Kendisinden sonra gelen birçok ozanı derinden etkiledi.Porque muchos demonios habían entrado en él.
Meydana gelen felaketlerden ötürü derinden üzüntü duyuyoruz." ifadeleri yer aldı.Hemos declarado, y declaramos, que está mal, que su perspectiva es incorrecta."
İkinci Dünya Savaşı dünyanın politik düzenini ve sosyal yapısını derinden etkiledi.La Segunda Guerra Mundial alteró las relaciones políticas y la estructura social del mundo.
Azerbaycan'da tunç dönemi Kür-araz kültürü arkeolojik kültürüne ait bulgular temelinde derinden öğrenilmiştir.En cuanto a la influencia cultural del cristianismo ortodoxo en Albania, es evidente que existe realmente.
Derinden incindim.Enferma gravemente.
Bu da filmin popüler kültürü ne kadar derinden etkilemiş olduğuna dair bir örnektir.Il film ebbe anche un notevole impatto sulla cultura popolare.
Anne'e derinden bağlıdır.Ella è legata sentimentalmente a Tom.
Aynı yıl İtalyan yazarı Alessandro Manzoni ile tanışması hayatını derinden etkiledi.In quegli anni nacque il profondo rapporto con Alessandro Manzoni, che mantenne per tutta la sua vita.
Hepimiz derinden heyecanlanıyoruz.Eravamo tutti molto eccitati.
Meydana gelen felaketlerden ötürü derinden üzüntü duyuyoruz." ifadeleri yer aldı.Aisna: “La scrittura ci fa orrore, così come ci fa orrore la morte.
Immanuel Kant(1724-1804) felsefe tarihini derinden etkilemiştir.Immanuel Kant (1724 – 1804) è stato un maestro nel campo della filosofia della storia.
Daha da kötüsü Oscar bu düşüncelere derinden bağlıdır.Nonostante ciò, Oscar si preoccupa dei suoi amici.
Azerbaycan'da tunç dönemi Kür-araz kültürü arkeolojik kültürüne ait bulgular temelinde derinden öğrenilmiştir.Il problema dell'origine della cultura peruviana è stato molto dibattuto dagli archeologi.
Derinden minnettar olduğu için, teşekkürlerini ifade etmeye çalıştı.Он был очень благодарен и пытался это высказать.
İyiliğin için sana derinden minnettarım.Я глубоко благодарен тебе за твою доброту.
Brett eşinin ölümünden derinden etkilendi ve bir daha evlenmedi.Бретт тяжело переживал её смерть; он не женился снова.
Bu da filmin popüler kültürü ne kadar derinden etkilemiş olduğuna dair bir örnektir.Сам фильм оказал огромный эффект на популярную культуру.
Meydana gelen felaketlerden ötürü derinden üzüntü duyuyoruz." ifadeleri yer aldı.Прости ему все оскорбления, что сошли с его уст!»
Bu büyük musibet hepimizi derinden üzmüştür.Совершение таковой — это тяжкий грех.
Fransız edebiyatı birçok ülkedeki yazarların çalışmalarını derinden etkilemiştir.Это произведение оказало огромное влияние на французских писателей.
İkinci Dünya Savaşı dünyanın politik düzenini ve sosyal yapısını derinden etkiledi.Вторая мировая война глубоко потрясла всю политическую и экономическую систему Франции.
Homotopi teorisi topolojik kusurların kararlılığıyla (sabit olmasıyla) derinden ilgilidir.Теория гомотопий глубоко связана со стабильностью топологических дефектов.
Anne'e derinden bağlıdır.Очень привязан к Ане.
Johnny'nin ölümü onu derinden üzer.اما قوة جانى كانت بقوة اخذها للنفس.
Birbirlerinden çok farklı iki akım otomobil tasarımını derinden etkiler.وهناك تياران مختلفان عن بعضهما كثيراً، وأثر بعمق في تصميم السيارات.
Ancak geldiğinde televizyonda gördüğü manzara onu derinden yaralamıştı.نظرته إلى كاميرا التلفزيون جعلته يبدوا عاجزاً.
Bu durum Yahudileri derinden yaraladı ve bir kısmı ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.كان لهذه الحادثة وقعا عظيما لدى الجالية اليهودية، الأمر الذي سرع في مغادرة أكثرهم.
Hepimiz derinden heyecanlanıyoruz.Todos estão muito excitados.
Çanakkale Savaşları, ilgili bütün ulusları derinden etkilemiştir.A Campanha de Galípoli repercutiu profundamente em todas as nações envolvidas.
Brejnev'in ölümü Sovyet halkının büyük çoğunluğunu derinden etkiledi.A morte de Brejnev repercutiu em todo mundo.
