Derken bundan 600 ile 800 milyon yıl önce, çok-hücreli canlılar ortaya çıktı.Vervolgens zijn dan 600 tot 800 miljoen jaar geleden meercellige organismen op het toneel verschenen.
Derken bundan 600 ile 800 milyon yıl önce, çok-hücreli canlılar ortaya çıktı.Τότε, μεταξύ 600 και 800 εκατομμυρίων χρόνων πριν, εμφανίζονται πολυκύτταροι οργανισμοί.
Derken bundan 600 ile 800 milyon yıl önce, çok-hücreli canlılar ortaya çıktı.Далее, примерно 600-800 миллионов лет назад, появляются многоклеточные организмы.
Derken bundan 600 ile 800 milyon yıl önce, çok-hücreli canlılar ortaya çıktı.След това, преди около 600 до 800 милиона години, се появяват многоклетъчните организми.
Derken bundan 600 ile 800 milyon yıl önce, çok-hücreli canlılar ortaya çıktı.ואז לפני כ-600 עד 800 מיליון שנה, הופיעו יצורים רב-תאיים.
Derken bundan 600 ile 800 milyon yıl önce, çok-hücreli canlılar ortaya çıktı.ثمّ منذ 600 أو 800 مليون سنة مضت، ظهرت أنظمةٌ متعدّدة الخلايا.
Derken bundan 600 ile 800 milyon yıl önce, çok-hücreli canlılar ortaya çıktı.多細胞生物です 菌類が誕生し 魚類が誕生し
Derken, çita ile karşılaşır.Acum priveşte cum se apropie ghepardul.
Derken, çita ile karşılaşır.Agora, vê a chita aproximar-se.
Derken, çita ile karşılaşır.Ahora, mirad cómo se acerca el leopardo.
Derken, çita ile karşılaşır.A teď se blíží gepard.
Derken, çita ile karşılaşır.Ecco il ghepardo che si avvicina.
Derken, çita ile karşılaşır.Het jachtluipaard komt dichterbij.
Derken, çita ile karşılaşır.Katso! Gepardi lähestyy sitä.
Derken, çita ile karşılaşır.Ketika kijang menyedari disekitarnya ada binatang buas yang boleh mengacam hidupnya.
Derken, çita ile karşılaşır.Nézzék, egy leopárd közelít felé. A ragadozó becserkészi áldozatát.
Derken, çita ile karşılaşır.Regarde le guépard qui approche.
Derken, çita ile karşılaşır.Se! Geparden nærmer sig.
Derken, çita ile karşılaşır.Spójrz jak podkrada się gepard.
Derken, çita ile karşılaşır.Titta! Geparden närmar sig.
Derken, çita ile karşılaşır.Unser Kameramann hat Glück. Ein Gepard schleicht sich heran!
Derken, çita ile karşılaşır.Và đây là con báo đang đến gần...
Derken, çita ile karşılaşır.Zdaj gre gepard.
Derken, çita ile karşılaşır.Και τώρα κοίτα, πλησιάζει η τσίτα.
Derken, çita ile karşılaşır.Но ето че приближава леопард.
Derken, çita ile karşılaşır.Но ето че приближава леопард. Виж как дебне плячката си.
Derken, çita ile karşılaşır..קיבלתי ג'וב ענק
Derken, çita ile karşılaşır.الآن انظرى بينما الفهد يقترب
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.이미 연기와 불길이 11층에 있는 우리 방 창문까지 올라왔습니다.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Ed ora ci sono fumo e fiamme che entrano dalle nostre finestre. Siamo all'undicesimo piano.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Et maintenant il y a de la fumée et des flammes à nos fenêtres, nous sommes au 11ème étage.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Fum și flăcări treceau pe lângă geamul nostru de la etajul 11.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık."Gene, não te assustes, acho que o hotel está a arder".
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Khói và lửa lan đến cửa sổ phòng chúng tôi Và chúng tôi đang ở tầng 11.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Nu komen er rook en vlammen bij onze ramen op de elfde verdieping.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Przez okno do pokoju wpada dym i ogień, jesteśmy na 11. piętrze.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Und dann erreicht der Rauch und die Flammen unsere Fenster. Wir sind in der 11. Etage.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Y ya habían llamas y humo en nuestra ventana, estábamos en el piso 11.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Και τώρα καπνός και φλόγες φαίνονται από τα παράθυρά μας -- ήμασταν τον 11ο όροφο.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.Дим и пламъци идваха към нашите прозорци, а ние бяхме на 11 етаж.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.И тут уже дым и пламя прямо у наших окон, на 11 этаже.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.עכשיו העשן והלהבות מגיעים לחלון שלנו, ואנחנו בקומה ה-11.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.و الآن هناك دخانا و نيرانا مشتعلة تصعد إلى نوافذنا و نحن في الطابق الحادي عشر.
Derken duman ve alevler penceremize erişti ve biz 11. kattaydık.そこで私達二人は何てことだと ただ取り乱しました
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Apoi, cea mai dăunătoare invenţie, pentru femei, a fost aratul.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Aztán jött a nők legrosszabb találmánya, az eke.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Ďalej, najhorším vynálezom ženy bol pluh.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Dann, die schlechteste Erfindung der Frauen war der Pflug.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Depois, a pior invenção da mulher, o arado.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.그 때, 여성의 최악의 발명품은 쟁기였습니다.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.La peggiore invenzione per le donne fu l'aratro.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Najgorszym wynalazkiem kobiet był pług.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Por tanto, el peor invento de la mujer fue el arado.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Puis la pire invention pour la femme fut la charrue.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Sau đó, phát minh tệ hại nhất đối với phụ nữ là cái cày.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Sedan, kvinnornas värsta uppfinning var plogen.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Takrat je bil ženski najslabši izum plug.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Toen was de vrouws slechtste uitvinding de ploeg.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Z pohledu žen byl nejhorším vynálezem pluh.
Derken, kadının en kötü icadı olan "saban" ortaya çıktı.Τότε, η χειρότερη εφεύρεση της γυναίκας ήταν το αλέτρι.