Konstantin'in bazı kısa öyküleri basılmıştır ancak, giderek artan bir depresyondadır.Konstantin a publié plusieurs nouvelles, mais est de plus en plus déprimé.
Tom Mary'nin niçin depresyonda olduğunu anlayabiliyor.Tom puede entender por qué Mary está deprimida.
Gauss, bu ölümlerden dolayı girdiği depresyondan asla tam anlamıyla kurtulamadı.Gauss entrò in depressione, dalla quale non si riprese mai completamente.
Bölümde Amerikalı şarkıcı Lady Gaga, tüm sakinleri depresyonda olan Springfield'ı ziyaret eder.Neste episódio, Lady Gaga visita Springfield, já que a cidade inteira está triste e depressiva.
Cyclops ise, hâlâ Jean Grey'i kaybetmiş olmanın verdiği derin acıyla depresyondadır.Ondertussen wordt Cyclops nog altijd geplaagd door de herinnering aan de dood van Jean Grey.
Mecnun'u depresyondan çıkarmak için uğraşmaktadır.Stara się wyciągnąć Honor z depresji.
O depresyondadır.Він у депресії.
Ne var ki Fred eşini kaybettiği için depresyondadır.Kyle je v depresi, protože právě přišel o práci.
Tom depresyonda olduğunu söyledi.Tom řekl, že má depresi.
Cyclops ise, hâlâ Jean Grey'i kaybetmiş olmanın verdiği derin acıyla depresyondadır.Xavier își face griji pentru Cyclops, care acum are inima sfărâmată din cauză că a murit Jean Grey.
Konstantin'in bazı kısa öyküleri basılmıştır ancak, giderek artan bir depresyondadır.Treplev și-a publicat câteva povestiri , dar e mereu deprimat.
Gauss, bu ölümlerden dolayı girdiği depresyondan asla tam anlamıyla kurtulamadı.Gauss depresszióba zuhant, amelyből sosem épült fel teljesen.
Depresyondan kurtulabilmek için yazı yazmaya başladı ve Hasting Yazarlar Grubuna katıldı.Cookson aloitti kirjoittamisen terapiana voittaakseen masennuksensa ja liittyi Hastings Writers -seuraan.
Bölümde Amerikalı şarkıcı Lady Gaga, tüm sakinleri depresyonda olan Springfield'ı ziyaret eder.I episoden besøger Lady Gaga Springfield, hvor alle indbyggerne er blevet deprimerede.
Eşi Teresa, kocasının altı yıldan beri depresyonda olduğunu ve bir psikiyatristten destek aldığını açıkladı.Vợ của Enke tiết lộ rằng chồng mình mắc bệnh trầm cảm trong 6 năm và đã phải nhờ một bác sĩ tâm thần điều trị.
Ne var ki Fred eşini kaybettiği için depresyondadır.ジョンは妻を失ったことで悲しみに暮れる。
Bu sırada Marshall Lily'den ayrılmanın şokunu henüz atlatamamıştır ve depresyondadır.その後会うこともなく、マリリンが鬱状態に苦しんでいるときも手を差し伸べてくれることはなかった。
Eşi Teresa, kocasının altı yıldan beri depresyonda olduğunu ve bir psikiyatristten destek aldığını açıkladı.それまでの6年間鬱病に苦しみ、精神科医に通院していたことを妻が明らかにした。
Eşi Teresa, kocasının altı yıldan beri depresyonda olduğunu ve bir psikiyatristten destek aldığını açıkladı.그의 과부, 테레사는 6년간 우울증에 시달려 정신과 주치의로부터 치료를 받고 있었다고 밝혔다.
Konstantin'in bazı kısa öyküleri basılmıştır ancak, giderek artan bir depresyondadır.קונסטנטין פרסם מספר סיפורים קצרים, אולם דיכאונו הולך ומחמיר.
20’si, yaşamlarının herhangi bir döneminde depresyondan muzdarip olmaktadırlar.En Finlandia, aproximadamente el 20 % de las personas sufre depresión en algún momento de su vida.
20’si, yaşamlarının herhangi bir döneminde depresyondan muzdarip olmaktadırlar.Suomessa 20% ihmisistä kärsii masennuksesta jossain vaiheessa elämäänsä.
20’si, yaşamlarının herhangi bir döneminde depresyondan muzdarip olmaktadırlar.В Финляндии 20 % населения страдает депрессией на каком-либо этапе своей жизни.
3 ay sonunda aniden "Tamamen depresyondayd?m, anlamad?n mi?" diye soran k?z gibi.Tak, jako dívka, která z ničeho nic, po třech měsících řekne: "Ty sis nevšiml, že jsem kompletně v depresích?"
3 ay sonunda aniden "Tamamen depresyondayd?m, anlamad?n mi?" diye soran k?z gibi.Σαν το κορίτσι που 3 μήνες μετά σου λέει "δεν πρόσεξες ότι περνούσα κατάθλιψη";
3 ay sonunda aniden "Tamamen depresyondayd?m, anlamad?n mi?" diye soran k?z gibi.Как девушка, которая вдруг через 3 месяца говорит: "ты не видел, что я была в полной депрессии?"
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.Tal vez nuestros padres sufrieron de depresión.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.Có thể cha mẹ chúng ta đã trải qua sự trầm cảm.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.Forse i nostri genitori erano depressi.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.아마 우리의 부모님들도 우울하셨을 지도 모릅니다.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.Lehet, hogy a szüleink depressziósak voltak.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.Måske var vores forældre depressive.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.Misschien leden onze ouders aan depressie.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.Może nasi rodzice cierpieli na depresję.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.Možná že naši rodiče trpěli depresemi.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.Možno rodičia trpeli depresiami.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.Mungkin orang tua kita mengalami depresi.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.Peut-être que nos parents ont souffert de dépression.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.Poate că părinții noștri au suferit de depresie.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.Talvez os nossos pais sofressem de depressão.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.Vielleicht litten unsere Eltern an Depression.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.Ίσως οι γονείς μας να υπέφεραν από κατάθλιψη.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.Возможно, наши родители страдали от депрессии.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.Може би родителите ни са страдали от депресия.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.Можливо, наші батьки страждали від депресії.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.ייתכן שהורינו סבלו מדיכאון.
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.وربما عانا أبائنا من الاحباط
Ailelerimiz depresyondan muzdarip olmuş olabilirler.子どものことを どれほど活躍したかという
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Aber Individuen mit ernsthafter Depression haben einen Hang zum Pessimismus.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Ale lidé s těžkou depresí mají zálibu v pesimismu.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Ale osoby s ťažkou depresiou, zase trpia pesimistickým skreslením.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Dar indivizii cu depresie gravă au o prejudecată pesimistă.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.De a súlyosan depressziósak a pesszimizmus felé hajlanak.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.하지만 심한 우울증을 앓고 있는 사람들은 부정적인 편견을 가지고 있습니다.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Maar mensen met zware depressie hebben een pessimisme-tendens.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Mais les personnes souffrant de dépression sévère subissent le biais de pessimisme.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Mas as pessoas com uma depressão grave têm tendência para o pessimismo.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Men individer med svære depressioner, de har en pessimistisk tilbøjelighed.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Men människor med allvarliga depressioner, de har negativa förväntningar.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Mentre gli individui con una depressione grave hanno un'inclinazione al pessimismo.