"Buraya gelince ne yapacaksın?" derdi.E ela: "Que fazes quando cá vieres?" E eu :
"Buraya gelince ne yapacaksın?" derdi.E lei: "Cosa farai quando arrivi qui?"
"Buraya gelince ne yapacaksın?" derdi.Entonces ella me decía: "Bueno ¿y qué harás cuando vengas?"
"Buraya gelince ne yapacaksın?" derdi.És azt mondta: "És mit fogsz csinálni, amikor itt vagy?"
"Buraya gelince ne yapacaksın?" derdi.Et elle disait : " Eh bien, qu'allez-vous faire quand vous serez ici ? "
"Buraya gelince ne yapacaksın?" derdi.그러면 그녀가 "여기와서 뭐하는거죠? 라고 묻고
"Buraya gelince ne yapacaksın?" derdi.Och hon sa, "Och vad ska du göra när du kommer hit?"
"Buraya gelince ne yapacaksın?" derdi.Ona na to: "Co będziesz robić, jak już tu przyjedziesz?"
"Buraya gelince ne yapacaksın?" derdi.Sie sagte: "Was tun Sie, wenn Sie hier sind?"
"Buraya gelince ne yapacaksın?" derdi.Şi spunea, "Aşadar ce ai de gând să faci când ajungi aici?"
"Buraya gelince ne yapacaksın?" derdi."Wat ga je doen als je hier bent?"
"Buraya gelince ne yapacaksın?" derdi.Κι έλεγε, "Τι θα κάνεις λοιπόν όταν θα έρθεις εδώ;"
"Buraya gelince ne yapacaksın?" derdi.А она: "Что ж, что ты будешь делать, когда придёшь?"
"Buraya gelince ne yapacaksın?" derdi.И тя казваше, "Добре какво ще правиш като дойдеш тук?"
"Buraya gelince ne yapacaksın?" derdi.והיא היתה אומרת: "אזה מה אתה תעשה כשתגיע לכאן?"
"Buraya gelince ne yapacaksın?" derdi.فتقول: "حسناً ماذا ستفعل بعد قدومك إلى هنا ؟"
"Buraya gelince ne yapacaksın?" derdi.「聞きたいのです」と答えました
Bu sebepten ötürü, esas derdimiz kar değil, tüm dünyadaki insanların iyiliği olurdu.Daher wäre unser Hauptanliegen nicht länger Gewinn, sondern das Wohlbefinden aller Menschen in der Welt.
Bu sebepten ötürü, esas derdimiz kar değil, tüm dünyadaki insanların iyiliği olurdu.Därför är inte vårt huvudbekymmer vinster det är alla världens människors välbefinnande.
Bu sebepten ötürü, esas derdimiz kar değil, tüm dünyadaki insanların iyiliği olurdu.Pertanto il nostro obbiettivo non sarà il profitto sara il benessere della specie uman in tutto il mondo.
Bu sebepten ötürü, esas derdimiz kar değil, tüm dünyadaki insanların iyiliği olurdu.Portanto, a nossa maior preocupação não é o lucro É o bem-estar dos seres humanos por todo o mundo.
Bu sebepten ötürü, esas derdimiz kar değil, tüm dünyadaki insanların iyiliği olurdu.Sen vuoksi, meidän suurin huolenaiheemme ei ole voitto, vaan se on ihmisten hyvinvointi kaikkialla maailmassa.
Bu sebepten ötürü, esas derdimiz kar değil, tüm dünyadaki insanların iyiliği olurdu.Следователно, главната ни грижа не е печалбата, а благоденствието на хората по целия свят.
Bu sebepten ötürü, esas derdimiz kar değil, tüm dünyadaki insanların iyiliği olurdu.Следовательно, наша главная цель будет не доход, а благополучие всех людей на земле.
Bu şeye ne derdik?Ako by sme to nazvali?
Bu şeye ne derdik? A ve B yi birbirine bağlayan şey.Jak nazwać wszystkie te punkty... wszystkie punkty łączące A i B, leżące na tej linii?
Bu şeye ne derdik?Hvad kalder vi det?
Bu şeye ne derdik?그러면 이것은 무엇이라고 부를 수 있을까요?
Bütün dünyanın derdi, belası, cezası, çektikleriالمشاكل ، الكوارث، العقوبات والمعاناة في الدنيا كلها
Büyümü,s olsaydın öyle derdim.Gdyby tak było, tobyś to usłyszał.
