Ana içeriğe geç
Sözlük

derinde ile cümle

derinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Derinden inliyorum, tatlı erkeğim gidiyor ve o gidince vay halimeSuspin mereu căci iubitul meu mă va părăsi, Doamne
Derinden inliyorum, tatlı erkeğim gidiyor ve o gidince vay halimeSyvään huokaan, mieheni menee pois, tuumaa vain "Voi luoja"
Derinden inliyorum, tatlı erkeğim gidiyor ve o gidince vay halimeТихо хлипайки - ето моят скъп отива си, а щом отиде си, о, Боже...
Derinden inliyorum, tatlı erkeğim gidiyor ve o gidince vay halime行ってしまったら あぁ 神様 私のような女が必要な人なの
Derinden tanıdığımız doğasını bildiğimiz özelliklerimize.le conosciamo profondamente e conosciamo la loro natura.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.E comecei mesmo a desenvolver um apreço mais profundo pelo mundo natural.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.E cominciai ad apprezzare sempre di più il mondo naturale.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Et j'ai vraiment commencé à développer une appréciation plus profonde du monde naturel.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Ik begon een diepere waardering te ontwikkelen voor de natuur.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.그리고 저는 실로 자연 세계에 대한 좀 더 깊은 이해를 펼쳐 나가기 시작했습니다.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Saya mulai mengembangkan penghargaan yang lebih dalam terhadap dunia alam.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Şi am început să dezvolt cu adevărat o apreciere mai adâncă a lumii naturale.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Und ich entwickelte ein höheres Bewusstsein für die natürliche Welt.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Và tôi thực sự bắt đầu phát triển sự nhận thức sâu sắc về thế giới tự nhiên.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Wtedy naprawdę zacząłem mocniej doceniać środowisko naturalne.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Y realmente comencé a desarrollar un gran aprecio por el mundo natural.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Започнах наистина да развивам дълбока признателност към природата.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.Я и впрямь начал глубже понимать и ценить природу.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.והתחלתי ממש לפתח הערכה עמוקה יותר לעולם הטבע.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.وبدأت فعليا في تكوين تقدير عميق لعالم الطبيعة.
Doğal hayata karşı daha da derinden bir takdir geliştirmeye başladım zamanla.育てたのです けれど私の自動車やトラックに対する思いは
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Chúng ta mâu thuẫn sâu sắc về sự thật.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Der Wahrheit stehen wir äußerst ambivalent gegenüber.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Jsme těžce rozpolcení co se pravdy týče.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Kita benar-benar mempertentangkan kenyataan.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.우리는 진실에 대해 깊게 상반되는 생각을 가지고 있죠
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.K pravde sa staviame veľmi ambivalentne.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Mamy ambiwalentne uczucia wobec prawdy.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Mélyen ambivalens kapcsolatban vagyunk az igazsággal.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Nous sommes profondément ambivalents au sujet de la vérité.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Siamo profondamente ambivalenti riguardo alla verità.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Somos profundamente ambiguos sobre la verdad.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Somos profundamente ambivalentes acerca da verdade.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Suntem ambivalenţi față de adevăr.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Vi är djupt ambivalenta inför sanningen.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Vi er utrolig ambivalente omkring sandheden.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.We staan zeer ambivalent tegenover de waarheid.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Είμαστε πολύ αμφίθυμοι απέναντι στην αλήθεια.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Истината за нас има двойствен характер.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.Ми геть неоднозначно ставимось до правди.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.По поводу правды мы глубоко противоречивы.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.אנחנו אמביוולנטיים מאד לגבי האמת.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.نتناقض بشدة حول الحقيقة.
Doğru hakkında derinden karışık duygulara sahibiz.私たちは必要にせまられて
Düşen, kızgınlık kendisinden, ve derinde altın"Cad, se îmbuibă, "cu ciocul lor roşu-auriu."
Düşen, kızgınlık kendisinden, ve derinde altın"Fall, mật bản thân, "Và rạch vàng son."
Düşen, kızgınlık kendisinden, ve derinde altınPadec, samopoškodba, in zlato rdeča brazgotina.
Düşen, kızgınlık kendisinden, ve derinde altın"padli a pokoøili sebe sami", "a rozetli zlato a nach".
Düşen, kızgınlık kendisinden, ve derinde altın"Que caigan, sientan resentimiento... "y corten el oro bermellón."
Düşen, kızgınlık kendisinden, ve derinde altın"Val, irriteer u "En breek de gouden-vermiljoen.
Eğer bombayı 250 metre derinde patlatmazsak... ...pahalı bir havai fişek gösterisi yapmış olursunuz.Als ie niet in een schacht zit, krijg je alleen duur vuurwerk.
Eğer bombayı 250 metre derinde patlatmazsak... ...pahalı bir havai fişek gösterisi yapmış olursunuz.Če bombe ne spustimo v luknjo, bomo imel le lep ognjemet.
Eğer bombayı 250 metre derinde patlatmazsak... ...pahalı bir havai fişek gösterisi yapmış olursunuz.Dacă nu punem bomba într-o gaură 265m în linia de fisură, tot ce vom avea va fi un joc de artificii.
Eğer bombayı 250 metre derinde patlatmazsak... ...pahalı bir havai fişek gösterisi yapmış olursunuz.Får vi ikke bomben 240 meter ned, bliver det bare et dyrt fyrværkeri!
Eğer bombayı 250 metre derinde patlatmazsak... ...pahalı bir havai fişek gösterisi yapmış olursunuz.Jika bomnya tidak diletakkan pada kedalaman 800 kaki, Kita semua hanya mendapatkan pertunjukkan mercun.
Eğer bombayı 250 metre derinde patlatmazsak... ...pahalı bir havai fişek gösterisi yapmış olursunuz.Jollei tämä ole 244 metrin syvyydessä, tuloksena on vain kallis ilotulitus!
Eğer bombayı 250 metre derinde patlatmazsak... ...pahalı bir havai fişek gösterisi yapmış olursunuz.Když vybuchne na povrchu, bude to jenom drahý ohňostroj!
Eğer bombayı 250 metre derinde patlatmazsak... ...pahalı bir havai fişek gösterisi yapmış olursunuz.Placeras inte bomben 250 meter ner blir den bara ett stort dyrt fyrverkeri!
Eğer bombayı 250 metre derinde patlatmazsak... ...pahalı bir havai fişek gösterisi yapmış olursunuz.Se non collochiamo la bomba all'interno, non avremo nessun risultato.
Eğer bombayı 250 metre derinde patlatmazsak... ...pahalı bir havai fişek gösterisi yapmış olursunuz.Si no mete la bomba en un hoyo de 240 metros... ...sólo tendrá fuegos artificiales.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod