Karşılaşmanın ilk yarısı son derece gergin geçti.At his first fight, Price appeared very nervous.
Sıcaklık istenen dereceye gelince duman odadan temizlenir ve yıkanmak isteyenler girer.When the sauna is hot enough, the fire is allowed to die and the smoke is ventilated out.
Son derece akıcı İtalyanca ve Türkçesi olan Perihan toplamda beş dil bilmektedir.Fluent in Italian and Turkish, Romalı Perihan speaks five languages.
Manor Kabri Lisesi’nden dereceyle mezun oldu.He graduated with distinction from Manor Kabri High School.
Bunu yanında tüketicilerin hizmet kalitesi kriterleri ve önem dereceleri saptanmaya çalışılmıştır.Prices thus can be set by the buyers along with quality criteria.
2000 Yaz Olimpiyatları'nda kaydettiği kişisel en iyi derecesi 67,51 metreyle gümüş madalya kazandı.At the 2000 Summer Olympics she won the silver medal with a personal best of 67.51 m.
Çok iyi derecede İngilizce konuşabilmektedir.He is able to speak good English.
Bu derece güçlü bir imparator olmasına rağmen ölümden çok korktuğu bilinirdi.He was so strict that even Principal Storms was afraid of him.
Normal sezona 1-10'luk dereceyle başladıktan sonra baş antrenör PJ Carlesimo görevinden kovuldu.After starting the season 1–4, coach Brown was fired.
Kendi gücüne, kuvvetine aşırı derecede güveni vardı.It relied on its immense thickness for strength.
Mavi Durum'un başlarında son derece hızlı bir ilerleme sağlanmıştı.All along the front rapid progress was being made.
Birinci derecede deride yüzeysel zarar bulunur.Varying first heart sound intensity.
2004 yılında 9:01.59'luk derecesiyle 3000 metre hendekli koşuda dünya rekoru kırdı.In July 2004 she ran 3000 metres steeplechase in a new world record of 9:01.59 minutes.
Buranın mikrokliması son derece lezzetli, kaliteli meyve ve sebze yetiştirmeye olanak sağlamaktadır.An example of this might be the subjective quality of fine food and wine.
Dış dünyaya karşı son derece sivri dilli ama göstermemeye çalışsa da ailesine çok düşkün.The film has an old world charm about it and will certainly appeal to the families.
Fenerbahçe forması giyen sporcu yapmış olduğu derecelerle bilinmektedir.There is some debate over when Torquay Athletic formed.
Fırlatma düzeneği 360 derece yanal ve (+)/(-) 20 derece dikey açılarda hareket edebilmekteydi.The launcher post can traverse through 360 degrees horizontally, and +/− 20 degrees in elevation.
1984'te yüksek şeref derecesiyle mezun oldu.He graduated with Honours in 1984.
Ve yine CI’daki gibi CC hesaplamarının da dereceleri vardır (CCSD, CCSDT gibi).This gives similar results to CCSD(T).
Androjenlerin cinsiyet kimliğini önemli derecede etkilediğine dair bir kanıt yoktur.The potential for androgen addiction remains to be determined.
1913'te, bir doktora derecesi aldı ve tam bir tıp doktoru olarak ruhsat almıştır.On 23 May 1913, he obtained a doctoral degree and was fully licensed as a medical doctor.
Örneğin, su 0 derecede donar.It is inclined at 10°.
Bu, şeytanları öldürmüyor ama yüksek derecede acı veriyor.Although this does not kill the prisoners, it is a very gruesome torture.
En düşük sıcaklık -45 derecedir.The most probable impact angle is 45 degrees.
Bu olay türün teşhis edilmesini son derece zorlaştırır.This makes the model identification more difficult.
2006'da, ÖSS'de il ve Türkiye genelinde birçok derece sahibi öğrenci mezun edilmiştir.By 2006 the student demographics became majority Latino and Hispanic.
Bu husus ,sonuçta, kumaşın tutum özellikleri bakımından son derece önemlidir.This is a very laborious process because of the sheer size of these pots.
Bölge önemli derece özerk yetkilere sahiptir.The elders exercise a high level of authority.
Fakat bu görüşlerin hiçbiri kesinlik derecesine sahip değildir.But none of these definitional elements is one-dimensional.
Olayın bu derecede duyulması Japon Karşıtı Gönüllüler Ordusu'na katılımı da arttırdı.The publicity inspired more volunteers to enlist in the Anti-Japanese Volunteer Armies.
Son derece nadirdir, özellikle bebeklerde ve çocuklarda görülür.They are found most often in infants and children.
Son derece hızlı hareket ederek ordunun başında Tebriz üzerine yürüdü.This act quickly pushed the Allied army into her grave.
1930'lu yıllar dünya tarihi açısından son derece önemliydi.The 1930s served as a very important decade to the society's history.
Eğitim durumu orta derecededir.Label of education is average here.
Çinli oyuncular tek erkekler ve bayanlar kategorilerinde en üst dereceleri almışlardır.Men Women Canada has qualified a men's and's women's teams.
Hüseyin Paşa, son derece kuvvetliydi.Yoshifusa was indeed a very capable leader.
Takıntı derecesinde çalışan kişilere işkolik denmektedir.He appreciates people who work hard for others.
48.27 saniyelik kişisel en iyi derecesi, tüm zamanların en iyi dördüncü performansıdır.Her 2.04 m indoor is also the 8th best performance of all-time.
Bazı günlerde çölün sıcaklığı 50 derece olmaktadır.Over that, the day temperature there is 50 degrees.
Bu kez yalnızca kırmızı ve turuncu düğümler tek dereceli kalmalıdır.Today only the bergfried and shield wall remain intact.
Şampiyonaya katılmak için gerekli olan baraj derecesi 56.10 idi.The standard to qualify automatically for entry was 56.10.
Öte yandan kedigiller ailesindeki canlıların beyin yapısı inanılmaz derecede benzerlik gösterir.The physical structures of human brains and cat brains are very similar.
Yaptığı derece Li Yang'ın 28.09'luk dünya rekorundan yüzde bir kadar daha fazladır.Her Ukrainian record of 394 is one point higher than the world record.
Bölgenin elden çıkma olasılığı karşısında da, halk son derece sert tepki vermiştir.In addition to the lack of available land, another more serious problem confronted the Community.
Fakat bu infaz edilemez, çünkü çarpışmalar son derece şiddetle devam etmektedir.With this there is no kidding, for we will have to undertake the sharpest measures.
Spatharios unvanı başlangıçta oldukça yüksek bir dereceydi.The territory of Charlestown was initially quite large.
(Diğeri de Copacabana'dır ve popüler kültürde aynı derecede önemli bir yeri vardır.)(The balafon is a marimba-like instrument that is widely used in African folk music.)
Çünkü o son derece çirkin bir iştir ve kötü bir yoldur" denmesi buna örnektir.Indeed it was lewdness, disbelief, and a bad way.
Esir kamplarındaki yemek durumu son derece kötüydü.Conditions in the prison camps were atrocious.
Hava sıcaklığı normalde, her 300 metre yükseklikte 1 ila 2 C derece düşer.Generally the temperature falls 1 °C per 200 m of altitude.
Bu koruma ve denetimin derecesi bazı farklılıklar gösterir.The length and presence of these help distinguish categories.
Kariyerindeki en iyi derece olan dünya 3.lüğüne 27 Ocak 2014'te ulaşmıştır.This helped her reach her career high of No. 39 on 7 May 2012.
Kentte kültür düzeyi yüksek ve kültürel çalışmalar son derece yoğundur.Change of culture in organizations is very important and inevitable.
2017 ocak ayında doktora derecesini aldı.He received the doctorate in June 2017.
Son derece zorlu bir görevdi.This was tough duty.
Anne Peg son derece tembel ve alaycıdır.Henry Maugham was cold and emotionally cruel.
Bunun dışında disiplinler-arası bireyselleşmiş dereceler veren programlar da bulunmaktadır.Additional interdisciplinary programs are offered as well.
Mağaranın bol çatlaklı yapısı karstlaşmaya son derece uygundur.Its many rolling hills are perfectly suited for golfing.
KÖYE ulaşımı sağlayan yol asfalttır ancak, yol aşırı derecede bozuktur.There is political support for the rapid transit but the EWAY route is contentious.
Bu derece büyük bir ilgi tekrar ancak Papa II.John Paul’un 2005'teki cenazesinde görülebilecekti.They had previously met in similar circumstances in 2005, during the funeral of Pope John Paul II.