Büyümü,s olsaydın öyle derdim.Olisin sanonut, jos olisit kasvanut.
Büyümü,s olsaydın öyle derdim.Se mi fossi sembrato più alto te l'avrei detto.
Büyümü,s olsaydın öyle derdim.Se tivesses crescido, eu tê-lo-ia dito.
Büyümü,s olsaydın öyle derdim.Si hubieras crecido, eso habría dicho.
Büyümü,s olsaydın öyle derdim.Var du større, havde jeg sagt det.
Büyümü,s olsaydın öyle derdim.Vore du större hade jag sagt så.
Büyümü,s olsaydın öyle derdim.Αν είχες μεγαλώσει, θα σου το έλεγα.
Büyümü,s olsaydın öyle derdim.Если бы ты подрос, я бы так и сказала.
Çocuk kitapları yazıyor ve resmediyorum" derdim.Cháu viết và minh họa sách trẻ em"
Çocuk kitapları yazıyor ve resmediyorum" derdim.Escribo e ilustro libros para niños."
Çocuk kitapları yazıyor ve resmediyorum" derdim.Gyerekkönyveket írok, és illusztrálok."
Çocuk kitapları yazıyor ve resmediyorum" derdim.Ich schreibe und illustriere Kinderbücher." Er sagte:
Çocuk kitapları yazıyor ve resmediyorum" derdim.Ik schrijf en illustreer kinderboeken." Hij zei:
Çocuk kitapları yazıyor ve resmediyorum" derdim.Jag skriver och illustrerar barnböcker."
Çocuk kitapları yazıyor ve resmediyorum" derdim.J'écris et j'illustre des livres pour enfants."
Çocuk kitapları yazıyor ve resmediyorum" derdim.Scriu și ilustrez cărţi pentru copii."
Çocuk kitapları yazıyor ve resmediyorum" derdim.Scrivo e illustro libri per bambini."
Çocuk kitapları yazıyor ve resmediyorum" derdim."Sim, tenho trabalho. Escrevo e ilustro livros para crianças."
Çocuk kitapları yazıyor ve resmediyorum" derdim.Γράφω και εικονογραφώ βιβλία για παιδιά".
Çocuk kitapları yazıyor ve resmediyorum" derdim.Я пишу и иллюстрирую детские книги".
Çünkü Annem " Aile olmak, bir diğerine ilgi alaka ve paylaşmayı göstermektir, Onlar bizim Ailemizdir" derdi.Gdyż mama mówiła, "W rodzinie trzeba dbać, dzielić się i opiekować się sobą nawzajem, oni są naszą rodzina."
Çünkü her işin bir zamanı ve yolu vardır. İnsanın derdi kendine yeter.Albowiem wszelki zamysł ma czas i przyczyny; aleć wielka bieda trzyma się człowieka,
Çünkü her işin bir zamanı ve yolu vardır. İnsanın derdi kendine yeter.Bagi segala sesuatu ada waktu dan caranya sendiri, tetapi sedikit sekali yang kita fahami
Çünkü her işin bir zamanı ve yolu vardır. İnsanın derdi kendine yeter.Căci pentru orice lucru este o vreme şi o judecată şi nenorocirea paşte pe om.
Çünkü her işin bir zamanı ve yolu vardır. İnsanın derdi kendine yeter.Car il y a pour toute chose un temps et un jugement, quand le malheur accable l`homme.
Çünkü her işin bir zamanı ve yolu vardır. İnsanın derdi kendine yeter.Denn ein jeglich Vornehmen hat seine Zeit und Weise; denn des Unglücks des Menschen ist viel bei ihm.
Çünkü her işin bir zamanı ve yolu vardır. İnsanın derdi kendine yeter.Infatti, per ogni cosa vi è tempo e giudizio e il male dell'uomo ricade gravemente su chi lo fa
Çünkü her işin bir zamanı ve yolu vardır. İnsanın derdi kendine yeter.Ja, voor alles is een tijd en een manier, ook al drukken de problemen van een mens zwaar op hem;
Çünkü her işin bir zamanı ve yolu vardır. İnsanın derdi kendine yeter.무론 무슨 일에든지 시기와 판단이 있으므로 사람에게 임하는 화가 심함이니라
Çünkü her işin bir zamanı ve yolu vardır. İnsanın derdi kendine yeter.Lebo každá vec má svoj čas a súd, pretože zlo človeka je mnohé na ňom.