Ağır ve derinden gelen bir ses, gök gürültüsünün uzaklardan geldiğini gösterir.C'um tom de voz nos fala horrendo e grosso, Que pareceu sair do mar profundo.
Bu olay onun sonraki yaşamını derinden etkiledi ve bir daha asla evlenmedi.O seu marido ficou muito afectado com a sua morte e fez luto o resto da vida, nunca mais se voltando a casar.
İkinci sezonda (Toprak Kitabında) kaçırılınca Aang derinden etkilenir.No final do último episódio da segunda temporada, Aang é atingido por Azula.
Kardeş ülke Türkiye'deki terör olayları bizi derinden etkiledi.Estes ataques causaram pânico num campo de refugiados Sírios na Turquia.
Hepimiz derinden heyecanlanıyoruz.Iedereen is uiterst opgewekt.
Bu mağlubiyet onu derinden etkilemiştir.Vooral die laatste nederlaag stelde hem teleur.
Oyun farklı olmayı bizlere derinden hissettirmektedir.Het spel werd verschillend beoordeeld.
Rick'e derinden bir saygısı vardır.Toch vertrouwt ze Rick niet helemaal.
Fransız edebiyatı birçok ülkedeki yazarların çalışmalarını derinden etkilemiştir.Tendencje feministyczne są bardzo widoczne w wielu dziełach pisarki.
Aynı yıl İtalyan yazarı Alessandro Manzoni ile tanışması hayatını derinden etkiledi.Tego samego roku włoski autor Edmondo de Amicis wydał Serce.
Bu büyük musibet hepimizi derinden üzmüştür.O högsta tröst i alla nödh!
İkinci Dünya Savaşı dünyanın politik düzenini ve sosyal yapısını derinden etkiledi.Andra världskriget förändrade den politiska inriktningen och sociala strukturen i världen.
Hepimiz derinden heyecanlanıyoruz.Alla väntar med spänning.
Aynı yıl İtalyan yazarı Alessandro Manzoni ile tanışması hayatını derinden etkiledi.Han vänskap med den italienske poeten Alessandro Manzoni blev av stor betydelse för denne.
1973 Petrol Krizi İspanya ekonomisini derinden etkilemiş, büyümeyi durdurarak önemli bir krize sürüklemiştir.Oljekrisen 1973 gjorde att råmaterialet blev avsevärt dyrare, vilket ledde till att efterfrågan minskade.
İşgalin Galler, İrlanda ve İskoçya üzerinde de derinden etkisi olmuştur.Rasen förekom tidigare vida spritt över Skottland och Irland.
Bu durum Yahudileri derinden yaraladı ve bir kısmı ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.Частина євреїв прийняла християнство, інші знову змушені були покинути країну.
İkinci Dünya Savaşı dünyanın politik düzenini ve sosyal yapısını derinden etkiledi.Друга світова війна докорінно змінила політичну карту і соціальну структуру світу.
Hepimiz derinden heyecanlanıyoruz.Всі ми почувалися по-справжньому піднесено.
Getirdiği anlatım yenilikleri ile 20. yüzyıl edebiyatını derinden etkilemiştir.Його лаконічний і насичений стиль оповіді відіграв значну роль у літературі XX століття.
Tom Mary'ye derinden âşık.Том глибоко кохає Мері.
Tom Mary'ye derinden âşık.Том глибоко закоханий у Мері.
Özellikle insanların teknolojiye olan güvenleri derinden sarsılmıştır.Kombinují se zejména techniky tisku z hloubky.
İşgalin Galler, İrlanda ve İskoçya üzerinde de derinden etkisi olmuştur.Je jisté, že vystěhovalectví silně poškodilo kornštinu podobně jako v Irsku či Skotsku.
Sert doğa ve iklim koşulları bu bölgenin insanlarının yaşam tarzlarını derinden etkilemiştir.Zároveň nástinem drsné přírody a nepřívětivého počasí podtrhuje drsné charaktery tamějších obyvatel.
Bu olay onun sonraki yaşamını derinden etkiledi ve bir daha asla evlenmedi.Acest lucru l-a afectat profund pentru tot restul vieții sale, iar el nu s-a mai recăsătorit.
İkinci Dünya Savaşı dünyanın politik düzenini ve sosyal yapısını derinden etkiledi.Al Doilea Război Mondial a modificat alinierea politică și structura socială a lumii.
Hepimiz derinden heyecanlanıyoruz.Cu toții erau exaltați.
Johnny'nin ölümü onu derinden üzer.Moartea lui l-a marcat profund.
Rick'e derinden bir saygısı vardır.Kapitánya iránt nagy tisztelettel volt.