Ana içeriğe geç
Sözlük

deri ile cümle

deri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu derin federal kazançların ötesinde, evli insanlar daha fazla para kazanıyorlar.But beyond the profound federal perks, married people make more money.
Zamanla birkaç balık kalınca, buna taban seviyesi deriz.Over time we have a few fish left and we think this is the baseline.
Ve fikir çok basit, çok ortada, ama sonuçları bence gerçekten çok derin.And the idea is so simple, so obvious, but I think the consequences are really profound.
Birler basamağındaki 3'e ise, 3 çarpı 1 veya sadece 3 deriz. -Quick!
Mermerin ne kadar derin işlendiğine bakın, kumaşın drapeleri, dönüşü, . . yüzeyin kompleksliği,They're polishing the floor! Okay let's move on!
En derin sıkıntıdaki onurun seni karşındaki zalimlere dik durmaya zorlar.Your pride in the deepest adversity urges you to raise your head in front of your oppressors.
Tüm enerjimi, derin mercan resiflerindeki yeni türleri bulmaya yöneltmeliydim.I had to focus all my energies towards going to find new species of things down on deep coral reefs.
Yani, daha derine gitmek için çoğu biyolog küçük denizaltılara yönelmişlerdir.So to go deeper, most biologists have turned to submersibles.
Ne kadar derine giderseniz, kafanız da o kadar iyi olur.It makes you loopy; the deeper you go, the loopier you get.
Üç, daha derine gitmenize izin verirler.Three, they allow you to go deeper.
Ve derin dalışlarımıza başlarken doldurmak için kullandığımız budur.That's what we use to inject, as we start to do our deep dives.
Bu tür derin dalışlarda yaptıklarımızı yapmamıza izin veren yüksek teknolojili ekipmanlar bunlar.This is the high-tech gadgetry that allows us to do what we do on these deep dives.
O derinlikte geçirdiğimiz sürede saatte yedi yeni türe kadar çıkıyoruz.We're up to seven new species per hour of time we spend at that depth.
75,000 insan Parkinson derin-beyin stimülasyonlarına sahipler.Seventy-five thousand people have Parkinson's deep-brain stimulators implanted.
Bu değerleri belirlerken çok derin analizler yaptıklarını da düşünmüyorum doğrusu.And I don't think they got a lot more information.
Aaron, kesinlikle, Tim'den derinden etkilenmiţti.Aaron is certainly deeply influenced by Tim.
-Bi'kaç inek çađýrýp soralým derim.Let's have a hearing, bring in the nerds...
Örneklem ortalama istatistiğinden bir istatistik bulduğumuzda buna z istatistiği deriz. -And this thing right here, we've learned it before, is a Z-score.
Burada kısa bir süre içinde derinlemesine bir konuşma yapalim mi?Should we have an in-depth conversation in awhile?
Ve işte o zaman ona tümör deriz.And that's when we call it a tumor.
Ya da büyük ihtimal psikolojik olarak derinden şartlanmışsın.Or probably you are so deeply conditioned.
Laboratuvar ortamında ya da uzayın derinliklerinde 0 K'e çok yakın sıcaklıklarla ulaşılabilir.laboratory environments or maybe in deep space, it gets really, really close to this.
Ama böyle bir gösteriye şahit olmak için her zaman okyanusun derinliklerine inmeniz gerekmez.But you don't always have to go down to the depths of the ocean to see a light show like this.
Bu, kadınlar özgürlük hareketinin derin deniz versiyonu.Well, this is a deep-sea version of Women's Lib.
Bu fotoğraf biz o vadinin oldukça derinlerindeyken yapıldı.The photo was made when we were deep in the valley over there.
Yapbozun tüm parçaları, daha derin bir şeyin belirtileriydi.AII the pieces of the puzzle were symptoms of something deeper,
Daha derin nefes al.Breathe deeper.
Derinlik Öncelikli'nin kesin bulacağını düşünüyorsanız, burayı işaretleyin.Check here if you think depth first will always find that.
Muhtemelen şartlar bizim okyanuslarımızın derinliklerindekilere çok benzerdir.The conditions are probably quite similar to the conditions very deep in our own oceans.
Gerçekte, ya çok daha derindeki bir sorunun belirtisi ve buz dağının görünen kısmıysa?In fact, what if it's a symptom of a much deeper problem, the tip of a proverbial iceberg?
Bu gerçekten kabaca bir yaklaşım, fakat altında yatan anlam derin olabilir.This is a really subtle distinction, but the implication could be profound.
Paranın derinliği şurada. -I know I can draw that better than that.
Sabit bir derinliktir, d x olarak adlandıralım.So the depth of the coin is just like that.
"Hayır, hayır, Cameron, Ben model olmak istiyorum," diyorlarsa o zaman şöyle derim, "Patronum ol.""No, no, Cameron, I want to be a model," well, then I say, "Be my boss."
Yiyecek ayaklanması Afrika'da artık hepimiz derin, derin, derin birbirimize bağlıyız.We are all now deeply, deeply, deeply interconnected.
Mr. Marvel'ın yüzü umutsuzluk derinleşti ve onun hızını gevşedi.The despair of Mr. Marvel's face deepened, and his pace slackened.
Deriye en büyük talep Birleşmiş Milletler, Almanya ve İngiltere'den geliyor.The demand for leather comes primarily from the United States, Germany, and the U.K.
Unutmayın, deri ölü ettir.Remember, leather is dead flesh.
Pek çok derin deniz canlısı okyanus havzasındaki aynı genetik dağılıma sahip.Many of the deep-sea communities have genetic distribution that goes ocean-basin-wide.
Hep ya şöyle olsaydı deriz.It's all if.
Ama niyesi biraz daha derindir.But the why tends to be quite deep.
Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.But in Abbott's Flatland, closer objects are brighter, and that's how they see depth.
Doğal ürünler sorunun derinine iner ve böylece tedaviden daha fazlasını size sunabilir.It gets to the root of the problem and it is more of a cure than a treatment.
İşte buradaki bir 'protocell' ve gayretle bu deriyi değiştiriyor.Here, this is a protocell, and it's vigorously shedding this skin.
Bir sakin ve derin bir uykuya düşüyor.You're falling into a calmer and deeper sleep.
Deri oymağının burada olması iyi olmuş.Awl, also, good that the leather crafter's guild is here.
İnsan/Neandertal farklılığı, sperm ve testisler, koku ve deride.Difference human/Neanderthal is sperm and testis, smell and skin.
Budizm'de deriz ki, "güçlü bir sırt ve yumuşak bir ön cephe gereklidir."In Buddhism, we say, "it takes a strong back and a soft front."
Aşağı- güneş parlaklaştıkça, onlar biraz daha derine gider.Down -- and as the sun gets brighter they go a little deeper, little deeper.
Yani bunlar, hücresel amnezi gibi bir şekilde, embriyonik bir duruma getirilebilen deri hücreleri.So they're skin cells that can be tricked, kind of like cellular amnesia, into an embryonic state.
Derinlemesine öğrenme bu mu?"Is this deep learning?"
Peki sizleri daha zeki yapmak için derin beyin uyarılmalarını kullanabilir miyiz?Can we use deep brain stimulation to make you smarter?
Şimdi ilerleyelim ve size göstermek istediğim: Hubble Ultra Derin Alan.So that's sort of the part, and let me move on then and show you the Hubble Ultra Deep Field.
Görüş derinliğinin 45 santimetreden az olduğunu biliyordum.I knew that the depth of field was 18 inches or less.
Ve bu da dünyada en derine dalabilen denizaltısıdır. Japon hükümeti tarafından kullanıldı.And this one is the deepest diving submarine in the world, operated by the Japanese government.
Gezegenimizin çok derin su parçalarından biri.It's a very deep-water part of our planet.
Ortalama derinliği yaklaşık 12000 ft.The average depths are about 12,000 ft.
Önce şunu soralım: Derimiz neden ısınır?And well, first of all, why is the skin warming up?
Açığa çıkan ısı, derimize iletiliyor.That heat is being transferred to the skin.
Derimizin belirli bir sıcaklığı, belirli bir kinetik enerjisi yani hareket enerjisi vardır.Well, the skin has a certain temperature, a certain kinetic energy, or motional energy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod