Erward Cave, kendisi de, sık sıj dergide Sylvanus Urban adı ile yazılar yazmaktaydı.凯夫本人也经常用「Sylvanus Urban」的笔名,为杂志写作。
Bu arşivdeki bazı fotoğraflar dergide daha evvel yayınlanmış değildi.並不是說在此之前沒有在雜誌上發表過作品。
2012'de The New Republic'i satın alan Hughes bu dergide başdüzeltmen olarak çalışmaktadır.2012年,克里斯·休斯收購了《新共和》雜誌,成為它的發行者。
Bu buluşu 7 art arda makale olarak American Chemical Society adlı bilimsel dergide yayınlanmıştır.המאמרים התפרסמו בכתב העת לחינוך בכימיה (Journal of Chemical Education) של האגודה האמריקנית לכימיה.
Birçok kitap yayımladı ve birçok dergide yazdı.כתב כמה ספרים ופרסם מאמרים רבים בעיתונות.
Birçok dergide yazı ve çevirileri yayınlandı.אך הספר הודפס ותורגם פעמים רבות.
Bu arşivdeki bazı fotoğraflar dergide daha evvel yayınlanmış değildi.רוב הפרטים בספר לא פורסמו לפני כן.
Çok sayıda dergide bu hikâyeleri gözüktü, mesela Atlantic Monthly.Голяма част от творбите му са публикувани в списание „Атлантик Мантли“.
Daha sonra da beklenmedik şekilde dergiden ayrıldı.После незабелязано си тръгнал.
Fiyatı 10 kuruş olan dergiden elde tek sayı mevcuttur.Първият брой на вестника е струвал 1 пени.
Dergide çeşitli şiirler, kitap eleştirileri ve öyküler yayımlamıştır.Той публикува няколко поеми, рецензии на книги, критика и разкази.
Dergide pek çok önemli yazar ve çizer çalıştı.В него са живели или работили много писатели и композитори.
200 dergide 5 binden fazla resim yayımladı.Objavio je više od 5 tisuća crteža u 200 časopisima.
Dergide sanat her şartta desteklenmiştir.Tiskovine su morale paziti na svaku riječ.
Bu arşivdeki bazı fotoğraflar dergide daha evvel yayınlanmış değildi.Neki likovi iz te bilježnice još se nisu ni pojavili u knjigama.
200 dergide 5 binden fazla resim yayımladı.Publikoval viac ako 5 tisíc obrázkov v 200 časopisoch.
Mayıs ayında ise GQ adlı dergide Marilyn Monroe’ya benzetilmiş haliyle poz verdi.V marci si herečka aj úradne zmenila meno na Marilyn Monroe.
Dergide şunları söyledi: "Kulağa klişe geliyor ama kadınlar 30 yaşına girdiklerinde asıl kendilerini bulurlar.Dejala je: »Vem, da zveni zelo klišejevsko, a ko ženske dopolnijo trideset let, se res najdejo.
Sherlock Holmes'un göründüğü diğer hikâyeler Strand isimli dergide basılacaktı.Kasnejše zgodbe o Sherlocku Holmesu so izhajale v angleški reviji Strand Magazine.
Aynı dergide 1959 ile 1964 yılları arasında editörlük yaptı.Taip pat šioje kolekcijoje yra ir anksčiau darytų fotografijų – tarp 1959 ir 1964 metų.
Âkif'in hemen hemen bütün şiir ve yazıları bu iki dergide yayımlandı.Daugelis Markoso laiškų ir komunikatų buvo publikuojami tik šitame laikraštyje.
Şair 35 Gazete ve 57 dergide yazı yazmıştır.Išspausdino 312 knygų ir 15 periodinių leidinių lietuvių ir vokiečių kalbomis.
Dergide, yeni çıkan kitaplar üzerine de makaleler yayınlanıyor.Žurnale taip pat skelbiami naujų šiuose žanruose išleistų knygų sąrašai.
Çok sayıda dergide bu hikâyeleri gözüktü, mesela Atlantic Monthly.Raamat ilmus kõigepealt lühendatult ajakirjas The Atlantic Monthly.
Şair 35 Gazete ve 57 dergide yazı yazmıştır.APN andis välja 60 ajalehte ja ajakirja 45 keeles.
Bu dergide öykü ve deneme türünde yazılarını yayımladı.Tema lugusid ilmus ajakirjas Sina ja Mina.
60'lardaki başka bir dergiden alıntı yapacağım.Clinton ha sempre avuto quella luce dentro di sé.
60'lardaki başka bir dergiden alıntı yapacağım.Clinton hatte einfach immer dieses Leuchten an sich.
60'lardaki başka bir dergiden alıntı yapacağım.Clinton luôn có nguồn sáng đó trong mình.
60'lardaki başka bir dergiden alıntı yapacağım.Clinton mal v sebe vždy toto svetlo.
60'lardaki başka bir dergiden alıntı yapacağım.Clinton zawsze miał w sobie światło.
