Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Manchmal schaltet man die Nachrichten ein und sagt "Ist noch irgendjemand übrig der gehackt werden könnte?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Når man tænder for nyhederne kan man nogengangen spørge sig selv: "Er der nogen tilbage at hacke?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Néha amikor a hírekre kapcsolnak, azt mondják: "Van még valaki, akit nem törtek föl?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Niekedy si zapnete správy a poviete si: "Ostal ešte niekto, koho by sa dalo napadnúť?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Občas si zapnete zprávy a říkáte si, "Zbývá ještě něco k hacknutí?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Parfois on allume les infos et on dit, "Reste-t-il quelqu'un à pirater?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Por vezes vemos as notícias e pensamos: "Ainda haverá alguém para piratear?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Soms zet je het nieuws aan en je denkt: "Is er nog iemand níet gehackt?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Καμιά φορά βάζεις τις ειδήσεις και λες, "Έμεινε κανείς που δεν χάκαραν ακόμα;"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Иногда включаешь новости и думаешь: "Кого ещё не взломали?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Іноді включаючи новини, думаєш: "Хіба залишилось ще щось, що не ламали?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.Понякога си пускате новините и си казвате: Остана ли някой, който да не е бил жертва на хакери?
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.לפעמים אתה פותח את החדשות ואתה אומר :"נשאר עוד מישהו לפרוץ אליו?"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.أحيانا تقوم بتشغيل الأخبار و تقول، "هل تبقى أي أحد ليتم اختراقه؟"
Bazen haberleri açarsınız ve kendi kendinize "bilgisayar saldırısana uğramamış birileri kaldı mı?" dersiniz.「どこか残っているの?」 ソニープレイステーションネットワーク -- 完了
Bazı sorularıma cevap vermeye ne dersin?Che ne dici di rispondere ad alcune domande?
Bazı sorularıma cevap vermeye ne dersin?Mitä jos vastaisit kysymyksiini?
Bazı sorularıma cevap vermeye ne dersin?Może odpowiesz mi na kilka pytań?
Bazı sorularıma cevap vermeye ne dersin?Nu måste du svara på några frågor.
Bazı sorularıma cevap vermeye ne dersin?Nu skal du svare på nogle spørgsmål.
Bazı sorularıma cevap vermeye ne dersin?Que tal responderes às minhas perguntas?
Bazı sorularıma cevap vermeye ne dersin?Quiero que respondas algunas preguntas.
Bazı sorularıma cevap vermeye ne dersin?Θα απαντήσεις στις ερωτήσεις μου;
Bazı sorularıma cevap vermeye ne dersin?Не хочешь ответить на мои вопросы?
Belki çok yaklaştım, ne dersin ahbap?Misschien kwam ik een beetje te dichtbij, hè vriend?
Belki çok yaklaştım, ne dersin ahbap?Peut etre ai -je ete un peu trop pres, hein mon ami ?
Belki çok yaklaştım, ne dersin ahbap?Vielleicht bin ich ein wenig zu nah gekommen, oder Kumpel?
Belki de matematik dersinde bir şeyler çiziktirmeye devam etmelisiniz?Aber es gibt noch viel mehr zu entdecken !
Belki de matematik dersinde bir şeyler çiziktirmeye devam etmelisiniz?Možná byste si v hodinách měli čmárat?
Belki de matematik dersinde bir şeyler çiziktirmeye devam etmelisiniz?¿Quizás deberías seguir garabateando en la clase de matemática?
Belki de matematik dersinde bir şeyler çiziktirmeye devam etmelisiniz?Може би ти би трябвало да продължиш с рисуването в час по математика?
Belki de matematik dersinde bir şeyler çiziktirmeye devam etmelisiniz?発見の作業に参加することもできますよ。
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin. Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.흠, 요리에 집중해도 될 것 같은데? 프랑스 요리는 어때?"라고 했어요
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin. Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Misschien had je je op koken moeten richten.
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin. Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.Może lepiej zajęłabyś się kuchnią francuską?"
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin. Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.אולי היית צריכה להתמקד בבישול. אולי בישול צרפתי?"
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin. Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.ربما كان من الأفضل لك التركيز على الطبخ. ماذا عن الطبخ الفرنسي؟"
Belki de yemek yapmaya odaklanabilirdin. Fransız mutfağına ne dersin?" diyor.だから 初めに これからお話するのは
Ben "Aman Tanrım" diyordum, nihayetinde gittim. Gittim ve eşimin dersine girdimMă gândeam, "O, Doamne."
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim.A já odpověděla,"Proč ne rovnou kouzelným skřítkem?"
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim.E eu pensei algo tipo: "E porque não um duende mágico?
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim.E io pensavo: "Perché non chiamarmi folletto?"
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim.Ik dacht: "Waarom niet de toverfee?"
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim.In jaz: "Zakaj pa ne čarobna škratovka?"
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim.Ja som na to, "A prečo nepoviete, že som kúzelný škriatok?"
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim. (Kahkahalar)Et moi : " Et pourquoi pas fée Carabosse ? " (Rires)
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim. (Kahkahalar)Και είπα, " Γιατί όχι και νεράιδα; " (Γέλια)
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim.저는 "아예 마법요정이라고 부르지 그래요?" 그런 식이었죠.
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim.M-am gândit: "De ce nu spiriduşa fermecată?"
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim.Mire én: "Miért is ne? Vagy mondjuk csodatündérnek, nem?"
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim.Och jag bara: - Varför inte en magisk älva?
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim.Og jeg sagde, "Hvorfor ikke bare skrive magisk nisse?"
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim.Sanoin: "Miksei saman tien taikakeijuksi?"
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim.Und ich dachte nur: "Warum nicht gleich Zauberfee?"
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim.Và tôi nói, "Sao không gọi là phù thủy đi?"
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim.Więc ja na to: "A może wróżką?"
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim."¿Y por qué no hada mágica?"
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim.І я подумала: "Чому не чарівною феєю?"
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim.Отговорих: "А защо не приказна фея?"
Ben de "Büyülü periye ne dersin?" dedim.Я говорю: "А, может, волшебным эльфом?"