Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.そこで私達二人は何てことだと ただ取り乱しました
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Apoi, cea mai dăunătoare invenţie, pentru femei, a fost aratul.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Aztán jött a nők legrosszabb találmánya, az eke.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Ďalej, najhorším vynálezom ženy bol pluh.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Dann, die schlechteste Erfindung der Frauen war der Pflug.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Depois, a pior invenção da mulher, o arado.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.그 때, 여성의 최악의 발명품은 쟁기였습니다.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.La peggiore invenzione per le donne fu l'aratro.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Najgorszym wynalazkiem kobiet był pług.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Por tanto, el peor invento de la mujer fue el arado.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Puis la pire invention pour la femme fut la charrue.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Sau đó, phát minh tệ hại nhất đối với phụ nữ là cái cày.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Sedan, kvinnornas värsta uppfinning var plogen.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Takrat je bil ženski najslabši izum plug.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Toen was de vrouws slechtste uitvinding de ploeg.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Z pohledu žen byl nejhorším vynálezem pluh.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Τότε, η χειρότερη εφεύρεση της γυναίκας ήταν το αλέτρι.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Потім, найгіршим жіночим винаходом був плуг.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Потом худшим женским изобретением стал плуг.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Следва най-лошото изобретение за жените - плуга.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.ואז, ההמצאה הגרועה ביותר לנשים היתה המחרשה
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.وكان أسوأ إختراع بالنسبة للمرأة هو المحراث
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.然後,對婦女來講,最弊嘅發明就係犁
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.道具を使った農業が始まり男性の役割は非常に大きくなりました
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.A aj, žena potkala ho v ozdobě nevěstčí a chytrého srdce,
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.A hľa, nejaká žena vyšla proti nemu, v odeve smilnice, opatrného srdca chytrého;
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.A oto niewiasta spotkała go, w ubiorze wszetecznicy, chytrego serca,
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.Da kom en kvinne ham i møte i en skjøges klær og med svikefullt hjerte.
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.Ecco farglisi incontro una donna, in vesti di prostituta e la dissimulazione nel cuore
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.e eis que uma mulher lhe saiu ao encontro, ornada � moda das prostitutas, e astuta de coração.
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.Een vrouw kwam hem tegemoet, gekleed zoals bij haar beroep paste, doortrapt en op haar hoede.
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.És ímé, egy asszony eleibe jõ, paráznának öltözetében, álnok az õ elméjében.
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.Et voici, il fut abordé par une femme Ayant la mise d`une prostituée et la ruse dans le coeur.
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.In glej, ženska mu pride naproti, v kurbji opravi in odrevenelega srca.
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.Ja katso, nainen tulee häntä vastaan, porton puvussa, kavala sydämeltä.
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.Kìa , người đờn bà ấy đi ra rước hắn , Trang_điểm như con bợm , lòng đầy mưu_kế ,
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.Kìa, người đờn bà ấy đi ra rước hắn, Trang điểm như con bợm, lòng đầy mưu kế,
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.그 때에 기생의 옷을 입은 간교한 계집이 그를 맞으니
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.Og se, da møder Kvinden ham i Skøgedragt, underfundig i Hjertet;
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.Se, då kom där en kvinna honom till mötes; hennes dräkt var en skökas, och hennes hjärta illfundigt.
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.Şi, iată că, i -a alergat înainte o femeie îmbrăcată ca o curvă şi cu inima şireată.
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.Und siehe, da begegnete ihm ein Weib im Hurenschmuck, listig,
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.Y he aquí que una mujer le salió al encuentro con vestido de prostituta y astuta de corazón
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.και ιδου, συναπαντα αυτον γυνη εχουσα σχημα πορνικον, και καρδιαν δολιοφρονα,
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.И вот – навстречу к нему женщина, в наряде блудницы, с коварнымсердцем,
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.И посрещна го жена, Облечена като блудница и с хитро сърце;
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.והנה אשה לקראתו שית זונה ונצרת לב׃
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.واذ بامرأة استقبلته في زي زانية وخبيثة القلب.
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.看 哪 、 有 一 個 婦 人 來 迎 接 他 、 是 妓 女 的 打 扮 、 有 詭 詐 的 心 思
Derken kadın onu karşıladı, Fahişe kılığıyla sinsice.看 哪 、 有 一 個婦 人 來 迎接 他 、 是 妓女 的 打扮 、 有 詭詐 的 心思
Derken keten giysili, belinde yazı takımı olan adam, ‹‹Buyruklarını yerine getirdim›› diye haber verdi.가는 베옷을 입고 허리에 먹 그릇을 찬 사람이 복명하여 가로되 주께서 내게 명하신 대로 내가 준행하였나이다 하더라
Derken keten giysili, belinde yazı takımı olan adam, ‹‹Buyruklarını yerine getirdim›› diye haber verdi.Nầy , người mặc vải gai , lưng đeo sừng mực , đến trình việc rằng : Tôi đã làm y_như lời Ngài truyền .
Derken keten giysili, belinde yazı takımı olan adam, ‹‹Buyruklarını yerine getirdim›› diye haber verdi.Nầy, người mặc vải gai, lưng đeo sừng mực, đến trình việc rằng: Tôi đã làm y như lời Ngài truyền.
Derken keten giysili, belinde yazı takımı olan adam, ‹‹Buyruklarını yerine getirdim›› diye haber verdi.והנה האיש לבש הבדים אשר הקסת במתניו משיב דבר לאמר עשיתי כאשר צויתני׃
Derken keten giysili, belinde yazı takımı olan adam, ‹‹Buyruklarını yerine getirdim›› diye haber verdi.واذا بالرجل اللابس الكتان الذي الدواة على جانبه رد جوابا قائلا قد فعلت كما امرتني
Derken keten giysili, belinde yazı takımı olan adam, ‹‹Buyruklarını yerine getirdim›› diye haber verdi.那 穿 細 麻 衣 、 腰 間 帶 著 墨 盒 子 的 人 、 將 這 事 回 覆 說 、 我 已 經 照 你 所 吩 咐 的 行 了
Derken keten giysili, belinde yazı takımı olan adam, ‹‹Buyruklarını yerine getirdim›› diye haber verdi.那 穿細 麻衣 、 腰間帶 著墨 盒子 的 人 、 將這 事 回覆 說 、 我 已 經照 你 所 吩咐 的 行了
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.A aj, plech tlustý olověný nesen byl, a přitom žena jedna, kteráž seděla u prostřed té efi.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.A oto sztukę ołowiu niesiono, a przytem była niewiasta jedna, która siedziała w pośrodku efa.
Derken kurşun kapak kaldırıldı. Kabın içinde bir kadın oturuyordu.Da blev et blylokk løftet op, og det viste sig en kvinne som satt i efaen.