dergi ile cümle
dergi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bir dergiyi aldı ve onun sayfalarına göz atmaya başladı.Tom picked up a magazine and started flipping through its pages.
Kütüphanenin ortasında tamamen dergilerle kaplı bir masa vardı.In the middle of the library there was a table completely covered with magazines.
Tom Mary'nin ona verdiği derginin sayfalarına göz atmaya başladı.Tom started flipping through the pages of the magazine Mary had given him.
Lütfen bana bir dergi ver.Please give me a magazine.
Dergim çalındı.My journal was stolen.
Herhangi bir gazeteye ya da dergiye abone oldun mu?Have you subscribed to any newspapers or journals?
Herhangi bir gazeteye ya da dergiye abone oldunuz mu?Have you subscribed to any newspapers or journals?
Bir dergi bir hikaye hakkında bir gazeteden daha fazla söyleyebilir.A magazine can tell more about a story than a newspaper.
Bize dergiyi göster.Show us the magazine.
Onlara dergiyi göster.Show them the magazine.
Bana dergiyi göster.Show me the magazine.
Ona dergiyi göster.Show him the magazine.
Tom dergi kapakları yapıyor.Tom is making magazine covers.
Derginin sayfalarını çevirdi.She paged through the magazine.
Ben genellikle "Veja" okurum ama geçen hafta başka bir dergi okudum.I often read "Veja", but last week I read another magazine.
Çalışmanızı bu dergiye gönderdiğiniz için teşekkürler.Thank you for submitting your work to this journal.
Herhangi bir dergi için abonelik aldın mı?Have you taken out a subscription to any magazine?
Dergimizin daha iyi yazarlara ihtiyacı var.Our magazine need better writers.
Dolaşım, bilindiği gibi, derginin otoriterliğinin ana göstergesidir.The circulation, as is known, is the main indicator of the periodical's authoritativeness.
Okul kütüphanesinde herhangi bir Fransızca dergi var mı?Are there any French magazines in your school library?
Dergi bu yıl bir sürü okuyucu kazandı.The magazine acquired a lot of readers this year.
Dergi iki ayda bir yayınlanıyor.The magazine is published bimonthly.
Dergi iki ayda bir çıkıyor.The magazine is published bimonthly.
Angela Merkel, 2015 yılı için Time dergisinin yılın kişisi seçildi.Angela Merkel was named TIME's Person of the Year for 2015.
Odasında birçok pornografik dergisi vardı.He had many pornographic magazines in his room.
Dergimizin okur sayısı binlercedir.Our magazine's readership numbers in the thousands.
O dergiyi bana ver.Hand me that magazine.
Çeşitli dergi türleri vardır.There are several types of magazines.
Ebeveynlerimin evinde bir yığın National Geographic dergisi buldum.I found a stack of old National Geographic magazines at my parents' house.
İşte en yeni dergi.Here is the newest magazine.
O, dergi okumaktan hoşlanır.She likes to read magazines.
Tom Time dergisinin kapağında göründü.Tom appeared on the cover of Time magazine.
Onu bir dergide okudum.I read it in a magazine.
Bana dergiyi ver, lütfen.Give me the magazine, please.
Bana o dergiyi ver, lütfen.Give me that magazine, please.
Bu dergi nasıl başladı?How did this magazine get started?
Sami bir dergideki bir ilana cevap verdi.Sami answered an ad in a magazine.
Nadiren dergiler okudum.I rarely read magazines.
"Cross Section" benim en sevdiğim dergimdi."Cross Section" was my favourite magazine.
Uzun zamandır bir dergi okumadım.I haven't read a magazine in a long time.
Orada çok sayıda dergi hakkında bilgi bulabilirsiniz.There you can find information about a lot of magazines.
Tom az önce okumayı bitirdiği dergiyi masaya koydu.Tom put the magazine he had just finished reading on the table.
Bunlar benim dergilerim.Those are my magazines.
Tom bana bazı Fransızca dergiler gönderdi.Tom sent me some magazines in French.
Bir sürü dergi satın alıyorum.I buy a lot of magazines.
Uçakta okumak için bir dergi aldım.I bought a magazine to read on the plane.
Tom eline bir dergi aldı.Tom picked up a magazine.
Tom dergiyi aldı.Tom picked the magazine up.
Tom dergisinde o konu hakkında yazdı.Tom wrote about that in his journal.
Bu dergiler senin mi?Are these magazines yours?
Dergimi gördün mü?Have you seen my magazine?
Dergi okumak hoşuma gider.I like reading magazines.
Okul mağazasında dergiler satıyorlar mı?Do they sell magazines at the school store?
Haftada bir kereden daha fazla dergi okuyor musunuz?Do you read magazines more than once a week?
Geçen ay kaç dergi aldın?How many magazines did you buy last month?
İstasyonda haftalık bir dergi aldı.He bought a weekly magazine at the station.
Otobüsü beklerken bir dergi okudu.She read a magazine while she waited for the bus.
Dergilerden biri erkekler, diğeri kızlar için.One of the magazines is for boys, the other is for girls.
"Siyaset Dergisi gecesine ünlü yağdı!"Siyaset Dergisi gecesine ünlü yağdı!
"En Moda Dergisi Yılın En İyileri'ni seçti"."En Moda Dergisi Yılın En İyileri'ni seçti".