Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Cuando era niño, escondía mi corazón en la cama porque mi mamá decía,
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Da jeg var barn, gemte jeg mit hjerte under sengen, fordi min mor sagde,
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Když jsem byl dítě, schoval jsem své srdce pod postel, protože mi máma říkala:
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Khi tôi còn nhỏ tôi thường giấu 'trái tim' mình dưới chiếc giường, bởi lẽ mẹ tôi từng nói
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Kiedy byłem chłopcem, chowałem serce pod łóżkiem, bo mama powtarzała mi
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:제가 어렸을 때, 저는 제 마음을 침대 아래에 꼭꼭 숨겨 두었습니다, 왜냐하면 어머니께서 이렇게 말씀하셨기 때문이죠.
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Ko sem bil majhen, sem svoje srce skril pod posteljo, ker mi je mama dejala:
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Kun olin lapsi, piilotin sydämeni sängyn alle, koska äitini sanoi:
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:När jag var liten, gömde jag mitt hjärta under sängen, för min mamma sade,
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Quand j'étais enfant, je cachais mon cœur sous le lit, parce-que ma mère me disait,
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Quando ero un ragazzino, nascondevo il mio cuore sotto al letto, perché mia madre diceva:
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Quando eu era criança, Escondi o meu coração debaixo da cama, porque a minha mãe me disse:
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Waktu aku masih kecil, kusembunyikan hatiku di kolong tempat tidur, karena kata ibuku,
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Όταν ήμουν παιδί, έκρυβα την καρδιά μου κάτω από το κρεβάτι, γιατί η μητέρα μου , μου είπε
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Когато бях дете, си представях, че криех сърцето си под леглото, защото майка ми каза:
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:Когда я был ребёнком, я прятал своё сердце под кроватью, потому что моя мама сказала:
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:כשהייתי ילד, הסתרתי את לבי מתחת למיטה, כי אימי אמרה,
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:عندما كنت طفلا، خبأت قلبي تحت السرير، لأن والدتي قالت،
Ben çocukken, kalbimi yatağımın altına saklardım, çünkü annem derdi ki:自分の心はベッドの下に隠していた 母がこう言ったから 「気をつけないと いつか 誰かに壊される」
Ben daha küçükken annem derdi ki,Als ich klein war, sagte meine Mutter immer:
Ben daha küçükken annem derdi ki,Când eram mic mama ne spunea:
Ben daha küçükken annem derdi ki,De niño, mi madre solía decir:
Ben daha küçükken annem derdi ki,Et tant que tu n'as pas d'enfant, tu ne sais pas ce que c'est. "
Ben daha küçükken annem derdi ki,Keď som bol malý, moja mama hovorievala:
Ben daha küçükken annem derdi ki,Khi tôi còn nhỏ, mẹ thường nói rằng,
Ben daha küçükken annem derdi ki,Kiedy byłem mały, mama mówiła:
Ben daha küçükken annem derdi ki,제가 어렸을 때, 어머니는 말씀하시곤 했죠.
Ben daha küçükken annem derdi ki,"O amor que se tem pelos filhos é diferente de qualquer outro sentimento no mundo.
Ben daha küçükken annem derdi ki,Quand'ero piccolo, mia madre diceva,
Ben daha küçükken annem derdi ki,Όταν ήμουν μικρός, η μητέρα μου έλεγε,
Ben daha küçükken annem derdi ki,Когда я был ребёнком, моя мать говорила:
Ben daha küçükken annem derdi ki,Коли я був маленьким, мама говорила:
Ben daha küçükken annem derdi ki,כשהייתי קטן אמי נהגה לומר,
Ben daha küçükken annem derdi ki,عندما كنت صغيرًا، كانت أمي تقول،
Ben daha küçükken annem derdi ki,「子供に対する親の愛情は 他のどんな感情にも代えがたいものよ
Ben de bir şeyler uydurmak zorunda kalırdım. Derdim ki;Ik verzon altijd maar wat.
Ben de bir şeyler uydurmak zorunda kalırdım. Derdim ki;Inventam ceva.
Ben de bir şeyler uydurmak zorunda kalırdım. Derdim ki;J'avais l'habitude d'inventer un truc.
Ben de bir şeyler uydurmak zorunda kalırdım. Derdim ki;Korábban kitaláltam dolgokat.
Ben de bir şeyler uydurmak zorunda kalırdım. Derdim ki;Yo tenía que hacer esas cosas.
Ben de, bunu nereden biliyorsun? Belki gidip çocuklarını yiyecek. derdim.Yo digo: ¿cómo sabes esto? quizás van a casa para comerse a sus crías.
Ben de derdim ki "Bu benim işim."Dan zei ik: 'Dit is mijn baan.'
Ben de derdim ki "Bu benim işim."A ja im na to: "Toto je moja práca."
Ben de derdim ki "Bu benim işim."A já jsem si říkala: "Toto je moje práce."
Ben de derdim ki "Bu benim işim."A ja myślałam: "Przecież to jest moja praca".
Ben de derdim ki "Bu benim işim."Dan saya akan menjawab, "Ini pekerjaan saya."
Ben de derdim ki "Bu benim işim."E eu pensava: "Este é o meu trabalho."
Ben de derdim ki "Bu benim işim."E io rispondevo, "Questo è il mio lavoro."
Ben de derdim ki "Bu benim işim."Je répondais, " C'est ça mon boulot. "
Ben de derdim ki "Bu benim işim."그럼 저는 "이게 내 일인데" 라고 답했어요.
Ben de derdim ki "Bu benim işim."Mire én; "Ez a munkám."
Ben de derdim ki "Bu benim işim.""Mutta tämähän on työni."
Ben de derdim ki "Bu benim işim."Och jag tänkte, liksom, "Det här är mitt jobb."
Ben de derdim ki "Bu benim işim."Og jeg kunne kun svare, "Det her <i>er</i> mit arbejde."
Ben de derdim ki "Bu benim işim."Și mă gândeam: "Asta e slujba mea."
Ben de derdim ki "Bu benim işim."Und ich erwiderte: "Das ist mein Job."
Ben de derdim ki "Bu benim işim."Và tôi sẽ, đại loại như, "Đây là công việc của tôi."
Ben de derdim ki "Bu benim işim."Y yo estaría como, "Este es mi trabajo".
Ben de derdim ki "Bu benim işim."Και εγώ έλεγα, "Μα αυτή είναι η δουλειά μου."
Ben de derdim ki "Bu benim işim."А я наче відповідала: "Це і є моя робота".