Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?I pytam, co się zmieniło, panie Lechu, co się stało?
Töre, geçim derdi, ağalık gibi kavramlar sıkça filmde işlenmektedir.Ze względu na swój wygląd roboty często pojawiają się w filmach.
Derdi bir aşk hikâyesi anlatmak değil.Jag ville berätta en kärlekshistoria.
Bey Hacı İsa'yı, derdi yok sanma.Din kärlek, Jesus, gräns ej vet.
Benim derdim insan.Du vet att du är man ...
"Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib Kılma derman kim helakım zehri dermanındadır."Men skall jag arbeta mig till döds; skall jag aldrig få se äller smaka wärlden?
Halkının derdine ortak olur.Var vänlig mot dina medmänniskor.
Onların bütün derdi geleneksel şenliklerini yapmak ve futbol maçıdır.Hans stora intressen är att spela trummor och att spela fotboll.
Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?Ой, куди ти, чумаче, мандруєш?
Aynı tanrıya şu soru yöneltilir: "Sana 'B Rastgele mi?' diye sorsam, 'ja' mı derdin?"Запитаємо у цього ж бога "Якщо я у тебе запитаю: " Бог B — бог випадку? ", відповіси ти " ja «?».
Babası Bob derdi.Батька звали Бен.
Tecvid de, kaf çatlatmak derdiyle, çatlatmaktaki mânâyı kaybetmek değildir.Инакше, як до хаоса сваволі, Вести не може божевільний сніг.
Mangalcı: Sürekli boğaz derdinde olan bir karakterdir.Червоний - це персонаж, який завжди відчуває страждання.
Aman kardeş gühahını saklamayıp derdini söyle.Брат дає пораду Мілошу бути обережним.
Ben hayır derdim.Я б сказав "ні".
"Erdoğan: 'Birilerinden İcazet Alma Gibi Derdimiz Yok'".Podle Erdoğana „žádná země jménem Kypr neexistuje".
Benim derdim insan.Chybovat je lidské.
Mangalcı: Sürekli boğaz derdinde olan bir karakterdir.Roșul este un personaj care trăiește mereu suferind.
Fuzuli derdi, ıstırabı seven bir kişidir.Pedofil este acea persoană care suferă de pedofilie.
Derdimi Fransızca ifade edebildim.Am reușit să mă fac înțeles în limba franceză.
Kendisine Seyyid derdi.Ez Kurusra emlékeztette őt.
Dertleri halkın derdi değildi.Az emberekhez való viszonyom sem gond.
Birinin derdi hepsinin derdi, birinin mutluluğu hepsinin mutluluğudur.A jó az, amire minden ember érdeklődése irányul, legfőbb célja pedig a boldogság.
Derdi bir aşk hikâyesi anlatmak değil.Mondhatnánk, hogy szerelmi történet.
Big Smoke'un bu çeteyle bir derdi vardır.Kulkuri Chuck liittyy ryhmään.
Soyguncuların tek derdi bankayı mı soymaktır? .Mitä onkaan pankkiryöstö pankin perustamiseen verrattuna?
Tolstoy Yasnaya Polyana'ya "ulaşılamaz ebedi kalem" derdi.Ο Τολστόι αποκαλούσε την Γιάσναγια Πολιάνα το "απροσπέλαστο λογοτεχνικό οχυρό" του.
Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?Τι πρέπει λοιπόν κανείς, Μένιππε, να κάνει; ΜΕΝ.
Aynı tanrıya şu soru yöneltilir: "Sana 'B Rastgele mi?' diye sorsam, 'ja' mı derdin?"Ε3: Ρώτα τον ίδιο Θεό την ερώτηση: "Αν σε ρωτούσα 'Είναι ο Β ο Θεός της Τύχης', θα απαντούσες τζα;".
Evet derdim.Θα είχα πει ναι.
Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?Hvor fuld var du egentlig, Søren Pind?.
Babası Bob derdi.Han hed Bo.
Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?Og hvorfor er det slik, Subhūti?
Teğmen Rigg ve Dedektif Kerry ise Dedektif Matthews'u bulma derdindedir.Detektiven Eric Matthews og detektiven Kerry finner en mann som heter Mike.
Derdi bir aşk hikâyesi anlatmak değil.For ikke å snakke om kjærlighetsbånd?
Derdi olan kim varsa ona koşar, ona sığınır.Barangsiapa yang memperbuat dosa, maka sungguh ia melakukan itu terhadap dirinya sendiri.
Ailesi ve arkadaşları ona Toma, Touma veya Toma-chan derdi.Dia bisa dipanggil Toma, Touma, atau Toma-chan.
Derdi bir aşk hikâyesi anlatmak değil.Bukan cerita cinta biasa.
Harekete resmen herhangi bir ad verilmemesine rağmen İlyas ona Tahrik-i Îmân derdi.Ilyas berulang kali memperingatkan kaumnya, namun mereka tetap durhaka.
Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?Toh cuma jumpa fans, apa salahnya?
Amcasının kızı Margaret Rods ise onun hakkında: "Neşeli ve ancak akıllı kız" derdi.Chị họ của bà, Margaret Rhodes, mô tả bà là "một cô bé vui vẻ, nhưng có ý thức và có giáo dục".
Eskiler buna tevarüd derdi.Sử cũ có nhắc đến việc này.
Buna karşılık Muhammed bize, 'siz onları ne doğrulayın, ne de yalanlayın' derdi.".永く言(ここ)にこれを保ち、思(ここ)に皇いに多祜あらん。
Babası Bob derdi.愛称はボブ。
Birinin derdi hepsinin derdi, birinin mutluluğu hepsinin mutluluğudur.一つ幸せなことがあればぜんぶ幸せ。
Mülk edinmek gibi bir derdim yok.特産といえるものはない。
Buna karşılık Muhammed bize, 'siz onları ne doğrulayın, ne de yalanlayın' derdi.".誓辞说:‘你不要背叛我,我不要强买你的东西,不要乞求、不要掠夺。
Bunun yanında esnaf ve halkın derdini de dinlerdi.衆首領和百姓“都聽從耶和華的話”。
Ailesi ve arkadaşları ona Toma, Touma veya Toma-chan derdi.友人們叫她法瑞婭或蒂兒。
Bunun yanında esnaf ve halkın derdini de dinlerdi.그곳에서 선정을 베풀어 높은 치성(治聲)을 들었으며 청백리로 뽑혔다.
Yazarım derdimi kendime, kaderin benle bu derdi ne?(나유선) : 최근 이슈가 나의 일이라면 당신의 선택은?
Buna karşılık Muhammed bize, 'siz onları ne doğrulayın, ne de yalanlayın' derdi.".경(卿)은 존귀(尊貴)하게 대우하여 그 예를 폐하지 말도록 하라.”하였다.
Aynı tanrıya şu soru yöneltilir: "Sana 'B Rastgele mi?' diye sorsam, 'ja' mı derdin?"같은 신에게 "내가 당신에게 'B가 '랜덤'인가요?'라고 물으면 'ja'라고 대답하겠습니까?"라고 묻는다.
Benim kalıplaşmış yaşam biçimleri ve sistemlerle ilgili hep derdim oldu.רבה היתה הכמיהה ליציבות חיינו ורציפותם.
Kendisine Seyyid derdi.והם אומרים לו קצור!
Yazarım derdimi kendime, kaderin benle bu derdi ne?אתה אשר עלית מעלה, האספר איך יד גורל הייתה בך?
Örneğin "geliyorum" demek için "kel-e yorır men" derdiler.למשל, כשאומרים:"הגעתם", הכוונה היא ל"אתם הגעתם".
Derdi bir aşk hikâyesi anlatmak değil.Не липсва и любовна история.
Dört bir yandan hekimler getirilmiş, kızın derdine bir çare bulsunlar diye.Там я откриват четирите му дъщери и я питат откъде е.
Babası Bob derdi.Баща му се казва Любе .