Böyle düz bir çizgiye, çizgi derdik. . .Maar wij noemen het een lijnstuk want we zullen zien Dat in Wiskundige terminologie
Böyle düz bir çizgiye, çizgi derdik. . .Nazývame ju ako priamka.
Böyle düz bir çizgiye, çizgi derdik. . .Numim acest concept ca fiind un segment de dreaptă. În limbajul uzual poate îi spuneți chiar dreaptă
Böyle düz bir çizgiye, çizgi derdik. . .Todos los puntos que conectan A y B a lo largo de una recta Y aquí usaré lenguaje cotidiano.
Bu benim en sevdiğim örnek. Annem derdi ki,A minha mãe dizia-me:
Bu benim en sevdiğim örnek. Annem derdi ki,이건 제가 좋아하는 건데요. 저희 어머니가 이렇게 말하곤 했지요.
Bu benim en sevdiğim örnek. Annem derdi ki,Tohle je má oblíbená, matka mi vždy říkala:
Bu benim en sevdiğim örnek. Annem derdi ki,וזה האהוב עלי. אימי הייתה אומרת לי,
Bu benim en sevdiğim örnek. Annem derdi ki,وهذه المفضلة لدي. كانت والدتي تقول لي ،
Bu benim en sevdiğim örnek. Annem derdi ki,「お姉さんが池に飛び込んだからって あなたまでしなくていいの」
Bu çağrışımların orada olmasının tek sebebi bunları birinin kendi derdini sana anlatmak için vermiş olması.Man glaubt, dass diejenigen, die einem diese Assoziationen gaben, wissen, wovon sie sprechen.
Bu çağrışımların orada olmasının tek sebebi bunları birinin kendi derdini sana anlatmak için vermiş olması.Y vienen porque ella cree que quien le dio esas asociaciones sabe de lo que está hablando.
Bu da m n matrisi olmalı. m a matrisi olsaydı, R a'daki vektörler derdim. -وهذه يجب ان تكون مصفوفة m×n فاذا كانت مصفوفة m×n، سأقول ان جميع المتجهات تقع في Ra
"bu doğru sayılır" derdim."De certa forma, é verdade."
"bu doğru sayılır" derdim.저 또한 저것은 진짜 푸아그라가 아니라고 말 했을 겁니다.
"bu doğru sayılır" derdim."Se on tavallaan totta."
"bu doğru sayılır" derdim."В этом есть доля истины".
"bu doğru sayılır" derdim.הייתי אומר, "יש בזה משהו".
"bu doğru sayılır" derdim.كنت لأقول ان هذا قد يكون حقيقة
"bu doğru sayılır" derdim.フォアグラの定義は 強制給餌で
Bu film aslında üçünün ilki. Sanırım üç filmin birleşimine "Matrisler" derdik. .実際には、仮想現実のスマート スーパー コンピューターを用いて映画と
Bu her yil 10 tane 9/11 demektir, yine de kimse bu salginin derdine dusuyor gibi gorunmuyor.Esto es diez veces el 11-S cada año pero nadie parece quejarse de esta epidemia.
Bu her yil 10 tane 9/11 demektir, yine de kimse bu salginin derdine dusuyor gibi gorunmuyor.Ez évente tíz szeptember 11-ét jelent, és mégis, senki sem emészti magát e járvány miatt.
Bu her yil 10 tane 9/11 demektir, yine de kimse bu salginin derdine dusuyor gibi gorunmuyor.Isso são dez 11 de Setembro a cada ano, no entanto ninguém parece preocupar-se em prevenir esta epidemia.
Bu her yil 10 tane 9/11 demektir, yine de kimse bu salginin derdine dusuyor gibi gorunmuyor.Это эквивалентно десяти событиям 11-го сентября в год, и кажется, никого не волнует эта эпидемия.
Bu insanların derdi ne?Ce-i în neregulă cu aceşti oameni?
Bu insanların derdi ne?Co jest z ludźmi?
Bu insanların derdi ne?Cosa c'e' che non va nelle persone?
Bu insanların derdi ne?뭐가 잘 못 된거죠?
Bu insanların derdi ne?¿Qué le pasa a la gente?
Bu insanların derdi ne?Qu'est-ce qui ne va pas avec les gens?
Bu insanların derdi ne?ما خطب الناس؟
Bu kadının derdi ne?Ada apa dengan wanita ini?
Bu kadının derdi ne?Ce e cu ea?
Bu kadının derdi ne?Co jest z tą kobietą?
Bu kadının derdi ne?Cosa succede a quella donna?
Bu kadının derdi ne?Qu'est-ce-qu'il y a avec cette femme ?
Bu kadının derdi ne?Was ist mit dieser Frau los?
Bu kadının derdi ne?Τι τρέχει με αυτή τη γυναίκα;
Bu kadının derdi ne?Что с ней происходит?
Bu makinelere 'tek kollu soyguncu' derdik. Bunun sebebi, bu makinelerin insanları kolayca soyması.Наричахме ги "въоръжени бандити", защото лесно обират парите ви.
Bu makinelere 'tek kollu soyguncu' derdik. Bunun sebebi, bu makinelerin insanları kolayca soyması.これ自体は完全に合法だ。ただ、いくら巻き上げるかは、
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler)."저기, 특수상대론과 불일치 하는 것 같은 실험을 한 사람이 있는데 DC 밀러라고 말야. 어떻게 생각해?" 그러면 그는 이렇게 말할 겁니다. "아, 틀렸을 거야." (웃음)
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler).D.C. ミラーだ どうする?」彼は答えました「すぐに消えるよ」(笑) なぜ 上手くいくのでしょう? 不思議ですね
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler)."Há um cientista que realizou uma experiência
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler)."Sai, c"é un uomo con un esperimento che sembra contraddire la relatività speciale,
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler)."Vieš, je tu niekto s experimentom, ktorý, zdá sa, odporuje špeciálnej relativite.
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler)."Знаєш, один чоловік зробив експеримент, який, схоже, не погоджується із спеціальною теорією відносності.
Bu nasıl oluyor?" dediklerinde pek dikkat göstermez ve derdi ki, "Oh, yok olup gidecek." (Gülüşmeler)."Тут вот один физик провёл эксперимент, который, кажется, противоречит специальной теории относительности.
Bunlar şimdi yaratılıyor, Geçmişte değil; Bugüne kadar duymadınız, Yoksa, ‹Bunları biliyorduk› derdiniz.Dan kunt u niet zeggen: "Dat wisten wij allang!"
Bunlar şimdi yaratılıyor, Geçmişte değil; Bugüne kadar duymadınız, Yoksa, ‹Bunları biliyorduk› derdiniz.이 일들은 이제 창조된 것이요 옛적 것이 아니라 오늘 이전에는 네가 듣지 못하였느니라 그렇지 않았더면 네가 말하기를 내가 이미 알았노라 하였으리라
Bunlar şimdi yaratılıyor, Geçmişte değil; Bugüne kadar duymadınız, Yoksa, ‹Bunları biliyorduk› derdiniz.nu skabes det, ikke før,før i Dag har I ikke hørt det, at du ikke skulde sige: "Jeg vidste det."
Bunlar şimdi yaratılıyor, Geçmişte değil; Bugüne kadar duymadınız, Yoksa, ‹Bunları biliyorduk› derdiniz.Ora sono create e non da tempo; prima di oggi tu non le avevi udite, perché tu non dicessi: «Gia lo sapevo»
Bunlar şimdi yaratılıyor, Geçmişte değil; Bugüne kadar duymadınız, Yoksa, ‹Bunları biliyorduk› derdiniz.Sedaj se to ustvarja, ne pa oddavna, in pred tem dnevom nisi slišal za to, da ne porečeš: Glej, vedel sem to.
Bunlar şimdi yaratılıyor, Geçmişte değil; Bugüne kadar duymadınız, Yoksa, ‹Bunları biliyorduk› derdiniz.Teraz sú stvorené a nie od dávna, a nepočul si o nich predo dňom, aby si nepovedal: Hľa, vedel som to.
Bunlar şimdi yaratılıyor, Geçmişte değil; Bugüne kadar duymadınız, Yoksa, ‹Bunları biliyorduk› derdiniz.Оно произошло ныне, а не задолго и не за день, и ты не слыхал о том, чтобы ты не сказал: „вот! я знал это".
Bunlar şimdi yaratılıyor, Geçmişte değil; Bugüne kadar duymadınız, Yoksa, ‹Bunları biliyorduk› derdiniz.Те сега станаха, а не отдавна, И преди този ден нито си слушал за тях, Да не би да речеш: Ето, аз знаех това.
Bunlar şimdi yaratılıyor, Geçmişte değil; Bugüne kadar duymadınız, Yoksa, ‹Bunları biliyorduk› derdiniz.עתה נבראו ולא מאז ולפני יום ולא שמעתם פן תאמר הנה ידעתין׃
Bunlar şimdi yaratılıyor, Geçmişte değil; Bugüne kadar duymadınız, Yoksa, ‹Bunları biliyorduk› derdiniz.الآن خلقت وليس منذ زمان وقبل اليوم لم تسمع بها لئلا تقول هانذا قد عرفتها.
Bunlar şimdi yaratılıyor, Geçmişte değil; Bugüne kadar duymadınız, Yoksa, ‹Bunları biliyorduk› derdiniz.這 事 是 現 今 造 的 、 並 非 從 古 就 有 、 在 今 日 以 先 、 你 也 未 曾 聽 見 、 免 得 你 說 、 這 事 我 早 已 知 道 了