you're the nation's first to get married at this age.
Ama kendimizi nasıl bunlardan kurtarabileceğimize ilişkin değerli dersler çıkardık.But we have emerged with valuable lessons about how to dig ourselves out.
Ben senin derslerini sabirsizlikla bekliyorum.I'm looking forward to seeing your class.
Ben zaman zaman gorunecegim, fakat benimde ogretim verdigim kendi derslerim var.I'll be making occasional appearances, but I have my own class to teach.
Kadim Çince dersleri verirdi.He taught Chinese classics
Böylesine kötü dersleri gerçekten iyi öğreniyoruz.We learn these really bad lessons really well.
Öyleyse ben sana derslerinde yardımcı olacağım.Then, I'll teach you your homework.
Derslerime çalışıyorum ama!I've been studying.
Sınıf arkadaşlarım, kardeşim ve ben Fizik ve Matematik gibi dersleri tercih ediyorduk.My classmates, my brother and I -- we preferred the sciences such as Physics and Mathematics.
Hepimiz hala öğrenciydik ve derslerimiz çok ağırdı.All of us were still students and we had to study a lot.
Bazen ben giriş derslerimde bu yaklaşımı benimserim.That's approach number one. And sometimes in my intro classes that's the approach that
Ben dersin bu kısmını, yabancı dil derslerinin, konuşma zamanı gibi görüyorum.The way I think of it is like the conversation hour for your foreign language class.
Giriş derslerinin anlamı, felsefe alanındaki ilk ders olmalarıdır.The crucial point about intro is it means first class in philosophy.
Aslında, yapacağımız okumalar ve derslerle ilgili bir şey daha söyleyecektim.Actually, one other word about the readings and the lectures.
Bu okumalar, benim derslerime ek olarak düşünülebilir.The readings you should think of as complementary to my
Yalnızca derslere gelerek, ihtiyacınız olan herşeyi alamazsınız.You won't get everything you need simply by coming to the lectures.
Derslere katılıp beni dinlemezseniz ve yalnızca okumaları yaparsanız, yine eksik olacak.You won't get everything I'm talking about in the lectures, if all you do is the readings.
(1) "Dersler çok netti ve çok mantıklı bir düzen içinde işledi."(1) "The lectures were clear and followed a very logical order."
Belki de derslerin sonunda, "Buna inanmalısınız" demeliyim.I should end the class by saying, "You will believe."
Bu dersteki standartlar, diğer tüm derslerdekilerden farklı."The standards in this class are just different from all other classes."
"Bu ders, bana Yale'da aldığım dersler arasında nasıl düşünülür onu öğreten, en iyi ders.""This class taught me how to think more than any other at Yale."
Ben normalde ülkelerin savaştan sonra nasıl inşa edileceğine dair dersler veriyorum.I normally teach courses on how to rebuild states after war.
Mau 5 ay önce öldü ama, mirası ve dersleri yaşıyor.Mau passed away five months ago, but his legacy and lessons live on.
Ardından bir yıl daha çalışır ve dersler alır, şimdi dokuz yaşındadır.He practices for another year and takes lessons -- he's nine.
Sonra bir daha çalışır ve dersler alır, şimdi on yaşındadır.Then he practices for another year and takes lessons -- now he's 10.
Ve beşinci haftada Dalai Lama'nın halka açık dersleri vardı.And it just so happened, on the fifth week, there was a public teaching by the Dalai Lama.
Derslerle uğraşmak zor geldiğinden sen de başka şeyler yapmayı deniyorsun öyle değil mi?Since you have such a hard time studying, you're trying to find something else to do?!
Hayal Edin; Mağdur öğrencilerin, ileri fen ve matematik derslerine, eşit erişime sahip olduklarınıImagine if disadvantaged students could receive equal access to advanced science and math classes
Nedenlerimi beğenmiyorsan, derslerimi alma.If you don't like my reasoning, don't take my classes.
Diğer derslerimize de yardım etse iyi olurdu.It would be nice if he could help with our other subjects too.
"Kim derslere gelirken bisikletci kaski takmaya karar verdim.""Kim, I've decided to wear a bike helmet on the way to class."
İtiraf edeyim, okulda derslerimde kendimi iyi ifade edemiyordum.At school, I will admit this: academically, I couldn't express myself.
Burada göstermek istediğim şey fizik derslerinizde kullanabileceğiniz bir formülü anlatmaktı.I just wanna show you where some of these things that you'll see in your physics class
Thomas Cole'un guzel ve bir sozu var... "Imparatorluk Dersleri" resimleri."Course of Empire" paintings.
İngilizce'yi diğer dersler gibi düşünmeyin.Just as we say in English:
Lütfen hatırlayın ki, benim derslerim herkese hitap edecek şekilde hazırlanmıştır.Remember! My lessons are aimed at everyone.
Hatırlayın ki, benim derslerim herkese hitap ediyor.I hope you've enjoyed my first lesson.