Bunu yapmanın bir yolu da, bu meseleleri derinden önemseyen çok sayıda erkek olduğunu söylemektir.격려하는 방법 중에는 이러한 문제들에 대해 깊이 걱정하는 남자들이 정말 많다고 말해주는 것입니다.
Bunu yapmanın bir yolu da, bu meseleleri derinden önemseyen çok sayıda erkek olduğunu söylemektir.Uno dei modi per ottenerlo è ammettere che ci sono tantissimi uomini che hanno a cuore questi temi.
Bunu yapmanın bir yolu da, bu meseleleri derinden önemseyen çok sayıda erkek olduğunu söylemektir.Và một trong những cách làm việc đó là, có quá nhiều những người đàn ông quan tâm sâu sắc về những vấn đề này.
Bunu yapmanın bir yolu da, bu meseleleri derinden önemseyen çok sayıda erkek olduğunu söylemektir.Ένας τρόπος είναι να πούμε ότι υπάρχουν πολλοί άνδρες που νοιάζονται πολύ για τα θέματα αυτά.
Bunu yapmanın bir yolu da, bu meseleleri derinden önemseyen çok sayıda erkek olduğunu söylemektir.ואחת הדרכים לעשות זאת היא לומר שיש כמות עצומה של גברים שמאוד איכפת להם מהנושאים האלה.
Bunu yapmanın bir yolu da, bu meseleleri derinden önemseyen çok sayıda erkek olduğunu söylemektir.وإحدى الطرق للقيام بذلك هي أن نقول هنالك الكثير جداً من الرجال الذين يهتمون بعمق لهذه القضايا.
Bunu yapmanın bir yolu da, bu meseleleri derinden önemseyen çok sayıda erkek olduğunu söylemektir.「大勢の男性が この問題に懸念を抱く」 本当なんです
Bu olay bizi derinden etkiledi.Dal nostro cuore, ci ha riguardato allo stesso modo.
Bu olay bizi derinden etkiledi.Desde nuestros corazones, nos afectó igualmente.
Bu olay bizi derinden etkiledi.Es hat uns von ganzem Herzen berührt.
Bu olay bizi derinden etkiledi.Ini mempengaruhi kami juga, dari hati terdalam
Bu olay bizi derinden etkiledi.Това ни засегна до дъното на душите ни.
Bu olay bizi derinden etkiledi.Это событие сильно повлияло на нас.
Derinden etkilendiğim bir yazar, Parker Palmer, şöyle yazar; Birçoğumuz genellikleHlboko ma ovplyvnil jeden spisovateľ - Parker Palmer, ktorý píše, že mnohí z nás sa často zmietajú
Derinden etkilendiğim bir yazar, Parker Palmer, şöyle yazar; Birçoğumuz genellikle저에게 깊이 영향을 준 작가가 있습니다. 파커 파머라는 작가인데요. 파머는 많은 사람들이 스스로에 대한
Derinden etkilendiğim bir yazar, Parker Palmer, şöyle yazar; Birçoğumuz genellikleParker Palmer, nhà văn có sức ảnh hưởng lớn tới tôi, và ông viết rằng số đông trong chúng ta bị kiềm hãm
Derinden etkilendiğim bir yazar, Parker Palmer, şöyle yazar; Birçoğumuz genelliklePisarz, który wywarł na mnie duży wpływ, Parker Palmer, napisał, że wiele z nas bywa często rozdarta
Derinden etkilendiğim bir yazar, Parker Palmer, şöyle yazar; Birçoğumuz genellikleVan egy író, Parker Palmer, aki nagyon mély hatással volt rám, és ő írja, hogy sokan csigolyatörést kapunk,
Derinden etkilendiğim bir yazar, Parker Palmer, şöyle yazar; Birçoğumuz genellikleЄ письменник, що має на мене глибокий вплив, Паркер Палмер, і він пише, що багато хто з нас часто травмований
Derinden etkilendiğim bir yazar, Parker Palmer, şöyle yazar; Birçoğumuz genellikleИма един писател, от който бях дълбоко повлияна, Паркър Палмър, и той пише, че много от нас често се колебаят
Derinden etkilendiğim bir yazar, Parker Palmer, şöyle yazar; Birçoğumuz genellikleיש סופר שהשפיע עלי עמוקות, פרקר פאלמר, והוא כותב שרבים מאיתנו מוכים
Derinden etkilendiğim bir yazar, Parker Palmer, şöyle yazar; Birçoğumuz genellikleهناك كاتب تأثرت به كثيراً .. انه باركير بالمير وهو يكتب عادة ما يدور في خلدنا ..
Derinden etkilendiğim bir yazar, Parker Palmer, şöyle yazar; Birçoğumuz genellikleわたしたちの多くが、両極端に揺れていると書いています。 傲慢なまでの自分への買いかぶりと
Derinden inliyorum, tatlı erkeğim gidiyor ve o gidince vay halimeEn sanglotant, mon tendre amour Quand il part, oh mon dieu...
Derinden inliyorum, tatlı erkeğim gidiyor ve o gidince vay halimeGemo piano: il mio dolce uomo se ne andra', e quando se ne andra', Signore
Derinden inliyorum, tatlı erkeğim gidiyor ve o gidince vay halimeGimiendo, mi hombre va a irse, cuando se vaya, ¡oh no!
Derinden inliyorum, tatlı erkeğim gidiyor ve o gidince vay halimeGråter stilla, min man kommer lämna mig. Och då, min skapare...
Derinden inliyorum, tatlı erkeğim gidiyor ve o gidince vay halimeKhẽ rên lên, người đàn ông ngọt ngào của tôi sẽ ra đi. Chàng sẽ đi đâu hỡi ơi?
Derinden inliyorum, tatlı erkeğim gidiyor ve o gidince vay halimeLeise weinend, mein lieber Mann wird gehen, wenn er geht, mein Gott
Derinden inliyorum, tatlı erkeğim gidiyor ve o gidince vay halimeMoanin' low, my sweet man is gonna go, when he goes oh Lordy
Derinden inliyorum, tatlı erkeğim gidiyor ve o gidince vay halimeMoanin' low, my sweet man is gonna go, when he goes oh Lordy
Derinden inliyorum, tatlı erkeğim gidiyor ve o gidince vay halimeMój najsłodszy, kocham go, O Boże, a jeśli odejdzie?
Derinden inliyorum, tatlı erkeğim gidiyor ve o gidince vay halimeNaříkám, že můj miláček odchází, když jde tak pánovitě. Pláču.
Derinden inliyorum, tatlı erkeğim gidiyor ve o gidince vay halimeSuspin mereu căci iubitul meu mă va părăsi, Doamne
Derinden inliyorum, tatlı erkeğim gidiyor ve o gidince vay halimeSyvään huokaan, mieheni menee pois, tuumaa vain "Voi luoja"
Derinden inliyorum, tatlı erkeğim gidiyor ve o gidince vay halimeТихо хлипайки - ето моят скъп отива си, а щом отиде си, о, Боже...
Derinden inliyorum, tatlı erkeğim gidiyor ve o gidince vay halime行ってしまったら あぁ 神様 私のような女が必要な人なの
Derinden tanıdığımız doğasını bildiğimiz özelliklerimize.le conosciamo profondamente e conosciamo la loro natura.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.E comecei mesmo a desenvolver um apreço mais profundo pelo mundo natural.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.E cominciai ad apprezzare sempre di più il mondo naturale.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Et j'ai vraiment commencé à développer une appréciation plus profonde du monde naturel.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Ik begon een diepere waardering te ontwikkelen voor de natuur.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.그리고 저는 실로 자연 세계에 대한 좀 더 깊은 이해를 펼쳐 나가기 시작했습니다.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Saya mulai mengembangkan penghargaan yang lebih dalam terhadap dunia alam.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Şi am început să dezvolt cu adevărat o apreciere mai adâncă a lumii naturale.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Und ich entwickelte ein höheres Bewusstsein für die natürliche Welt.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Và tôi thực sự bắt đầu phát triển sự nhận thức sâu sắc về thế giới tự nhiên.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Wtedy naprawdę zacząłem mocniej doceniać środowisko naturalne.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Y realmente comencé a desarrollar un gran aprecio por el mundo natural.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Започнах наистина да развивам дълбока признателност към природата.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Я и впрямь начал глубже понимать и ценить природу.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.והתחלתי ממש לפתח הערכה עמוקה יותר לעולם הטבע.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.وبدأت فعليا في تكوين تقدير عميق لعالم الطبيعة.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.育てたのです けれど私の自動車やトラックに対する思いは
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Chúng ta mâu thuẫn sâu sắc về sự thật.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Der Wahrheit stehen wir äußerst ambivalent gegenüber.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Jsme těžce rozpolcení co se pravdy týče.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Kita benar-benar mempertentangkan kenyataan.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.우리는 진실에 대해 깊게 상반되는 생각을 가지고 있죠
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.K pravde sa staviame veľmi ambivalentne.