60'lardaki başka bir dergiden alıntı yapacağım."E eu e o pai dele tivemos a sorte de sermos os primeiros a reconhecê-la."
60'lardaki başka bir dergiden alıntı yapacağım.Én és az apja voltunk elég szerencsések hozzá, hogy ezt először megláthassuk."
60'lardaki başka bir dergiden alıntı yapacağım.Iar eu și tatăl lui am avut norocul de a fi primii care s-o vadă."
60'lardaki başka bir dergiden alıntı yapacağım.클린턴은 항상 그 안에 빛나는 무언가가 있었어요.
60'lardaki başka bir dergiden alıntı yapacağım.Su padre y yo fuimos afortunados por ser los primeros en descubrirlo".
60'lardaki başka bir dergiden alıntı yapacağım."Wat heb je gedaan waardoor hij uitgroeide tot deze fantastische persoon?"
60'lardaki başka bir dergiden alıntı yapacağım.Ο Κλίντον είχε πάντα αυτό το φως μέσα του.
60'lardaki başka bir dergiden alıntı yapacağım.Клінтон завжди мав той вогник всередині.
60'lardaki başka bir dergiden alıntı yapacağım.לקלינטון תמיד היה האור הפנימי הזה.
60'lardaki başka bir dergiden alıntı yapacağım.لقد كان دائما لكلينتون هذا الضوء داخله.
60'lardaki başka bir dergiden alıntı yapacağım.夫と私はそれを誰よりも先に見られて 幸運でした」
Amerikanın kuzeybatısındaki Wegmans süpermarketlerinde dergi reyonları 331 ila 664 dergiden oluşuyor.Від Бостона до Вашинґтона у супермаркеті Веґманс продається від 331 до 664 видів журналів.
Bildiğinden daha fazlasını ifşa ediyor dergideki bakışıyla.Cum dezvăluie ea mai multe decât crede cu privirea ei fixă de cerneală.
Bildiğinden daha fazlasını ifşa ediyor dergideki bakışıyla.얼마나 더 많이 그녀가 드러낼까 그녀가 아는것보다 잉크의 섬광에서.
Bildiğinden daha fazlasını ifşa ediyor dergideki bakışıyla.O ile więcej niż się domyśla odsłania w swym drukowanym spojrzeniu.
Bildiğinden daha fazlasını ifşa ediyor dergideki bakışıyla.Quanto, più di quanto lei sappia, rivela nel suo riverbero d'inchiostro.
Bildiğinden daha fazlasını ifşa ediyor dergideki bakışıyla.Revela mucho más de lo que ella sabe en su brillante mirada de tinta.
Bildiğinden daha fazlasını ifşa ediyor dergideki bakışıyla.Wie viel mehr enthüllt sie in ihrer Hochglanztinte, als sie weiß.
Bildiğinden daha fazlasını ifşa ediyor dergideki bakışıyla.Ze onthult veel meer met haar gedrukte glorie dan ze ooit zal weten.
Bildiğinden daha fazlasını ifşa ediyor dergideki bakışıyla.Колко повече разкрива тя в своя блясък от мастило, отколкото знае.
Bildiğinden daha fazlasını ifşa ediyor dergideki bakışıyla.Насколько больше она открывает в своем сверкании чернил, чем знает сама.
Bildiğinden daha fazlasını ifşa ediyor dergideki bakışıyla.במבט הדיו החודר שלה היא מגלה הרבה יותר ממה שהיא יודעת.
Bildiğinden daha fazlasını ifşa ediyor dergideki bakışıyla.فكم تستطيع ان تكشف بوهج حبرها اكثر مما تعرف
Bu da Discover Magazine için yaptığım çalışma. Ve bu dergide çözülebilmeli.Das hier habe ich für das Discover Magazine gemacht, und es ist tatsächlich im Magazin lösbar.
Buradayım, çünkü bir dergide Fransa'da 5 milyon bekar... bayanın yaşadağını okudum.Estoy aquí esta noche porque leí en una revista que hay 5 millones de mujeres solteras en Francia
Bu şiir bir dergide yayımlandıktan sonra amcamdan öfke dolu bir mektup aldım.Als das in einem Magazin veröffentlicht wurde, bekam ich einen zornigen Brief von meinem Onkel.
Bu şiir bir dergide yayımlandıktan sonra amcamdan öfke dolu bir mektup aldım.Atunci când a fost publicat într-o revistă am primit o scrisoare furioasă de la unchiul meu.
Bu şiir bir dergide yayımlandıktan sonra amcamdan öfke dolu bir mektup aldım.Cuando esto se publicó en una revista recibí una furiosa carta de mi tío.
Bu şiir bir dergide yayımlandıktan sonra amcamdan öfke dolu bir mektup aldım.이 시가 어떤 잡지에 실렸습니다. 그리고 저는 삼촌에게서 분노의 편지를 받았습니다.