derim ile cümle
derim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››Azt mondom az Úrnak: Én oltalmam, váram, Istenem õ benne bízom!
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››boleh berkata kepada TUHAN, "Engkaulah pembela dan pelindungku, Allahku, pada-Mulah aku percaya.
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››der spricht zu dem HERRN: Meine Zuversicht und meine Burg, mein Gott, auf den ich hoffe.
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››dì al Signore: «Mio rifugio e mia fortezza, mio Dio, in cui confido»
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››Dím Hospodinu: Útočiště mé a hrad můj, Bůh můj, v němž naději skládati budu.
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››Direi do Senhor: Ele é o meu refúgio e a minha fortaleza, o meu Deus, em quem confio.
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››Diré yo a Jehovah: "¡Refugio mío y castillo mío, mi Dios en quien confío!
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››han säger: »I HERREN har jag min tillflykt och min borg, min Gud, på vilken jag förtröstar.»
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››han sier til Herren: Min tilflukt og min borg, min Gud som jeg setter min lit til!
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››Je dis à l`Éternel: Mon refuge et ma forteresse, Mon Dieu en qui je me confie!
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››내가 여호와를 가리켜 말하기를 저는 나의 피난처요 나의 요새요 나의 의뢰하는 하나님이라 하리니
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››Poviem Hospodinovi: Moje útočište a môj hrad, môj Bôh, na ktorého sa nadejem.
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››Rzecze Panu: Nadzieja moja i zamek mój, Bóg mój, w nim nadzieję mieć będę.
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››se sanoo: "Herra on minun turvani ja linnani, hän on minun Jumalani, johon minä turvaan".
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››siger til HERREN: Min Tilflugt, min Klippeborg, min Gud, på hvem jeg stoler.
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››Zato pravim GOSPODU: Pribežališče si moje in grad moj, Bog moj, v katerega upam.
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››zice despre Domnul: ,,El este locul meu de scăpare, şi cetăţuia mea, Dumnezeul meu în care mă încred!``
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››Θελω λεγει προς τον Κυριον, Συ εισαι καταφυγη μου και φρουριον μου Θεος μου επ' αυτον θελω ελπιζει.
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››Ще казвам за Господа: Той е прибежище мое и крепост моя, Бог мой, на Когото уповавам.
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››אמר ליהוה מחסי ומצודתי אלהי אבטח בו׃
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››اقول للرب ملجإي وحصني الهي فاتكل عليه.
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››我 要 論 到 耶 和 華 說 、 他 是 我 的 避 難 所 、 是 我 的 山 寨 、 是 我 的 神 、 是 我 所 倚 靠 的
‹‹O benim sığınağım, kalemdir›› derim RAB için, ‹‹Tanrımdır, Ona güvenirim.››我 要 論到 耶和華 說 、 他 是 我 的 避難所 、 是 我 的 山寨 、 是 我 的 神 、 是 我 所 倚靠 的
Önce şunu soralım: Derimiz neden ısınır?A především proč se kůže vůbec otepluje?
Önce şunu soralım: Derimiz neden ısınır?Nun, warum wird die Haut überhaupt warm?
Önce şunu soralım: Derimiz neden ısınır?Przede wszystkim, czemu skóra się nagrzewa?
Önce şunu soralım: Derimiz neden ısınır?А и първо, защо кожата се затопля?
Önce şunu soralım: Derimiz neden ısınır?Але насамперед, чому шкіра нагрівається?
Önce şunu soralım: Derimiz neden ısınır?في البداية لماذا يسخن جلدك ؟
O zaman ben derim ki, "Bu gücün varlığını hisset, bu fikirlerin... bu benliğin... önce."Aí eu digo: primeiro esteja consciente da presença desta força, destas ideias, desta identidade.
O zaman ben derim ki, "Bu gücün varlığını hisset, bu fikirlerin... bu benliğin... önce."Alors je dis "tout d'abord, soyez conscients de la présence de cette force, ces idées... cette identité..."
O zaman ben derim ki, "Bu gücün varlığını hisset, bu fikirlerin... bu benliğin... önce."Entonces digo: 'sé consciente de la presencia de esta fuerza, estas ideas, esta identidad, primero'.
