Ana içeriğe geç
Sözlük

derdi ile cümle

derdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onların gözleri derdi ki그들의 눈은
Onların gözleri derdi kiMire az ő szemük azt mondta,
Onların gözleri derdi kiOch deras ögon sade,
Onların gözleri derdi kiOg deres øjne sagde,
Onların gözleri derdi kiUnd ihre Augen sagten:
Onların gözleri derdi kiVà đôi mắt họ sẽ nói,
Onların gözleri derdi kiY sus ojos dirían,
Onların gözleri derdi kiΚαι τα μάτια τους έλεγαν,
Onların gözleri derdi kiА их глаза отвечали:
Onların gözleri derdi kiА їх погляд говорив:
Onların gözleri derdi kiИ техните очи казваха:
Onların gözleri derdi kiועיניו היו אומרות,
Onların gözleri derdi kiو ما تقوله عيونهم،
Onların gözleri derdi ki「誰も僕を見てくれやしないんだ ありがとう」
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,A tak jsem se zkoušel s nimi domluvit a říkal jsem:
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,Dan saya coba untuk bernalar dengan mereka dan berkata,
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,Ich habe versucht mit den Schwestern zu reden, ich fragte sie:
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,Ik probeerde met ze te onderhandelen:
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,Încercam să discut cu ele şi le spuneam
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,Jag försökte resonera med dem och sa,
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,그래서 간호사들께 합리적으로 얘길했죠.
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki, "Neden farklı birşey denemiyoruz?J'essayais de raisonner avec elles en disant : " Si on essayait autre chose?
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki, "Neden farklı birşey denemiyoruz?Przekonywałem pielęgniarki, żeby spróbowały inaczej.
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,Og jeg ville prøve at tale dem til fornuft og sige,
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,Próbáltam érvelni, és meggyőzni őket,
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,Provai a ragionare con loro, dicendo:
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,Takže som sa snažil s nimi dohodnúť a vravím,
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,Tentava argumentar com elas dizendo:
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,Và tôi sẽ cố gắng lý sự với họ
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,Yritin esittää heille vaihtoehtoja:
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,Y trataba de razonar con ellas y les decía,
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,Οπότε προσπάθησα να το συζητήσω μαζί τους λέγοντας,
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,И я пытался уговаривать их:
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,Опитвах се да споря с тях, като казвах:
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,ניסיתי לדבר איתן בהגיון ואמרתי,
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,وكنت أحاول أن أناقشهم في ذلك قائلا
Onlarla bunu tartışmaya çalışıp derdim ki,「もう少し
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,En häntä jätä yksin, omin hänen ongelmansakin
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Eu nunca irei deixá-lo sozinho. Eu vou tornar os seus problemas meus.
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Ich werde ihn nie im Stich lassen, seine Sorgen sind meine
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,I'll never leave him alone, I'll make his troubles my own
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,I'll never leave him alone, I'll make his troubles my own
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Jag håller mig nära honom, hans bekymmer är mina.
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Je ne le laisserai jamais tomber, je ferai miennes ses préoccupations
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Nigdy go nie zostawię, Pomogę mu w potrzebie
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Nikdy ho neopustím. Budu sdílet jeho starosti.
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Non lo lascero' mai da solo, mi occupero' dei suoi guai
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Nu-l voi părăsi niciodată, toate necazurile lui vor fi şi ale mele
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Nunca le dejaré. Sus problemas serán míos.
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim, Onu kimsenin sevemeyeceğinden daha çok severim.Никога няма да го изоставя, бедите му свои ще направя, никой друг не може да обича така този мъж.
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,Tôi không bao giờ bỏ rơi người, mọi nỗi niềm của chàng sẽ là của tôi.
Onu hiç yalnız bırakmam, derdini kendime dert edinirim,誰も私みたいに愛せない
Onun asıl derdi, onun için bir gelecek planı olup olmadığı idi.3시간 걸리골 했던 두 도시 사이의 여행이 현재는 12시간이 걸립니다.
Onun asıl derdi, onun için bir gelecek planı olup olmadığı idi.A ta žena jí řekla, že je jí jedno, že nebude mít na stole žádné jídlo.
Onun asıl derdi, onun için bir gelecek planı olup olmadığı idi.Elle s'inquiétait de savoir s'il y avait un plan pour le futur du pays.
Onun asıl derdi, onun için bir gelecek planı olup olmadığı idi.Le preocupaba si había un plan para el futuro.
Onun asıl derdi, onun için bir gelecek planı olup olmadığı idi.Това, което я притесняваше беше дали има план за бъдещето. И дали за децата й ще има наистина различен живот.
Onun asıl derdi, onun için bir gelecek planı olup olmadığı idi.נסיעה בין שתי ערים שפעם לקחה שלוש שעות עכשיו לקחה 12.
Onun asıl derdi, onun için bir gelecek planı olup olmadığı idi.انما ا لذي يقلقها اذا كان هنا ك وجود خطة للمسقبل ام لا . حيث ابناءها يمكن ان يحظوا
Onun asıl derdi, onun için bir gelecek planı olup olmadığı idi.今では12時間もかかってしまいます。 まず最初に、そのようなスケールの場合に
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod