Ana içeriğe geç
Sözlük

dersler ile cümle

dersler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çocukluğunda piyano dersleri aldı, 15 yaşındayken Carnegie Hall'de iki kez sahneye çıktı.Studia pianoforte sin da piccola, e suona alla Carnegie Hall per due volte prima dei 15 anni.
Medeni Usul Hukuku Dersleri.Lezioni di diritto processuale civile.
Daha sonra şan dersleri almaya başladı ve ilk gruba katıldı.In seguito prese lezioni di canto ed entrò nella sua prima band.
Resim ve piyano dersleri aldı.Prende lezioni di pittura e pianoforte.
1878’de 18 yaşında Rhode Adası Tasarım okulu derslerine ortada görünmeyen babasının yardımıyla kabul edildi.Nel 1878, a diciotto anni, si iscrisse alla Rhode Island School of Design, finanziata dal padre assente.
İspanya İç Savaşı Elif Çağlı: İspanya Dersleri,Saggi sulla guerra civile spagnola:
Ayrıca dans dersleri alarak swing, Lindy Hop ve jitterbug yapmayı öğrendi.I suoi insegnanti erano ballerini esperti, che le hanno insegnato lo swing, il Lindy Hop e il jitterbug.
Pisa Üniversitesi'nde de dersler verir.Ha insegnato anche all'Università di Pisa.
Bu konuda dersler ve konferanslar verdi.Tiene lezioni e conferenze.
Bu üniversitedeki faaliyeti sırasında Politzer Diyalektik-Materyalizm derslerini üstlendi.Durante la sua permanenza in quell'università, gli fu dato il corso sul Materialismo dialettico.
Klasik kemençe dersleri aldı.Prende lezioni di danza classica.
Müzik teorisi dersleri de aldı.Lezioni di teoria musicale.
Bu arada Londra Gazetecilik Okulu’nun derslerini uzaktan takip ederek sertifika aldı.Dopo l'università ha frequentato a Londra la scuola di giornalismo.
Bu ders ve alanlar zorunlu derslerde de vardır ama daha ayrıntılıdır.Anche gli argomenti dei corsi sono più ristretti e specialistici, ma vengono trattati con maggiore profondità.
Sınıf, eğitmenlerin dersleri bir yıl veya yıl sonunda arşivlemelerine olanak tanır.Classroom consente agli istruttori di archiviare i corsi alla fine di un trimestre o anno.
Aynı zamanda Wagner'in oğlu "Siegfried Wagner"'e müzik dersleri verdi.Diede lezioni di composizione anche al figlio di Wagner, Siegfried.
Kimi üniversitelerde 1990 yılından bu yana çeşitli dersler veregelmektedir.Entrambi sono ampiamente utilizzati nei corsi di studio universitari sin dal 1990.
Kendimi müzik dersleriyle eğittim.Il didatta si occupa della formazione musicale.
1874'te Art Students League ve National Academy of Design'da verilen derslere katılmak üzere New York'a gitti.Nel 1874, trasferitosi a New York, frequentò sia la "National Academy of Design" che la "Art Students League".
Seyfettin Asal birkaç öğrencisine armoni ve kompozisyon dersleri de vermiştir.Ebbe numerosi allievi per i quali scrisse un trattato di armonia e temi di contrappunto.
İslâmî ilimler üzerine özel dersler aldı.Tuttavia essi erano una testimonianza degli insegnamenti religiosi del Corano circa la carità.
Kartografya Dersleri.Lezioni su Descartes.
Hiçbir zaman geleneklere göre müzikal dersler almadı.Non ha mai ricevuto un'educazione musicale vera e propria.
Daha sonra ABD'ye taşındı ve Columbia Üniversitesi'nde Semitik diller dersleri vermeye başladı.In seguito tornò negli Stati Uniti e iniziò gli studi presso la Columbia Law School.
İmam Şafii Mekke'ye dönerek burada bir müddet inceleme ve araştırmalar yapıp, talebelerine dersler verdi.Compì il noviziato a Racconigi e proseguì i suoi studi a Busca e Revello.
Torino Üniversitesi'nde ekonomi dersleri verdi (1970-1985).Insegnò diritto civile all'Università di Torino (1930-1973).
Aynı zamanda Utah Üniversitesi ve Washington'daki George Washington Üniversitesinde de dersler verdi.Ha studiato anche alla George Washington University a Washington e all'Università di Manchester.
Okuldaki derslerine çok önem verir,kitapları sever.È abbastanza impacciata negli sport e ama leggere libri.
Bir yandan da Darülfünun' da Psikoloji, Kız Öğretmen Okulu'nda Felsefe dersleri verdi.Insieme a Damo diffusero l'insegnamento della dottrina pitagorica ad altre donne.