O zaman ben derim ki, "Bu gücün varlığını hisset, bu fikirlerin... bu benliğin... önce."Sitten sanonkin, että ole ensin tämän voiman läsnäolosta tietoinen, näiden ajatusten, tämän identiteetin.
O zaman ben derim ki, "Bu gücün varlığını hisset, bu fikirlerin... bu benliğin... önce."Тогда я говорю: "Осознай присутствие этой силы, этих мыслей... этого отождествления... Это самое первое."
O zaman derim ki, "Bilgisayar"Computador, por favor,
O zaman derim ki, "BilgisayarDan zeg ik:
O zaman derim ki, "Bilgisayar그리고 제가 이렇게 말을 합니다.
O zaman derim ki, "BilgisayarVà tôi nói, "Máy tính,
O zaman derim ki, "BilgisayarY dije: "computadora,
O zaman derim ki, "BilgisayarИ тогда я скажу:
O zaman derim ki, "BilgisayarКазвам:
O zaman derim ki, "Bilgisayarואני אומר, "מחשב,
O zaman derim ki, "Bilgisayarثم أقول: " أيها الحاسوب،
O zaman derim ki, "Bilgisayar「ランダムな並びの中から 最適な仕事を行った
O zaman ne diyeceğimi bilememiştim... ama şimdi tekrar sorsa, hayır derim.Det sker bare nogle gange.
O zaman ne diyeceğimi bilememiştim... ama şimdi tekrar sorsa, hayır derim.Na aItura não sabia o que havia de dizer... ... mas se eIe me perguntar outra vez, direi que não.
O zaman ne diyeceğimi bilememiştim... ama şimdi tekrar sorsa, hayır derim.Nevím, co jsem tehdy odpověděl, ale... Zeptal se ještě jednou, a ja jsom odpověděl: "Ne".
O zaman ne diyeceğimi bilememiştim... ama şimdi tekrar sorsa, hayır derim.Nisem vedel, kaj naj mu odgovorim.
O zaman ne diyeceğimi bilememiştim... ama şimdi tekrar sorsa, hayır derim.No supe qué decir en ese momento... ...pero ahora le diría que no.
O zaman ne diyeceğimi bilememiştim... ama şimdi tekrar sorsa, hayır derim.Nu am ştiut ce să-i răspund atunci, dar... Dacă m-ar mai întreba o dată i-aş spune : "Nu"...
O zaman ne diyeceğimi bilememiştim... ama şimdi tekrar sorsa, hayır derim.Δεν ήξερα τι ν' απαντήσω τότε... ...όμως αν με ρωτούσε πάλι, θα έλεγα " όχι " .
O zaman ne diyeceğimi bilememiştim... ama şimdi tekrar sorsa, hayır derim.Не помня какво му казах тогава... ...но ако ме беше попитал отново, щях да му кажа: Не.
O zaman ne diyeceğimi bilememiştim... ama şimdi tekrar sorsa, hayır derim....לא ידעתי מה לענות לו אז אבל אם הוא היה שואל אותי שוב .הייתי אומר לא
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.A Saul jej prisahal na Hospodina a povedal: Ako že žije Hospodin, nestihne ťa trest za túto vec.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Da svor Saul henne en ed ved Herren og sa: Så sant Herren lever, skal ingen skyld komme på dig i denne sak.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.Da tilsvor Saul hende ved HERREN: "Så sandt HERREN lever, skal intet lægges dig til Last i denne Sag!"
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.És megesküvék néki Saul az Úrra, mondván: Él az Úr, hogy e dolog miatt büntetésed nem lészen.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.In Savel ji priseže pri GOSPODU, rekoč: Kakor res GOSPOD živi, za to te ne zadene nobena kazen!
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.I přisáhl jí Saul skrze Hospodina, řka: Živť jest Hospodin, že nepřijde na tě trestání pro tu věc.
Saul, ‹‹Yaşayan RABbin adıyla derim ki, bundan sana bir kötülük gelmeyecek›› diye ant içti.사울이 여호와로 그에게 맹세하여 가로되 여호와께서 사시거니와 네가 이 일로는 벌을 당치 아니하리라