Ana içeriğe geç
Sözlük

derken ile cümle

derken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Ðoạn , ta thấy một khối chi tròn được cất lên được cất lên , và một người đờn bà ngồi giữa ê - pha .
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Ðoạn, ta thấy một khối chi tròn được cất lên được cất lên, và một người đờn bà ngồi giữa ê-pha.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.E eis que foi levantada a tampa de chumbo, e uma mulher estava sentada no meio da efa.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.És ímé, egy kerek ón-darab repül vala, és ül vala egy asszony a mérõ- edény közepében.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Et voici, une masse de plomb s`éleva, et il y avait une femme assise au milieu de l`épha.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Fu quindi alzato un coperchio di piombo; ecco dentro all'efa vi era una donna
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.He aquí que se levantó la tapa de plomo, y había una mujer sentada dentro de la caja
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.In glej, svinčena plošča se vzdigne in je videti ženo, sedečo v merniku.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Jag fick då se huru en rund skiva av bly lyfte sig; och nu syntes där en kvinna som satt i skäppan.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.ja katso, lyijykansi kohosi, ja siinä istui eräs nainen eefa-mitan sisällä.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.이 에바 가운데에는 한 여인이 앉았느니라 하는 동시에 둥근 납 한 조각이 들리더라
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Og se, et Blylåg løftedes, og se, i Efaen sad en Kvinde.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Potom hľa, nejaký olovený kruh sa zdvihol. A to bola jedna žena, ktorá sedela prostred efy.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Şi iată că se ridica un talant de plumb, şi în mijlocul efei, şedea o femeie.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Toen werd het loden deksel van de mand opgelicht en ik zag er een vrouw in zitten.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Und siehe, es hob sich ein Zentner Blei; und da war ein Weib, das saß im Epha.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Και ιδου, εσηκονετο ταλαντον μολυβδου και ιδου, μια γυνη εκαθητο εν τω μεσω του εφα.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.И вот, кусок свинца поднялся, и там сидела одна женщина посреди ефы.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.(и, ето, един талант олово си вдигаше); и ето една жена седеше всред ефата.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.והנה ככר עפרת נשאת וזאת אשה אחת יושבת בתוך האיפה׃
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.واذا بوزنة رصاص رفعت. وكانت امرأة جالسة في وسط الايفة.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.( 我 見 有 一 片 圓 鉛 被 舉 起 來 。 ) 這 坐 在 量 器 中 的 是 個 婦 人
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.( 我 見有 一 片 圓鉛 被 舉起來 。 ) 這 坐在 量器 中 的 是 個婦人
Derken, Maria Montessori ve metodları fazlasıyla ilgimi çekmeye başlamıştı.전 마리아 몬테소리와 그녀의 교육 기법
Derken, Maria Montessori ve metodları fazlasıyla ilgimi çekmeye başlamıştı. Onun olaylara yaklaşımı...Comecei a interessar-me pelos métodos de Maria Montessori, pela sua forma de abordar as coisas.
Derken, Maria Montessori ve metodları fazlasıyla ilgimi çekmeye başlamıştı.אבל אני התחלתי להתעניין מאוד במאריה מונטסורי ושיטותיה,
Derken, Maria Montessori ve metodları fazlasıyla ilgimi çekmeye başlamıştı.ولكن بدأت اهتم جداً بماريا مونتيسوري وأساليبها
Derken odanın öbür ucundaki karımın,Und mir gegenüber, meine Frau
Derken odanın öbür ucundaki karımın,Y del otro lado de la sala, mi esposa
Derken odanın öbür ucundaki karımın,מעבר לשולחן, אישתי (שתחיה)
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Apoi Panbanisha face ceva neaşteptat.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Dan doet Panbanisha iets onverwachts.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Dann hat Panbanisha etwas Unerwartetes getan.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Entonces Panbanisha hace algo inesperado.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Lalu Panbanisha melakukan sesuatu yang tak terduga.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Nagle Panbanisha robi coś niespodziewanego.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Panbanisha valami meglepő dolgot tesz.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Pludseligt gør Panbanisha noget uventet.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Poi Panbanisha fa qualcosa di inaspettato.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Puis Panbanisha fait quelque chose d'inattendu.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Sitten Panbanisha tekee jotain odottamatonta.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.Вдруг Панбаниша совершает неожиданный поступок.
Derken, Panbanisha beklenmedik bir şey yaptı.И тогава Панбаниша прави нещо неочаквано.
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki, "Bir işin var. Bir umudun var.Aztán a professzor meghallgatta a történetemet és azt mondta: " Van munkád, tehát van reményed.
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki, "Bir işin var.Toen luisterde de professor naar mijn verhaal, en hij zei:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Dann hörte sich der Professor meine Geschichte an und sagte,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,După aceea, profesorul a ascultat povestea mea și mi-a spus:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Entonces el profesor escuchó mi historia y dijo,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Il professore allora ascoltò la mia storia e disse:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Kemudian dosen tadi mendengar cerita saya dan berkata,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,그리고 그 교수님은 제 이야기를 들으시고
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Le professeur a alors écouté mon histoire et m'a dit,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Nato je moji zgodbi prisluhnil tisti profesor in dejal:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,O professor ouviu a minha história e disse:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Potom profesor poslouchal můj příběh a řekl,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Potom si profesor vypočul môj príbeh a povedal,
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Profesor wysłuchał mojej historii i powiedział:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Professori kuunteli tarinani ja sanoi:
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Rồi vị giáo sư lắng nghe câu chuyện của tôi rồi nói
Derken, profesör hikayemi dinledi ve dedi ki,Så lyttede professoren til min historie, og han sagde:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod