Ana içeriğe geç
Sözlük

derinlik ile cümle

derinlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Plateliai Gölü (12.05 km², 47 m derinlik) en derin göldür.El lago Plateliai (12,05 km², 47 m de profundidad) es el lago más grande.
Ormanın derinliklerinde yeni bir Pokémon keşfedildi.Un nuevo tipo de Pokémon fue descubierto en el interior de la selva.”
Uygulamanın kaynağı, tarihin derinliklerinde kaybolmuştur.Los orígenes de estaño parecen estar perdido en la historia.
Bu deniz üçlemesi, kıyılardan derinliklere kadar tüm okyanus yaşamını anlatıyordu.Esta trilogía explora la vida en los océanos desde las costas hasta las profundidades.
Düşman topraklarının derinliklerinde bulunan ordunun askerleri iki imparator seçti.Con el ejército profundamente internado en territorio enemigo, los soldados eligieron a los dos emperadores.
Az sonra güçlü bir Sovyet füzesi beni uzayın derinliklerine taşıyacak.En los próximos minutos una poderosa nave espacial me llevará a los distantes espacios del universo.
Çukurlar farklı çap ve derinliktedir.Estos túmulos son diferentes en tamaño y profundidad.
Deniz alanı, 15 metre derinlikten daha az bir kıta sahanlığıdır.La zona del mar es una plataforma continental con menos de 15 metros de profundidad.
Bitki köklerinin, toprağın derinliklerine gitmesi sağlanır.Confía sus granos a la tierra.
Gölün en derin bölgesi 33,3 metre, derinlik ortalaması ise 7,6 metre'dir.La profundidad máxima del lago es 33.3 m, y el promedio es 7.6 m.
7000 metreye kadar derinlikte yaşayabilirler.Pueden vivir en profundidades de hasta 800 m.
"Sabanca Gölü'nün derinlik haritası ve morfometrisi".«Nuevos datos morfométricos para el Lago de Sanabria».
Derinlik ile draft arasındaki farka eşittir.La diferencia entre juicio y proposición es importante.
2006 yılı kazılarında 8 metre derinlikte 19 tabaka açığa çıkmıştır.En septiembre de 2006 se reportó una profundidad mínima de 10,8 m.
Sistem beş temel bileşene dayanıyor: Işık, Derinlik, Hareket, Malzeme ve Ölçek.Il sistema si basa su cinque componenti chiave: luce, profondità, movimento, materiale e scala.
Derinlikleri tercih ederler.Preferisce le acque profonde.
Toz / su geçirmezdir, port kapağı kapalı halde suya 1 metreye derinlikte 30 dakikaya kadar dayanabilir.Il tablet è resistente all'acqua e può rimanere immerso ad un metro di profondità per 30 minuti.
Bu adaların dogal mi yoksa insan eliyle mi yapıldıgi tarihin derinlikleri içinde kaybolup bilinmemektetir.Non è noto se sia presente anche in aree disturbate dalla presenza umana.
Bu istasyonlardan 4’ü büyük derinlikte idi.Tra le 4 stazioni è quella che si trova a maggiore profondità.
Üçünün de hayatı Ege Kıyılarında kesişir ve birbirlerinin derinliklerine inmeye başlarlar.Tutti e tre vanno in spiaggia e iniziano a litigare.
Uygulamanın kaynağı, tarihin derinliklerinde kaybolmuştur.Le sue origini si perdono nella storia.
Hatta bazı yerlerde derinlik 10 km'ye kadar çıkabilmektedir.Possono effettuare spostamenti anche su distanze fino a 10 km.
Genelde derinlikleri azdır.Di solito vive a basse profondità.
Bu bölgede derinlik artar.Lì lui conobbe a fondo quelle regioni.
Genellikle 1–100 m derinlikler arasında bulunurlar.Обычно залегают на глубине от 100 до 1000 метров.
İstasyonların yedisi büyük derinliktedir.Все семь станций метро оснащены высокими платформами.
Kıyıda derinliklerden başlayan fiyortlar yer alır.Свал глубин начинаются сразу от берега.
Derinlikleri tercih ederler.Предпочитает низины.
( Derinlik, insanın en kapsamlı gereksinimlerine olan hassaslığında yaratılan dengeden söz eder.(Борис Полевой ярко показал, как можно жить в самых нежизненных условиях.
En fazla 100 m derinlikte bulunurlar.Дистанция до них должна быть не менее 100 метров.
Derinlik ise birkaç yüz kilometre idi.Он ошибся на несколько километров.
Sıcaklığı yıl boyunca değişmeyen kaynaklar; genellikle yerin derinliklerinden gelir.Температуры мало изменяются в течение года и зависят в основном от высоты местности.
"Ölüm çukuru" olarak adlandırılan çukur 3 metre çapında ve yaklaşık olarak 1,5 metre derinliktedir.Диаметр «колодца» составляет более 3 метров, а глубина — около 1,5 метра.
Yeni kent merkezi büyük gemilerin yanaşması için gereken derinlikte bir limana sahipti.Для захода больших торговых кораблей компания нуждалась в хорошей глубокой гавани.
Bu gibi malzemeler ıslak ortamlarda veya belirli derinliklerde su altında kullanılabilir.وقد تستخدم تلك الأشياء في البيئات الرطبة أو تحت الماء حتى أعماق محددة.
Derinlikleri tercih ederler.وهو يفضل المياه العميقة.
Daha önce su üstü gemilere göre döşenen yüzeye yakın mayın hatlarına derinlik verildi.وقد أعطت عمقا لخطوط الألغام التي سقطت قريبا من سطح الماء وفقا للسفن التي كانت فوق سطح الماء قبل ذلك.
Körfez yaklaşık 15 km uzunluğundadır ve iki ila dört km genişliğinde ve derinlikte doğal bir limandır.يصل طول الخليج إلى حوالي 15 كيلومتر وبعرض اثنان إلى أربعة كيلومتر، و مرفأ عميق طبيعي.
Yanıklar derinlik, yaralanma şekli, boyut ve bağlantılı yaralanmalara göre sınıflandırılabilir.يمكن تصنيف الحروق وفقاً للعمق وآلية الإصابة والامتداد والإصابات المصاحبة.
Derinlik güneyden kuzeye çıkıldıkça artış gösterir.العمق : يزيد عمقها كلما إتجهنا غربا.
Buyurun bir cümle okuyorum: "Ağlamayı aşan bir derinlikteydim."فَقَالَ لَهَا يَسُوعُ: «أَعْطِينِي لِأَشْرَبَ».
Bunun üzerine mayın hatları farklı derinliklerde kademeli olarak bırakılmaya başlandı.وعندئذ بدأ بترك خطوط الألغام على أعماق مختلفة و بشكل تدريجي .
Bu mayınlar arasında 46 metre vardı ve derinlikleri 2.5 metre idi.ووقعت هذه الألغام على بعد 46 متر بين بعضها البعض وعلى عمق 2.5متر .
Kalkar ve kükrer, tekrar okyanusun derinliklerine gider.Dispensada, Erda mergulha novamente às profundezas da terra.
1923'teki Büyük Kantō Depremi'nin merkez üssü, Sagami Körfezi'ndeki Oshima Adası'nın derinlikleriydi.O epicentro do Grande terremoto de Kanto de 1923 foi de baixo da ilha de Izu Oshima, na Baía de Sagami.
Uygulamanın kaynağı, tarihin derinliklerinde kaybolmuştur.Kuras então parece desaparecer dos registros históricos.
Ayrıca bu derinlik dünyadaki en alçak üçüncü noktadır.É também o sétimo ponto mais baixo do mundo.
Elmasların yaklaşık 200 km kadar derinliklerde oluştuğu düşünülmektedir.Seu diâmetro foi estimado em cerca de 160 km.
Bu derinlikle dünyanın 35. en derin mağarasıdır.É considerada a 35.ª avenida mais cara do mundo.
Çoğunlukla genişlikleri fazla, derinlikleri daha azdır.Devida frequência alta seu alcance é menor.
Yeni kent merkezi büyük gemilerin yanaşması için gereken derinlikte bir limana sahipti.De haven van New York City moest worden uitgediept voor deze schepen.
İstasyonların yedisi büyük derinliktedir.De zeven hoofdwegen zijn geasfalteerd.
( Derinlik, insanın en kapsamlı gereksinimlerine olan hassaslığında yaratılan dengeden söz eder.(Verlichting is het uittreden van de mens uit de onmondigheid die hij aan zichzelf te wijten heeft.
Orada mıydı, derinliklerine ulaşılamaz engin Umman?Waar konden ze hun kracht halen, als ze niet konden eten?
Bu kez, 100 km.’nin üstünde bir derinlikte güçlü bir savunma düzeni hazırladılar.Hij stelde ze op in een 11 km lange halfcirkelvormige defensieve linie.
Kalbinin derinliklerinde sakladığı bir sırrı var.Hij heeft een opvallende tekening op zijn lichaam.
Bu derinlikle dünyanın 35. en derin mağarasıdır.Qua hoogte is het de 35e berg ter wereld.
Deprem 9.9 kilometre derinlikte meydana geldi.De aardbeving vond plaats op een diepte van 29,1 km.
Ancak yaklaşık 300 işçi, çıkan yangın sebebiyle 800 metre derinlikte mahsur kaldı.Zo'n 800 kompels tot een diepte van twee kilometer werden door de brand ingesloten.
Hacmi hesaplamak için uzunluğu enle, daha sonra da derinlikle çarparsın.Om de inhoud te berekenen vermenigvuldig je de lengte met de breedte en daarna met de diepte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod