Üst ortaöğrenim kurumlarındaki eğitim programları zorunlu ve gönüllü derslerden oluşmaktadır.The study programme at upper secondary school is arranged into mandatory and voluntary courses.
Çocukluğunda piyano dersleri aldı, 15 yaşındayken Carnegie Hall'de iki kez sahneye çıktı.She studied piano as a child and performed at Carnegie Hall twice before the age of 15.
Her bir "canavar"ın betimlemesi ve doğal yaşamının yanı sıra genellikle ahlâkî dersler de verilir.The natural history and illustration of each beast was usually accompanied by a moral lesson.
Bu dersler sonraları aynı isimli kitapların temeli haline geldi. .The Theoretical Minimum lectures later formed the basis for the books of the same name.
Burada kısa bir süre sonra Brett Manning'den vokal dersleri almaya başladı.Shortly after arriving, she began taking vocal lessons with Brett Manning.
Gitar dersleri aldı.He takes Guitar lessons.
Babasının ölümünden sonra Krupskaya ve annesi geçimlerini sağlayabilmek için özel dersler verdi .After her father's death, Krupskaya and her mother gave lessons as a source of income.
Hans Christian Ørsted'ın derslerinden etkilenmekteydi.He had also been inspired by the lectures of Hans Christian Ørsted.
Dersler modern salonlarda ve profesyonel laboratuvarlarda verilmektedir.Classes take place in modern auditoriums and well equipped specialised laboratories.
Burada dersler verir.He also teaches classes here.
Dizi başladıktan sonra hafta bir boks dersleri almaya devam etti.Though retired, he still continued to give lessons in accounting once a week.
1947 yılında Agnes, Budapeşte Üniversitesi'nde fizik ve kimya dersleri görmeye başladı.In 1947, Heller began to study physics and chemistry at the University of Budapest.
Hiçbir zaman geleneklere göre müzikal dersler almadı.He never took formal musical lessons.
Ayrıca bu eseri, onun Bağdat'taki talebelerine verdiği dersler hakkında bilgi içerir.Second, the story with him is related to his days in Benfica.
Bütün dersler uygulamalıdır ve deneyerek, gözlemlenerek, yaşayarak gerçekleştirilir.Like all discoveries, this one will and should continue to be reviewed, examined, and scrutinized.
Solfej ve mandolin dersleri aldı.In addition he taught guitar and mandolin.
Bu dersler sırasında öğrencilerinden biri J. D. Salinger oldu.We have waited so long to understand J. D. Salinger.
Tekrar doğrulduğunda, SS adamlarına, uymaları gereken kurallar hakkında dersler verdi.”If they are U.S. spies, then we know how to punish them".
Aynı zamanda Wagner'in oğlu "Siegfried Wagner"'e müzik dersleri verdi.He also served as music tutor to Wagner's son, Siegfried.
Ayrıca bu süre zarfı içinde, New York Şehir Koleji’nde gece dersleri almaya başladı.She also began to take night classes at City College of New York during this time.
Genellikle derslerde uyur.He is usually shown sleeping in class.
Bu derslerde, mümkün olan en yüksek dereceleri almak için özel becerilerin ilerlemesi gerekir.These majors require the advancement of specific skills in order to get the highest possible grades.
Córdoba Üniversitesi'nde moda dersleri verdi.He taught Fashion at the University of Córdoba.
1978'de İstanbul Belediyesi Şan Okulu'na gitti ve şan dersleri aldı.In 1978, she went to Istanbul Municipality Singing School and took singing lessons.
Eğitim gördükten sonra kendi dersler vermeye başladı.After he stopped taking lessons he taught himself.
Çocukken zayıftı ve sıklıkla hasta oluyordu ama buna rağmen derslerinde üstün başarı gösteriyordu.As a child he was frail, often suffering from ill health, yet he excelled academically.
Piyano dersleri almıştır.She takes piano lessons.
Ayrıca dünyanın değişik yerlerinde ustalık sınıfı dersleri verir.He gives master classes throughout the world.
25 yıldan fazla, Barron Rutgers Üniversitesi New Jersey'de piyano ve keyboard uyumu dersleri verdi.For over 25 years, Barron taught piano and keyboard harmony at Rutgers University in New Jersey.
Raubal aslında tutsaktı, fakat müzik derslerine devam etmek için Viyana'ya kaçmayı planladı.She was, in effect, a prisoner, but she planned to escape to Vienna to continue her singing lessons.
Çocukluğu boyunca bale dersleri aldı.She took ballet lessons as a child.
Babaannesi onun keman dersleri almasını sağladı.His teacher advised him to take vocal lessons.
Cook, 4 yaşında caz, tap ve bale dersleri almaya başladı.A dancer from age four, Cook began taking jazz, tap and ballet lessons.
Emmy zamanındaki birçok kız gibi yemek ve temizlik yapmayı öğrenmiş, piyano dersleri almıştır.She was taught to cook and clean, as were most girls of the time, and she took piano lessons.
Derslerin %50'lik bölümü temel örgün eğitim konularını içeriyordu.Almost a third of the curriculum was devoted to general education subjects.
Kısa zamanda Hilde buna isyan etti ve ailesine o derslere katılmak istemediğini söyledi.She soon rebelled against this, and told her parents that she did not wish to attend the classes.
Genç yaşlarında sesini güçlendirmek için vokal dersleri aldı.During her teenage years she took vocal lessons to strengthen her voice.
İlk müzik derslerini annesinden aldı.He received his first music lessons from his mother.
Holmboe kendi çalışmalarının yanında Søren Rasmussen'in verdiği derslere katıldı.As well as his private studies, Holmboe attended lectures given by Søren Rasmusen.
Mersinli oyuncu, özel oyunculuk dersleri almayı sürdürmektedir.Berger also took private acting lessons.
Mazor, dört yaşından on sekiz yaşına dek klasik piyano dersleri almıştır.Tuomarila received classical piano lessons from the age of 6 until he was 18 years old.
1999'dan ölümüne kadar Avrupa ilişkileri hakkında dersler verdi.After 1999 he became a lecturer on European affairs until his death.
Fakat model yararlanılan, tutarlı dersleri gösteriyorsa cevap 'evet'tir.When we have finitely many t i {\displaystyle t_{i}} , the answer is yes.
Bu derslerin onun üzerinde derin bir etkisi vardı.These experiences left a deep impact on him.
Kız oğlana Almanca dersleri verirken, anlatıcı da kıza biraz da olsa İngilizce öğretmeye çalışır.She is unsuccessful, however, though she manages to teach the girl some English.
2001-2003 yıllarında Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde dersler verdi.From 2001 to 2003 he gave lessons at the Hacettepe University.
Budapeşte'de István Ferenczy'den (1792-1856) heykel dersleri aldı.In Rome she took lessons from Domenico Mustafà (1829–1912).
1937'de yeni kurulan Özbek Filarmonisi'nde dans derslerine kabul edildi.In 1937, she was admitted to dance courses at the newly established Uzbek Philharmonia.
200 saat kadar uçuş dersleri aldı.He had almost 200 hours flying time.
Ancak sürmekte olan savaşın üç yılı tüm halklar için derslerle dolu olmuştur.The love-hate relationship has been obvious throughout generations for the three schools.
Ohio Eyalet Üniversitesi'nde felsefe dersleri vermektedir.He teaches film at Ohio University.
Halen Dialog Anlatım İletişim'de konuşma ve drama dersleri vermektedir.Discourse in education occurs in the form of talk and writing within the educational process.
Fakat emertius profesör olarak aynı üniversitede 90 yaşlarına kadar dersler vermeye devam etti.Yomtov Garti continued teaching until age 92.
Başta tüm dersleri kendisi verse de, bir yıl sonra ilave öğretmenler aldı.At first he taught all subjects, but hired additional tutors after a year.
Üniversite eğitimi sırasında birkaç yıl öğrencilere özel dersler verdi.Over the years, he carefully taught selected students.
Sınıf, eğitmenlerin dersleri bir yıl veya yıl sonunda arşivlemelerine olanak tanır.Classroom allows instructors to archive courses at the end of a term or year.
Genel olarak da insanlığa dair dersler verdi.He was particularly oriented to humanities.
Bu süre içerisinde Şeyh Ali Rıza'dan İslami dersler aldı.In this verse Joseph carries out the angel's instructions.
Türk suç muhakemesi hukuku dersleri genel kısım.Scottish Legal Complaints Commission.
Verdikleri dersler laboratuvar bilimlerine dair bir şey içermiyordu.).He did not conduct any studies of these substances in healthy volunteers).