Sami, Kahire'de derme çatma bir klinik kurdu.Sami set up a makeshift clinic in Cairo.
Sami derme çatma bir barınakta yaşıyordu.Sami lived in a makeshift shelter.
Tom derme çatma bir evde yaşıyor.Tom lives in a hovel.
Başka bir deyişle, derme çatma kalsın ve çok fazla mükemmel olmasın.In other words, keep it rough, and don't perfect it too much.
Kütüphane Dermesi Dewey Ondalık Sınıflandırma Sistemine göre düzenlenmiştir.The Library Service utilizes the Dewey Decimal Classification System.
Burada derme çatma bir yatak, battaniye... ...ve boş yemek kutularını görüyorsunuz.Here you can see their makeshift bed, blanket and empty tins of food.
Derme çatma bir sığınağa benziyor.It's like a makeshift shelter or something.
Daha ziyade derme çatma bir kulübe olmuştu bitirdiğimde.Well it looked like a little shanty shed when I'd finished.
(Onlar) Şurada bozguna uğratılacak derme çatma bir ordudur.They will be one more army vanquished among the many routed hordes.
Doğrusu, onların ahiret hakkındaki bilgileri derme-çatmadır.Still less do they comprehend the life to come.
Doğrusu, onların ahiret hakkındaki bilgileri derme-çatmadır. Aslında ondan kuşku içindedirler.Aye! their knowledge attaineth not to the Hereafter, Aye! they are in doubt thereof.
Sadece derme çatma bir cami ve gönüllü doktorların kullandığı bir çadıra dokunulmadı.Only a makeshift mosque and a tent used by volunteer doctors were left intact.
Bryant'ın ölümünden kısa bir süre sonra Staples Center'ın dışında derme çatma bir anıt yapıldı.A makeshift memorial was set up outside Staples Center shortly after Bryant's death.
Derme çatma bir kar barınağı inşa ederek kardeşini kurtarmaya çalışır, ancak Gummi dirilemez.He attempts to save his brother by building a makeshift snow shelter, but Gummi does not revive.
Anne, derme çatma çadırdan evinde yorgun ve bitkin görünüyor.The mother looks tired and worn in her makeshift tent home.
Adrias Türkiye kıyılarına kaçtı ve derme çatma onarımlardan sonra İskenderiye'ye yelken açtı.[1]Adrias escaped to the Turkish coast and after makeshift repairs, sailed to Alexandria.[19]
Başka bir deyişle, derme çatma kalsın ve çok fazla mükemmel olmasın.Par définition, ça ne sera pas la nôtre et ça ne sera pas très drôle.
Başka bir deyişle, derme çatma kalsın ve çok fazla mükemmel olmasın.Em outras palavras, manter crua e não aperfeiçoar muito.
Kütüphane Dermesi Dewey Ondalık Sınıflandırma Sistemine göre düzenlenmiştir.Rekordy katalogu porządkowane są w ramach Klasyfikacji Dziesiętnej Deweya.
İskenderiye Kütüphanesi 900.000 el yazmasıyla Antikçağın en büyük dermesine sahip bir kütüphanesiydi."Biblioteca" din Alexandria a fost cea mai mare biblioteca a Antichitatii, cu 900.000 de pergamente.
Başka bir deyişle, derme çatma kalsın ve çok fazla mükemmel olmasın.Cu alte cuvinte, muncește din greu, însă nu perfecționa prea mult.
Ayrıca küçük bir de Fransızca ve Almanca dermesi bulunmaktadır.Ngoài ra còn có một cộng đồng nhỏ người Pháp và Anh.
Başlangıçta yeşil arazide derme çatma şekillerde geçici olarak kurulan evlerden oluşuyordu.В Древна Гърция отначало се пишело върху животински кожи.
Termal kaynak çevresinde eskiden derme çatma kaplıca yapıları bulunuyordu.Za predprostorom je bila običajno tridelna notranja Cela.
Böylece o karanlık, derme çatma apartmana gittim veAlso ging ich zu diesem dunklen, weitläufigen Apartment und sie rief mir von ihrem aus Bett zu.
Böylece o karanlık, derme çatma apartmana gittim veAşa că m-am prezentat în acest apartament întunecat şi întortocheat şi ea m-a strigat, era în pat.
Böylece o karanlık, derme çatma apartmana gittim veA tak jsem se objevil v temném, rozházeném bytě v New Yorku a ona si mě přivolala, byla v posteli.
Böylece o karanlık, derme çatma apartmana gittim veCosì mi sono presentato in questo cupo, sconnesso appartamento di New York, e mi ha convocato, ed era a letto.
Böylece o karanlık, derme çatma apartmana gittim veJe me suis donc présenté dans ce sombre appartement de New York, et elle m'a appelé, elle était au lit.
Böylece o karanlık, derme çatma apartmana gittim ve그를 만나기 위해 어둡고 정신없는 뉴욕의 아파트로 찾아 갔습니다.
Böylece o karanlık, derme çatma apartmana gittim veVà tôi đến nhà vào buổi tối, lang thang đến căn hộ ở New York, và bà ấy gọi tôi, bà đang ở trên giường.
Böylece o karanlık, derme çatma apartmana gittim veY llegué a este oscuro, laberíntico, departamento en Nueva York, y ella me llamó, ella estaba en cama.
Böylece o karanlık, derme çatma apartmana gittim veИ така, появих се в този тъмен, разхвърлян нюйоркски апартамент, тя ме извика, беше в леглото.
Böylece o karanlık, derme çatma apartmana gittim veאז הופעתי בדירת ניו יורק המבולגנת והגבוהה הזו,
Böylece o karanlık, derme çatma apartmana gittim veو ذهبت إلى تلك الشقة المظلمة المتزعزعة في نيويورك،
Böylece o karanlık, derme çatma apartmana gittim ve彼女はベッドの中から私に話しかけました
Burada derme çatma bir yatak, battaniye... ...ve boş yemek kutularını görüyorsunuz.Aquí pueden ver su improvisada cama, mantas... y latas vacías de alimentos.
Burada derme çatma bir yatak, battaniye... ...ve boş yemek kutularını görüyorsunuz.Aquí pueden ver su improvisada cama, mantas... y latas vacías de alimentos.
Burada derme çatma bir yatak, battaniye... ...ve boş yemek kutularını görüyorsunuz.Assim podem ver camas improvisadas, cobertores e latas vazias de comida.
Burada derme çatma bir yatak, battaniye... ...ve boş yemek kutularını görüyorsunuz.Hier können Sie ihre provisorischen Betten, Decken und leere Konservendosen sehen.
Burada derme çatma bir yatak, battaniye... ...ve boş yemek kutularını görüyorsunuz.Hier zie je een zelfgemaakt bed, dekentje... en lege blikjes eten.
Burada derme çatma bir yatak, battaniye... ...ve boş yemek kutularını görüyorsunuz.Láthatják az összetákolt ágyakat, pokrócokat... és az üres konzerveket.
Burada derme çatma bir yatak, battaniye... ...ve boş yemek kutularını görüyorsunuz.Możecie zobaczyć czyjeś łóżko, koc oraz puste puszki po jedzeniu.
Burada derme çatma bir yatak, battaniye... ...ve boş yemek kutularını görüyorsunuz.Tady vidíte jejich provizorní lůžka, přikrývky a prázdné plechovky od jídla.
Burada derme çatma bir yatak, battaniye... ...ve boş yemek kutularını görüyorsunuz.Tässä voitte nähdä heidän tilapäis-sängyn, peitot ja tyhjät säilykeruokapurkit.
Burada derme çatma bir yatak, battaniye... ...ve boş yemek kutularını görüyorsunuz.Εδώ μπορείτε να δείτε τα αυτοσχέδια κρεβάτια, σκεπάσματα και άδειες κονσέρβες φαγητού.
Burada derme çatma bir yatak, battaniye... ...ve boş yemek kutularını görüyorsunuz.Овде можете да видите импровизовани кревет, ћебе... и празне конзерве хране.
Daha ziyade derme çatma bir kulübe olmuştu bitirdiğimde.Bem, parecia uma barraca quando acabei.
Daha ziyade derme çatma bir kulübe olmuştu bitirdiğimde.Bueno, se veía como una pocilga cuando terminé.
Daha ziyade derme çatma bir kulübe olmuştu bitirdiğimde.Cóż, kiedy skończyłem wyglądało jak malutka rozklekotana szopa.
Daha ziyade derme çatma bir kulübe olmuştu bitirdiğimde.De fapt arata ca si o mica cocioba cand am terminat.
Daha ziyade derme çatma bir kulübe olmuştu bitirdiğimde.Eh bien, il ressemblait à une petite cabane de bidonville quand j'ai eu fini.
Daha ziyade derme çatma bir kulübe olmuştu bitirdiğimde.Keď bol hotový, vyzeral ako chatrč.
Daha ziyade derme çatma bir kulübe olmuştu bitirdiğimde.Khi tôi hoàn thành, nó trông như một cái chòi lụp xụp vậy.
Daha ziyade derme çatma bir kulübe olmuştu bitirdiğimde.사실 완성품은 허름한 판자집에 가까웠지만
Daha ziyade derme çatma bir kulübe olmuştu bitirdiğimde.Nou ja, het leek meer op een klein krot toen ik klaar was.
Daha ziyade derme çatma bir kulübe olmuştu bitirdiğimde.Nun, es sah aus wie ein armseliger Schuppen als ich fertig war.
Daha ziyade derme çatma bir kulübe olmuştu bitirdiğimde.Sembrava una piccola baracca, una volta finita.
Daha ziyade derme çatma bir kulübe olmuştu bitirdiğimde.Е, приличаше на малка хижа или колиба, когато приключих.
Daha ziyade derme çatma bir kulübe olmuştu bitirdiğimde.Ну, когда я закончил, она была похожа на лачугу.