Ana içeriğe geç
Sözlük

derisi ile cümle

derisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Elinde sensörlerin olduğunu ve bunların yeni el derisine bastırdığını hayal edin.Представьте, сенсоры в кисти посылают сигнал выше и отражают его на новой коже ладони.
Elinde sensörlerin olduğunu ve bunların yeni el derisine bastırdığını hayal edin.תארו לעצמכם חיישנים ביד העולים למעלה ולוחצים על עור היד החדש.
Elinde sensörlerin olduğunu ve bunların yeni el derisine bastırdığını hayal edin.تخيلوا لو أن هناك حساسات صناعية في اليد تنقل الإشارة إلى الصدر وتضغط حيث تلك الماسحات العصبية.
Elinde sensörlerin olduğunu ve bunların yeni el derisine bastırdığını hayal edin.胸の「手」に伝わればいいのです これは面白い
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.aber die Felle von den Böcklein tat sie um seine Hände, und wo er glatt war am Halse,
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.A kecskegödölyék bõrével pedig beborítá az õ kezeit, és nyakának simaságát.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.A kožkami kozelčími obvinula ruce jeho, a díl hladký hrdla jeho.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.A kožky z kozleniec obvliekla na jeho ruky a na hladké miesto jeho hrdla.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.A skórkami koźlęcemi obwinęła ręce jego, i gładkość szyi jego.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.com as peles dos cabritos cobriu-lhe as mãos e a lisura do pescoço;
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.con le pelli dei capretti rivestì le sue braccia e la parte liscia del collo
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Elle couvrit ses mains de la peau des chevreaux, et son cou qui était sans poil.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.I -a acoperit cu pielea iezilor mînile şi gîtul, care era fără păr.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Ia membalutkan juga kulit anak kambing pada lengan dan leher Yakub yang tidak berbulu itu
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.in s kožicami kozličev obleče roke njegove in gladino vratu njegovega.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.또 염소 새끼의 가죽으로 그 손과 목의 매끈매끈한 곳에 꾸미고
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Men skinnene av kjeene hadde hun om hans hender og om den glatte del av hans hals.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Mutta vohlain nahat hän kääri hänen käsiinsä ja paljaaseen kaulaansa.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Och med skinnen av killingarna beklädde hon hans händer och den släta delen av hans hals.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.rồi người lấy da dê con bao hai tay và cổ , vì tay và cổ Gia-cốp không có lông .
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.rồi người lấy da dê con bao hai tay và cổ, vì tay và cổ Gia-cốp không có lông.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Skindene af Gedekiddene lagde hun om hans Hænder og om det glatte på hans Hals,
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.Y puso las pieles de los cabritos sobre las manos y sobre el cuello, donde no tenía vello
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.και με τα δερματα των εριφιων εσκεπασε τας χειρας αυτου, και τα γυμνα του τραχηλου αυτου
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.а руки его и гладкую шею его обложила кожею козлят;
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.И зави ръцете му и гладкото на шията му с ярешките кожи.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.ואת ערת גדיי העזים הלבישה על ידיו ועל חלקת צואריו׃
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.والبست يديه وملاسة عنقه جلود جديي المعزى.
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.又 用 山 羊 羔 皮 、 包 在 雅 各 的 手 上 、 和 頸 項 的 光 滑 處
Ellerinin üstünü, ensesinin kılsız yerini oğlak derisiyle kapladı.又 用 山羊 羔皮 、 包在 雅各 的 手上 、 和 頸項 的 光滑處
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.Aber des Farren Fleisch, Fell und Mist sollst du draußen vor dem Lager verbrennen; denn es ist ein Sündopfer.
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.Ali junčevo meso in kožo in iztrebke njegove sežgi z ognjem zunaj šatorišča: daritev za greh je.
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.A mäso junca a jeho kožu i s jeho lajnom spáliš ohňom vonku za táborom; to je obeť za hriech.
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.A mięso cielca, i skórę jego, i gnój jego, spalisz ogniem za obozem; bo to jest ofiara za grzech.
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.A tulok húsát, bõrét és ganéját pedig égesd el a táboron kívül: bûnért való áldozat az.
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.그 수소의 고기와 가죽과 똥은 진 밖에서 불사르라 이는 속죄제니라
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.mas a carne do novilho, o seu couro e o seu excremento queimarás fora do arraial; é sacrifício pelo pecado.
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.Maso pak z toho volka, a kůži s lejny jeho spálíš ohněm vně za stany; nebo obět za hříchy jest.
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.Men kjøttet av oksen og dens hud og dens skarn skal du brenne op med ild utenfor leiren - det er et syndoffer.
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.men Tyrens Kød, dens Hud og dens Skarn skal du brænde uden for Lejren. Det er et Syndoffer.
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.Mutta mullikan liha, nahka ja rapa polta tulessa leirin ulkopuolella. Se on syntiuhri.
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.Nhưng ở ngoài trại quân hãy thiêu hết thịt , da , và phẩn của con bò đực đó ; ấy_là một của lễ chuộc tội vậy .
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.Nhưng ở ngoài trại quân hãy thiêu hết thịt, da, và phẩn của con bò đực đó; ấy là một của lễ chuộc tội vậy.
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.Vlees, huid en mest van de stier moeten echter buiten het kamp worden verbrand als een zondoffer.
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.А месото на юнеца, кожата му и изверженията му да изгориш в огън вън от стана; това е жертва за грях.
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.а мясо тельца и кожу его и нечистоты его сожги на огне вне стана: это – жертва за грех.
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.ואת בשר הפר ואת ערו ואת פרשו תשרף באש מחוץ למחנה חטאת הוא׃
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.واما لحم الثور وجلده وفرثه فتحرقها بنار خارج المحلّة. هو ذبيحة خطية
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.只 是 公 牛 的 皮 、 肉 、 糞 、 都 要 用 火 燒 在 營 外 . 這 牛 是 贖 罪 祭
Etini, derisini, gübresini de ordugahın dışında yak. Bu günah sunusudur.只是 公牛 的 皮 、 肉 、 糞 、 都 要 用 火燒 在 營外 . 這牛 是 贖罪祭
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.그 고기와 가죽은 진 밖에서 불사르니라
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.A húst pedig és a bõrt tûzzel égeté meg a táboron kivül.
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.A mäso i kožu spálil ohňom vonku za táborom.
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.A meso in kožo sežge z ognjem zunaj šatorišča.
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.Ażebyście nauczali synów Izraelskich wszystkich ustaw, które im rozkazał Pan przez Mojżesza.
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.Còn thịt và da , người đem ra thiêu ngoài trại quân .
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.Còn thịt và da, người đem ra thiêu ngoài trại quân.
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.E queimou ao fogo fora do arraial a carne e o couro.
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.Het vlees en de huid verbrandde hij echter buiten het kamp.
Etiyle derisini ise ordugahın dışında yaktı.Iar carnea şi pielea le -a ars în foc afară din tabără.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod