Ancak, ruhun derinliklerinden Jonah derin denizyolu ses yok! hamile bir ders bize bu peygamber!Ale čo hĺbke duše sa Jonáš hlboké Sealine zvuk! Čo je tehotná lekcie Pre nás je tento prorok!
Ancak, ruhun derinliklerinden Jonah derin denizyolu ses yok! hamile bir ders bize bu peygamber!Ale co hloubi duše se Jonáš hluboké Sealine zvuk! Co je těhotná lekce Pro nás je tento prorok!
Ancak, ruhun derinliklerinden Jonah derin denizyolu ses yok! hamile bir ders bize bu peygamber!Jednak to, co głębi duszy ma głęboki dźwięk Jonasza Sealine! co w ciąży lekcji dla nas jest to prorok!
Ancak, ruhun derinliklerinden Jonah derin denizyolu ses yok! hamile bir ders bize bu peygamber!그러나 어떤 영혼의 깊이는 요나의 깊은 수평선 사운드를 않습니다! 어떻게 임신 레슨
Ancak, ruhun derinliklerinden Jonah derin denizyolu ses yok! hamile bir ders bize bu peygamber!Maar wat diepten van de ziel doet diepe Sealine Jona's geluid! wat een zwangere les voor ons is deze profeet!
Ancak, ruhun derinliklerinden Jonah derin denizyolu ses yok! hamile bir ders bize bu peygamber!Mégis, mi a lélek mélységeibe nem Jónás mély Sealine hang! mi az a terhes leckét nekünk ez a próféta!
Ancak, ruhun derinliklerinden Jonah derin denizyolu ses yok! hamile bir ders bize bu peygamber!Men hvad dybder af sjælens gør Jonas dybe Sealine lyd! hvad en gravid lektion for os er denne profet!
Ancak, ruhun derinliklerinden Jonah derin denizyolu ses yok! hamile bir ders bize bu peygamber!Men vad själens djup gör Jonas djupt Sealine ljud! vad en gravid lektion för oss är denna profet!
Ancak, ruhun derinliklerinden Jonah derin denizyolu ses yok! hamile bir ders bize bu peygamber!Mutta mitä syvyyksissä sielun ei Joonan syvä Sealine ääni! mitä raskaana oppitunti meille on tämä profeetta!
Ancak, ruhun derinliklerinden Jonah derin denizyolu ses yok! hamile bir ders bize bu peygamber!Toda kaj globine duše ne globok zvok Sealine Jonah je! kaj je noseča lekcijo da nam je ta prerok!
Ancak, ruhun derinliklerinden Jonah derin denizyolu ses yok! hamile bir ders bize bu peygamber!Ωστόσο, αυτό που βάθη της ψυχής δεν βαθύ ήχο SEALINE Ιωνά! τι μια έγκυο μάθημα για μας είναι αυτό προφήτης!
Ancak, ruhun derinliklerinden Jonah derin denizyolu ses yok! hamile bir ders bize bu peygamber!Но това, което дълбините на душата дълбоко SEALINE Йона звук! бременна урок за нас е този пророк!
Ancak, ruhun derinliklerinden Jonah derin denizyolu ses yok! hamile bir ders bize bu peygamber!Однако то, что глубины души делает глубокий звук Sealine Ионы! , что беременна урок для нас это пророк!
Ancak, ruhun derinliklerinden Jonah derin denizyolu ses yok! hamile bir ders bize bu peygamber!Однак те, що глибини душі робить глибокий звук Sealine Іони! , Що вагітна урок для нас це пророк!
Ancak, ruhun derinliklerinden Jonah derin denizyolu ses yok! hamile bir ders bize bu peygamber!אבל מה במעמקי הנפש נשמע sealine עמוק של יונה! מה שיעור בהריון
Ancak, ruhun derinliklerinden Jonah derin denizyolu ses yok! hamile bir ders bize bu peygamber!بعد ما أعماق الروح لا صوت جوناه سيلين عميق! ما هو الدرس الحوامل
Ancak, ruhun derinliklerinden Jonah derin denizyolu ses yok! hamile bir ders bize bu peygamber!私たちにこの預言者です! What高貴なものはその賛美歌is
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Aceasta e vizibilă pentru noi, dar în adâncuri e ca pentru noi infraroșul.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Cette lumière est visible à l"œil humain mais équivalent à l'infra-rouge dans les fonds marins.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Das ist für unser Auge sichtbar, doch in der Tiefsee ist es quasi Infrarot.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Det är synligt för våra ögon, men det är motsvarigheten till infrarött i djuphavet.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Det er synligt for vores øjne, men det er det samme som infrarødt i dybhavet.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Essa è visibile all'occhio umano, ma nelle profondità oceaniche equivale all'infrarosso.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Esta plataforma com câmara, a que chamamos Medusa, só podia ser empurrada da parte traseira do navio,
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Esto es visible a nuestros ojos, pero es el equivalente al infrarrojo en el abismo marino.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Ez a mi szemünknek látható, de a mélytengerben az infravörössel egyezik meg.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Je to viditeľné pre nás, ale je porovnateľné k infračervenému hlboko pod vodou.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.우리 눈에는 보이지만, 심해에서는 적외선과 같습니다.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Nasze oko je wychwyci, ale w głębinie oceanu, to ekwiwalent podczerwieni.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Nhưng mắt chúng ta thì lại thấy được dù dưới đáy biển thì nó như tia hồng ngoại.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Pro naše oko je toto světlo viditelné, ale v mořských hlubinách je obdobou infračerveného záření.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Wij zien dat wel, maar het is het diepzee-equivalent van infrarood.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Αυτό είναι ορατό στο δικό μας μάτι, αλλά στη βαθιά θάλασσα ισοδυναμεί με τον υπέρυθρο φωτισμό.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.За нас тя е видима, но в дълбоки води е еквивалент на ултрачервени лъчи.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Наши глаза способны его различить, но, как инфракрасный цвет для нас, в море он невидим.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.הוא נגלה רק לעין שלנו, אבל הוא המקבילה לאינפרא-אדום במעמקי-הים.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.وهذا نستطيع رؤيته بعيننا المجردة، ولكنه يعادل الأشعة الحمراء في أعماق البحار.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.深海では赤外線と同等なのです メデューサと名づけた この撮影装置は
Bu bir yardım çığlığıdır, kaçış için son bir çırpınış ve derin denizlerdeki savunmanın yaygın bir şeklidir.Đó là tiếng kêu cứu, nỗ lực trốn chạy cuối cùng, và là dạng tự vệ phổ biến dưới đáy biển.
Bu bir yardım çığlığıdır, kaçış için son bir çırpınış ve derin denizlerdeki savunmanın yaygın bir şeklidir.E un strigăt de ajutor, o ultimă încercare de a scăpa, o formă de apărare des întâlnită în adâncuri.
Bu bir yardım çığlığıdır, kaçış için son bir çırpınış ve derin denizlerdeki savunmanın yaygın bir şeklidir.Ez egy segélykiáltás, egy végső próba a menekülésre, és egy gyakori módja a védekezésnek a mélytengerben.
Bu bir yardım çığlığıdır, kaçış için son bir çırpınış ve derin denizlerdeki savunmanın yaygın bir şeklidir.Het is een uiterste noodkreet, een veelvoorkomende diepzee-verdedigingstaktiek.
Bu bir yardım çığlığıdır, kaçış için son bir çırpınış ve derin denizlerdeki savunmanın yaygın bir şeklidir.Je to výkrik pre pomoc, posledný pokus o útek, a zvyčajná forma obrany v morskej hĺbke.
Bu bir yardım çığlığıdır, kaçış için son bir çırpınış ve derin denizlerdeki savunmanın yaygın bir şeklidir.Je to výkřik volající o pomoc, úplně poslední pokus o únik a běžný typ obrany v mořských hlubinách.
Bu bir yardım çığlığıdır, kaçış için son bir çırpınış ve derin denizlerdeki savunmanın yaygın bir şeklidir.그것은 일종의 도와달라는 외침이고, 탈출을 위한 최후의 시도입니다. 심해에서 일반적인 방어 형태이죠.
Bu bir yardım çığlığıdır, kaçış için son bir çırpınış ve derin denizlerdeki savunmanın yaygın bir şeklidir.To wołanie o pomoc i rozpaczliwa próba ucieczki, i powszechna forma obrony w morskich głębinach.
Bu bir yardım çığlığıdır, kaçış için son bir çırpınış ve derin denizlerdeki savunmanın yaygın bir şeklidir.Това е зов за помощ, краен опит за бягство, и често срещана форма на защита в дълбоки води.
Bu bir yardım çığlığıdır, kaçış için son bir çırpınış ve derin denizlerdeki savunmanın yaygın bir şeklidir.זוהי צעקה לעזרה, ניסיון אחרון נואש להימלט, וצורה נפוצה של הגנה במעמקי-הים.
Bu bir yardım çığlığıdır, kaçış için son bir çırpınış ve derin denizlerdeki savunmanın yaygın bir şeklidir.فهو صرخة لطلب المساعدة و محاولة أخيرة للهروب وشكلاً شائعاً من أشكال الفاع في أعماق البحار.
Bu bir yardım çığlığıdır, kaçış için son bir çırpınış ve derin denizlerdeki savunmanın yaygın bir şeklidir.深海では一般的な自己防衛の形なのです このアプローチはうまくいきました
Bu, kadınlar özgürlük hareketinin derin deniz versiyonu.Aceasta este o versiune de apă adâncă a emancipării femeilor.
Bu, kadınlar özgürlük hareketinin derin deniz versiyonu.Bene, questa e' la liberazione della donna in versione profondita' oceaniche.
Bu, kadınlar özgürlük hareketinin derin deniz versiyonu.Bon, et bien c'est la version sous-marine de la libération des femmes.
Bu, kadınlar özgürlük hareketinin derin deniz versiyonu.Cóż, to jest głebinowa wersja Ruchu Wyzwolenia Kobiet.
Bu, kadınlar özgürlük hareketinin derin deniz versiyonu.Das ist die Tiefseeversion der Emanzipation.
Bu, kadınlar özgürlük hareketinin derin deniz versiyonu.Het is een diepzeeversie van de vrouwenbeweging.
Bu, kadınlar özgürlük hareketinin derin deniz versiyonu.Jamen, dette er dybhavs versionen af kvindernes frigørelse.
Bu, kadınlar özgürlük hareketinin derin deniz versiyonu.이것이 여성 해방의 심해 버전입니다.
Bu, kadınlar özgürlük hareketinin derin deniz versiyonu.Toto je hlbokomorská verzia feminizmu.
Bu, kadınlar özgürlük hareketinin derin deniz versiyonu.Yah inilah versi dalam lautnya kebebasan wanita.