Kendisini buradan kurtarması gerekiyor, ölümlülüğünün derinliklerinden gelip ruhunu serbest bırakması.עליה למשוך את עצמה מעלה ממעמקי התמותה, לשחרר את נפשה.
Kendisini buradan kurtarması gerekiyor, ölümlülüğünün derinliklerinden gelip ruhunu serbest bırakması.ومن هناك يتعين عليها نشل نفسها من أعماق الفناء، لتأتي وتطلق روحها.
Kendisini buradan kurtarması gerekiyor, ölümlülüğünün derinliklerinden gelip ruhunu serbest bırakması.自ら抜け出し 精神を解放しなければなりません その時こそ
Kilometrelerce derinlikteki bu okyanus... ...tuhaf yaşam formları ile dolu.Cet océan, profond de plusieurs kilomètres... grouille d'étranges formes de vie.
Kilometrelerce derinlikteki bu okyanus... ...tuhaf yaşam formları ile dolu.Dieser Kilometer tiefe Ozean flüssigen Wassers... ...wimmelt von seltsamen Lebensformen.
Kilometrelerce derinlikteki bu okyanus... ...tuhaf yaşam formları ile dolu.Este oceano de água líquida com quilómetros de profundidade, é abundante de estranhas formas de vida.
Kilometrelerce derinlikteki bu okyanus... ...tuhaf yaşam formları ile dolu.Este océano de kilómetros de agua profundas... .. .es repletas de extrañas formas de vida.
Kilometrelerce derinlikteki bu okyanus... ...tuhaf yaşam formları ile dolu.Ini lautan air cair mendalam kilometer... ... Adalah padat dengan aneh bentuk kehidupan.
Kilometrelerce derinlikteki bu okyanus... ...tuhaf yaşam formları ile dolu.액체인 물이 수키로미터 깊이나 되는 바다에는 낯선형태의 생명으로 가득차있습니다.
Kilometrelerce derinlikteki bu okyanus... ...tuhaf yaşam formları ile dolu.Questo oceano di acqua liquida, profondo chilometri... ...brulica di strane forme di vita.
Kilometrelerce derinlikteki bu okyanus... ...tuhaf yaşam formları ile dolu.Този океан от течна вода с дълбочина километри изобилства от странни форми на живот.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.10 километров от берега и 380 метров глубины.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.해안에서 6마일(9.6km) 떨어진 곳의1250피트(381m) 깊이 아래였습니다.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Bilo je 10 kilometrov od obale in 400m globoko.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.C'était à près de dix kilomètres des côtes, par 380 mètres de profondeur.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Det var en mil från land och 375 meter under havsytan.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Era la şase mile distanţă de mal şi 1250 picioare în jos (381 metri).
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Ero a sei miglia al largo e a una profondità di 1.250 piedi.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Estaba a seis millas de la costa y a 1.250 pies (380 m.) de profundidad.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Foi a mais de 9000 km da costa e a 380 metros de profundidade.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim. Hâlâ en sevdiğim mayolarımdan biridir.Bolo to 11 km od pobrežia a 380 m hlboko.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Het was tien km uit de kust en 380 meter diep.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Knapp 10 Kilometer vor der Küste und in 381 Metern Tiefe.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Menyelam enam mil lepas pantai pada kedalaman 1250 kaki.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Mindez 9,6 km-re a parttól, 381 méter mélyen történt.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.To było prawie 10 km od brzegu, na głębokości 381 m.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Vị trí lặn cách bờ biển sáu dặm và ở độ sâu 1,250 feet.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Ήταν έξι μίλια ανοιχτά και 380 μέτρα βάθος.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.Беше на 10 километра от брега и на 380 метра дълбочина.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.זה היה כ- 9.6 ק"מ מהחוף וכ-381 מטרים במעמקי הים.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.لقد كانت على بعد ستة أميال من الشاطئ و عمق 1250 قدماً.
Kıyıdan 11 km açıkta ve 380 metre derinlikteydim.私の大好きな水着の1つです
Köklerini bir geleneğin derinliklerine salmış bir şey demek.E ceva ce are rădăcini adânci într-o tradiţie.
Köklerini bir geleneğin derinliklerine salmış bir şey demek.Enraizada profundamente numa tradição.
Köklerini bir geleneğin derinliklerine salmış bir şey demek.Et quelque chose qui est enraciné profondément dans une tradition.
Köklerini bir geleneğin derinliklerine salmış bir şey demek.Etwas das tief in der Überlieferung verwurzelt ist.
Köklerini bir geleneğin derinliklerine salmış bir şey demek.이는 전통에 깊게 뿌리박고 있다는 것입니다.
Köklerini bir geleneğin derinliklerine salmış bir şey demek.Profonde radici nella tradizione.
Köklerini bir geleneğin derinliklerine salmış bir şey demek.Radykalizm to coś głęboko zakorzenionego w tradycji.
Köklerini bir geleneğin derinliklerine salmış bir şey demek.Valami, ami mélyen a tradíciókban gyökerezik.
Köklerini bir geleneğin derinliklerine salmış bir şey demek.Và một thứ có gốc rễ sâu sắc trong một truyền thống.
Köklerini bir geleneğin derinliklerine salmış bir şey demek.Y algo que está profundamente enraizado en la tradición.
Köklerini bir geleneğin derinliklerine salmış bir şey demek.Нещо, което е вкоренено дълбоко в традицията.
Köklerini bir geleneğin derinliklerine salmış bir şey demek.משהו שמושרש עמוק במסורת.
Köklerini bir geleneğin derinliklerine salmış bir şey demek.أو متأصل في التقاليد
Köklerini bir geleneğin derinliklerine salmış bir şey demek.それが建築ということであり、それが急進性なのです
Köklü bir şey demek. Köklerini bir geleneğin derinliklerine salmış bir şey demek.Значит, имеющий корни, корни, лежащие глубоко в традициях.
Kontrol etmek için azami derinlik.A max. ellenőrzési mélység.
Kontrol etmek için azami derinlik.검사할 최대 깊이입니다.
Kontrol etmek için azami derinlik.Maksimal dybde at tjekke.
Kontrol etmek için azami derinlik.Maksimisyvyys.
Kontrol etmek için azami derinlik.Maksymalna głębokość sprawdzania.
Kontrol etmek için azami derinlik.Massima profondità della verifica.
Kontrol etmek için azami derinlik.Maximale Prüftiefe.
Kontrol etmek için azami derinlik.Maximálna hĺbka kontroly.
Kontrol etmek için azami derinlik.Maximální hloubka kontroly.
Kontrol etmek için azami derinlik.Maximalt djup att kontrollera.
Kontrol etmek için azami derinlik.Máxima profundidad a verificar.
Kontrol etmek için azami derinlik.Maximum te controleren diepte.
Kontrol etmek için azami derinlik.Največja globina preverjanja.