Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Mamy ambiwalentne uczucia wobec prawdy.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Mélyen ambivalens kapcsolatban vagyunk az igazsággal.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Nous sommes profondément ambivalents au sujet de la vérité.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Siamo profondamente ambivalenti riguardo alla verità.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Somos profundamente ambiguos sobre la verdad.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Somos profundamente ambivalentes acerca da verdade.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Suntem ambivalenţi față de adevăr.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Vi är djupt ambivalenta inför sanningen.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Vi er utrolig ambivalente omkring sandheden.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.We staan zeer ambivalent tegenover de waarheid.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Είμαστε πολύ αμφίθυμοι απέναντι στην αλήθεια.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Истината за нас има двойствен характер.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Ми геть неоднозначно ставимось до правди.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.По поводу правды мы глубоко противоречивы.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.אנחנו אמביוולנטיים מאד לגבי האמת.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.نتناقض بشدة حول الحقيقة.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.私たちは必要にせまられて
Galapagos sıradan adalar değildir gizemli tarih öncesi bir dünya, hayatı derinden etkileyen bir doğadırGalapágy nejsou obyčejné ostrovy. Je to tajemný, prehistorický svět. Krajina významně ovlivňující život.
Galapagos sıradan adalar değildir gizemli tarih öncesi bir dünya, hayatı derinden etkileyen bir doğadır.הגאלאפאגוס אינם איים רגילים .עולם מסתורי, קדמוני .נוף המשפיע עמוקות על החיים
Galapagos sıradan adalar değildir gizemli tarih öncesi bir dünya, hayatı derinden etkileyen bir doğadırغالاباغوس ليست جزر عادية عالم غامض من عصور ما قبل التاريخ المنظر الطبيعي الذي يؤثّر على الحياة بشكل كبير
Gittiğimde beni çok derinden etkileyen birşey gördüm.כשהגעתי לשם, ראיתי משהו ממש מטריד.
Gittiğimde beni çok derinden etkileyen birşey gördüm.Als ich hin ging, sah ich etwas ungeheuer Grausiges.
Gittiğimde beni çok derinden etkileyen birşey gördüm.Amikor elmentem, a legborzasztóbb dolgot láttam életemben.
Gittiğimde beni çok derinden etkileyen birşey gördüm.Când am fost, am văzut cel mai înfiorător lucru.
Gittiğimde beni çok derinden etkileyen birşey gördüm.Ketika saya ke sana, saya melihat hal yang paling mengerikan.
Gittiğimde beni çok derinden etkileyen birşey gördüm.Kiedy tam poszedłem, zobaczyłem najbardziej upiorną rzecz w swoim życiu.
Gittiğimde beni çok derinden etkileyen birşey gördüm.그곳에서 전 세상에서 가장 섬뜩한 것을 봤습니다.
Gittiğimde beni çok derinden etkileyen birşey gördüm.Quand j'y suis allé, j'ai vu la chose la plus macabre de ma vie.
Gittiğimde beni çok derinden etkileyen birşey gördüm.Quando andai, vidi la cosa più agghiacciante del mondo.
Gittiğimde beni çok derinden etkileyen birşey gördüm.Toen ik ging, zag ik een afgrijselijk tafereel.
Gittiğimde beni çok derinden etkileyen birşey gördüm.Όταν πήγα, είδα ό,τι πιο φρικτό.
Gittiğimde beni çok derinden etkileyen birşey gördüm.Като отидох, видях най-ужасяващото нещо.
Gittiğimde beni çok derinden etkileyen birşey gördüm.Когда я пришёл, я увидел самую отвратительную вещь в мире.
Gittiğimde beni çok derinden etkileyen birşey gördüm.عندما ذهبت، رأيت أكثر الأشياء فظاعة على الإطلاق.
Gittiğimde beni çok derinden etkileyen birşey gördüm.彼自身の裸の彫刻が 死体のように
Hayatımızı daha derinden etkileyecek ve belki de daha görünür bir şekilde.Az életünket még mélyebben fogja befolyásolni és talán még láthatatlanabb is lesz.
Hayatımızı daha derinden etkileyecek ve belki de daha görünür bir şekilde.Będzie miała na nasze życie głębszy, może bardziej niewidoczny wpływ.
Hayatımızı daha derinden etkileyecek ve belki de daha görünür bir şekilde.Ça va influencer nos vies plus profondément et probablement de manière invisible.
Hayatımızı daha derinden etkileyecek ve belki de daha görünür bir şekilde.Det vil påvirke vores liv i højere grad og måske mere usynligt.
Hayatımızı daha derinden etkileyecek ve belki de daha görünür bir şekilde.Es wird sich weitaus tiefer auf unser Leben auswirken und möglicherweise unsichtbarer.
Hayatımızı daha derinden etkileyecek ve belki de daha görünür bir şekilde.Het gaat ons leven dieper raken en misschien minder zichtbaar.
Hayatımızı daha derinden etkileyecek ve belki de daha görünür bir şekilde.게임 레이어는 눈에 띄지 않게 우리의 삶 깊숙히 영향을 미칠 것입니다.
Hayatımızı daha derinden etkileyecek ve belki de daha görünür bir şekilde.Ne va afecta viețile mult mai profund și poate mai invisibil.
Hayatımızı daha derinden etkileyecek ve belki de daha görünür bir şekilde.Toccherà le nostre vite in modo più profondo. e magari più invisibile.
Hayatımızı daha derinden etkileyecek ve belki de daha görünür bir şekilde.Va a afectar nuestras vidas mucho más profundamente y quizá de manera más invisible.
Hayatımızı daha derinden etkileyecek ve belki de daha görünür bir şekilde.Πρόκειται να επηρεάσει τη ζωή μας πιο βαθιά και ίσως πιο αθέατα.
Hayatımızı daha derinden etkileyecek ve belki de daha görünür bir şekilde.Он будет влиять на нашу жизнь глубже и, возможно, незаметней.
Hayatımızı daha derinden etkileyecek ve belki de daha görünür bir şekilde.Ще повлияе на нашия живот по-задълбочено а може би и по-невидимо.
Hayatımızı daha derinden etkileyecek ve belki de daha görünür bir şekilde.זה הולך להשפיע על החיים שלנו בצורה עמוקה יותר וכנראה בצורה סמויה יותר.
Hayatımızı daha derinden etkileyecek ve belki de daha görünür bir şekilde.انها سوف تؤثر على حياتنا بشكل أعمق و ربما بشكل أكثر خفاء
Hayatımızı daha derinden etkileyecek ve belki de daha görünür bir şekilde.影響を与えることでしょう だから今という時は
Henüz 11 ya da 12 yaşımda olmama rağmen, beni derinden sarstı.11살인가 12살 밖에 안됬었지만 큰 상처를 받았습니다.
Henüz 11 ya da 12 yaşımda olmama rağmen, beni derinden sarstı.Aveam doar 11 sau 12 ani, dar m-a durut teribil.
Henüz 11 ya da 12 yaşımda olmama rağmen, beni derinden sarstı.Avevo solo 11 o 12 anni, ma mi ferì profondamente.
Henüz 11 ya da 12 yaşımda olmama rağmen, beni derinden sarstı.Bylo mi pouhých 11 nebo 12, ale hluboce mě to ranilo.
Henüz 11 ya da 12 yaşımda olmama rağmen, beni derinden sarstı.Csupán 11 vagy 12 éves voltam, de mélyen megsebzett.
Henüz 11 ya da 12 yaşımda olmama rağmen, beni derinden sarstı.Eu tinha apenas 11 ou 12 anos, mas magoou-me profundamente.
Henüz 11 ya da 12 yaşımda olmama rağmen, beni derinden sarstı.Ich war erst 11 oder 12, doch es verletzte mich zutiefst.
Henüz 11 ya da 12 yaşımda olmama rağmen, beni derinden sarstı.Ik was 11 of 12, maar het kwetste me diep.
Henüz 11 ya da 12 yaşımda olmama rağmen, beni derinden sarstı.Je n'avais que 11 ou 12 ans, mais ça m'a profondément blessé.