İspanya'ya döndüğünde hukuk fakültesine girdi, ama müzik endüstrisinde çalışmak için derslerini bıraktı.Ritornata in Spagna, abbandona gli studi di diritto per dedicarsi professionalmente alla musica.
Yemek dışında bütün dersleri iyidir.È brava in quasi tutte le materie, a parte la matematica.
1890'lı yıllara doğru hukuk fakültelerinde sosyolojiye giriş derslerinin girmesi için çalışmıştır.A partire dal 1891 introdusse regolari corsi di sociologia nel piano di studio.
Bu sınav, ortaokulda görülen derslerden oluşmaktadır.È un parametro vitale rilevato durante l'esame primario.
Daha sonraları Paris'te bir eczane açtı ve derslerine devam etti.L'anno successivo aprì uno studio a San Paolo e diede lezioni.
Programda son derece eklektik dersler yer almaktadır.Negli Acta apparvero di conseguenza studi di eccezionale importanza.
Matematik ve İngilizce benim en sevdiğim derslerdi.Математика и английский были моими любимыми предметами.
Bütün dersler Fransızca.Все занятия ведутся на французском.
Ve ardından, 2005'te Tech Music Schools'ta bir yıllık şarkıcılık dersleri aldı.После этого, в 2005 году она один год ходила на курс пения в Tech Music Schools.
1916'da müzik dersleri bir müzik okuluna dönüştürüldü.В 1916 году музыкальные курсы были преобразованы в музыкальное училище.
Bu okulda yabancı öğretmenler de dersler verebiliyordu.В школе преподавали иностранные учителя.
Ayrıca 10. sınıftan itibaren öğrenciler Osmanlı Türkçesi dersleri almaktadırlar.С 8-го класса ученики могут по желанию изучать также греческий язык.
Jack, Kyle'a oyunculukta yardım ederken Kyle da Jack'e gitar dersleri veriyordu.Кайл научил Джека играть на гитаре, а Джек помог ему с актёрским мастерством.
Burada Aralık 1941'e kadar Sovyetler Birliği Komünist Partisi (SBKP) tarihi konusunda dersler verdi.Там до декабря 1941 года он преподавал историю ВКП(б).
Derslere katılım zorunludur.Посещение лекций было обязательным.
Evde ise, babası Maria’ya kendi şahsi teleskopu ile astronomi dersleri vermekteydi.Дома отец учил её астрономии, используя собственный телескоп.
Beş yaşındayken Lopez şan ve dans dersleri aldı.В пять лет Лопес начала брать уроки пения и танцев.
Öğrenciler daha hızlı ve daha kalıcı öğreniyorlardı, çünkü derslere zorlamayla değil isteyerek katılıyorlardı.Ученики обучаются быстрее, а их знания более глубоки, поскольку они учатся добровольно, а не по принуждению.
Portman, Kudüs İbrani Üniversitesi'nden dersler almak için 2004 baharında İsrail'e geri döndü.Весной 2004 года Портман проходила обучение в Еврейском университете в Иерусалиме.
KLU, Hamburg şehrinin Hafencity bölgesinde yer alarak dersleri İngilizce olarak vermektedir.КЛУ находится в районе HafenCity в Гамбурге, занятия проводятся на английском языке.
Esas dersler sabah işlenirdi.Мы помнили утреннюю тренировку.
Döner dönmez yeniden derslerine ve grup çalışmalarına geri döner.Пока же, по его словам, все могут возвращаться на учёбу и работу.
Dersler vermeye devam etti.Продолжал читать лекции.
Genellikle derslerde uyur.Иногда засыпает во время урока.
Burada Avrupa tarihi dersleri verdi ve Osmanlı İmparatorluğu üzerine uzmanlaştı.Изучала восточно-европейскую историю, специализировалась по истории Российской империи.
Yemek dışında bütün dersleri iyidir.Имеет хорошие оценки, кроме математики.
Dumbledore, Harry'e özel dersler vermeye başlar.Блэкуэлл начала давать частные уроки.
Hadis yanında Kur'an tefsiri dersleri de vermiştir fakat yazılı bir eseri bulunmamaktadır.Потом он объявил мне, что больше не может, или не хочет писать (видимо были свои причины).
Devrin meşhur âlimlerinden dersler aldı, İslami ilimlerin pek çoğunu öğrendi.После этого он читал аяты своим сподвижникам, многие из которых начинали их заучивать.
II. Abdülhamit’in kızı Adile Sultan’a sarayda resim dersleri vermiştir.Она также давала уроки живописи дочери Абдул-Хамида II во Дворце Адиле Султан.
Çocukken müzik ve dans dersleri aldı.В детстве училась классической музыке и танцам.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod