Kaçınız, haklı değil derdiniz?Hányan mondanák, hogy nincs joga?
Kaçınız, haklı değil derdiniz?Hvor mange ville sige, han ikke har ret?
Kaçınız, haklı değil derdiniz?Kolik by řeklo, že nárok nemá?
Kaçınız, haklı değil derdiniz?Quanti direbbero che non può?
Kaçınız, haklı değil derdiniz?Quantos diriam que ele não tem?
Kaçınız, haklı değil derdiniz?Wie viele würden sagen, nein?
Kaçınız, haklı değil derdiniz?Wie zegt dat hij geen recht heeft?
Kaçınız, haklı değil derdiniz?Колко биха казали, че няма право?
Kaçınız, haklı değil derdiniz?Кто против предоставления ему гольф-кара?
Kaçınız, haklı değil derdiniz?結構 うまく意見が分かれた
Kapasite kullanım düşse bile çok derdim olmazdı, fiyatları düşürmeyi aklıma bile getirmezdim..A i když jeho vytížení klesne, nebude pro něj žádný podnět cenu snížit.
Kapasite kullanım düşse bile çok derdim olmazdı, fiyatları düşürmeyi aklıma bile getirmezdim..E mesmo que as vendas caíssem, isso não faria com que seu preço baixasse.
Kapasite kullanım düşse bile çok derdim olmazdı, fiyatları düşürmeyi aklıma bile getirmezdim..しかし、競争下の状況だと、大きな理由になります。
'Karınca gidip yavrularını besleyecek.' derdi.Mio fratello era così.Mi diceva:La formica va a casa a nutrire i suoi piccoli"
'Karınca gidip yavrularını besleyecek.' derdi.Тя казваше: "Мравката се прибира у дома, за да нахрани малките си", а аз отвръщах:
Karnımı göstererek, "Burada oldukça fazla piknik sepeti olmalı" derdi.그 아이는 제 배를 가르키며, "소풍 바구니가 너무 많이 들었군"이라고 했죠.
Karnımı göstererek, "Burada oldukça fazla piknik sepeti olmalı" derdi.lalu menunjuk perutku dan berkata, "Terlalu banyak keranjang piknik."
Karnımı göstererek, "Burada oldukça fazla piknik sepeti olmalı" derdi."Muitos cestos de piquenique."
Karnımı göstererek, "Burada oldukça fazla piknik sepeti olmalı" derdi."Olet niellyt rantapallon."
Karnımı göstererek, "Burada oldukça fazla piknik sepeti olmalı" derdi."Prea multe coșulețe de picnic."
Karnımı göstererek, "Burada oldukça fazla piknik sepeti olmalı" derdi."Teveel picknickmanden."
Karnımı göstererek, "Burada oldukça fazla piknik sepeti olmalı" derdi."Túl sok piknikkosár."
Karnımı göstererek, "Burada oldukça fazla piknik sepeti olmalı" derdi.Wskazał na mój brzuch i powiedział: "Za dużo koszy piknikowych".
Karnımı göstererek, "Burada oldukça fazla piknik sepeti olmalı" derdi."Zu viele Picknick-Körbe."
Karnımı göstererek, "Burada oldukça fazla piknik sepeti olmalı" derdi."Переел на пикнике".
Karnımı göstererek, "Burada oldukça fazla piknik sepeti olmalı" derdi."Твърде много кошници за пикник".
Karnımı göstererek, "Burada oldukça fazla piknik sepeti olmalı" derdi.והצביע על הבטן שלי ואמר, "יותר מדי סלי פיקניק."
Karnımı göstererek, "Burada oldukça fazla piknik sepeti olmalı" derdi.ثم أشار إلى بطني وقال, "العديد من سلال النزهة."
Karnımı göstererek, "Burada oldukça fazla piknik sepeti olmalı" derdi.人をだますのは 実は難しくない
Keşke bu halkı ben yönetseydim! Avimeleki uzaklaştırır ve, ‹Ordunu güçlendir de öyle ortaya çık!› derdim.››Ale ó kdyby tento lid byl v ruce mé, abych shladil Abimelecha! I řekl Abimelechovi: Sbeř sobě vojsko, a vyjdi.
Keşke bu halkı ben yönetseydim! Avimeleki uzaklaştırır ve, ‹Ordunu güçlendir de öyle ortaya çık!› derdim.››Havde jeg blot Magten over Folket her, skulde jeg nok skaffe Abimelek af Vejen!"
Keşke bu halkı ben yönetseydim! Avimeleki uzaklaştırır ve, ‹Ordunu güçlendir de öyle ortaya çık!› derdim.››"아하, 이 백성이 내 수하에 있었더면 내가 아비멜렉을 제하였으리라 하고 아비멜렉에게 네 군대를 더하고 나오라고 말하니라"
Keşke bu halkı ben yönetseydim! Avimeleki uzaklaştırır ve, ‹Ordunu güçlendir de öyle ortaya çık!› derdim.››ומי יתן את העם הזה בידי ואסירה את אבימלך ויאמר לאבימלך רבה צבאך וצאה׃
Keşke bu halkı ben yönetseydim! Avimeleki uzaklaştırır ve, ‹Ordunu güçlendir de öyle ortaya çık!› derdim.››من يجعل هذا الشعب بيدي فاعزل ابيمالك. وقال لابيمالك كثر جندك واخرج.
Keşke bu halkı ben yönetseydim! Avimeleki uzaklaştırır ve, ‹Ordunu güçlendir de öyle ortaya çık!› derdim.››惟 願 這 民 歸 我 的 手 下 、 我 就 除 掉 亞 比 米 勒 . 迦 勒 又 對 亞 比 米 勒 說 、 增 添 你 的 軍 兵 出 來 罷
Keşke bu halkı ben yönetseydim! Avimeleki uzaklaştırır ve, ‹Ordunu güçlendir de öyle ortaya çık!› derdim.››惟願這 民歸 我 的 手下 、 我 就 除掉 亞比 米勒.迦勒 又 對亞 比 米勒說 、 增添 你 的 軍兵 出來罷
Kim derdi ki, gün gelecekAi mà có thể tưởng tưởng được
Kim derdi ki, gün gelecekChi avrebbe mai immaginato
Kim derdi ki, gün gelecek누가 이안 페이즐리와 마틴 멕기네스가
Kim derdi ki, gün gelecekKto kiedykolwiek potrafiłby sobie wyobrazić
Kim derdi ki, gün gelecekSiapa yang bisa membayangkan
Kim derdi ki, gün gelecekКой би си помислил някога, че
Kim derdi ki, gün gelecekמי היה מאמין
Kim derdi ki, gün gelecekوالذين لم يكن احدهم يتصور
Kim derdi ki, gün gelecekイアン・ペイズリーとマーティン・マクギネスが
Kim İbrahime Sara çocuk emzirecek derdi? Bu yaşında ona bir oğul doğurdum.››A přidala: Kdo by byl řekl Abrahamovi, že bude Sára děti kojiti? A však jsem porodila syna v starosti jeho.
Kim İbrahime Sara çocuk emzirecek derdi? Bu yaşında ona bir oğul doğurdum.››A riekla: Kto by bol kedy povedal Abrahámovi, že Sára bude kojiť deti! No, porodila som syna v jeho starobe.
Kim İbrahime Sara çocuk emzirecek derdi? Bu yaşında ona bir oğul doğurdum.››Ismét monda: Ki mondotta volna Ábrahámnak, hogy Sára fiakat szoptat? s ímé fiat szûltem vénségére.
Kim İbrahime Sara çocuk emzirecek derdi? Bu yaşında ona bir oğul doğurdum.››또 가로되 사라가 자식들을 젖 먹이겠다고 누가 아브라함에게 말하였으리요 마는 아브라함 노경에 내가 아들을 낳았도다 하니라
Kim İbrahime Sara çocuk emzirecek derdi? Bu yaşında ona bir oğul doğurdum.››Še reče: Kdo bi bil rekel Abrahamu: Dojila bo otroke Sara! in vendar sem porodila sina v starosti njegovi!
Kim İbrahime Sara çocuk emzirecek derdi? Bu yaşında ona bir oğul doğurdum.››И сказала: кто сказал бы Аврааму: Сарра будет кормить детей грудью? ибо в старости его я родила сына.
Kim İbrahime Sara çocuk emzirecek derdi? Bu yaşında ona bir oğul doğurdum.››Каза още: Кой би рекъл на Авраама, че Сара ще кърми чада? - Защото му родих син в старините му.
Kim İbrahime Sara çocuk emzirecek derdi? Bu yaşında ona bir oğul doğurdum.››ותאמר מי מלל לאברהם היניקה בנים שרה כי ילדתי בן לזקניו׃
Kim İbrahime Sara çocuk emzirecek derdi? Bu yaşında ona bir oğul doğurdum.››وقالت من قال لابراهيم سارة ترضع بنين. حتى ولدت ابنا في شيخوخته.
Kim İbrahime Sara çocuk emzirecek derdi? Bu yaşında ona bir oğul doğurdum.››又 說 、 誰 能 豫 先 對 亞 伯 拉 罕 說 、 撒 拉 要 乳 養 嬰 孩 呢 、 因 為 在 他 年 老 的 時 候 、 我 給 他 生 了 一 個 兒 子
Kim İbrahime Sara çocuk emzirecek derdi? Bu yaşında ona bir oğul doğurdum.››又 說 、 誰能 豫 先 對 亞伯拉罕說 、 撒拉 要 乳養嬰 孩呢 、 因為 在 他 年老 的 時候 、 我給 他 生 了 一 個兒子
Kirllilik yoktu. Delhi'de yaşıyorduk -- oraya "umumhane" derdik şimdi kötü bir sözcük oldu.En Delhi solíamos vivir... solíamos llamarlo "chata" o "khota".
Kirllilik yoktu. Delhi'de yaşıyorduk -- oraya "umumhane" derdik şimdi kötü bir sözcük oldu.În Delhi obişnuiam să trăim -- noi o numim chata sau khota.
Kişiler söz konusu olsaydı, 5 adet "sandalye" derdik.5개의 의자에 사람을 앉히는 것으로 생각해도 같죠.
Kişiler söz konusu olsaydı, 5 adet "sandalye" derdik.lub możemy popatrzyć na reszki jak na ludzi, których rozsadza się po krzesłach.