Ana içeriğe geç
Sözlük

depresyon ile cümle

depresyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yaşanan gelişmeler üzerine Mübarek depresyona girmiştir.Sviluppa così un atteggiamento depressivo.
Ancak sonrasında yalnız kalmanın etkisiyle depresyona girer ve intihara kalkışır.Quest'ultimo dopo aver perso il lavoro entra in depressione ed è sul punto di suicidarsi.
Depresyona girdim.Я в депрессии.
Bizler de Depresyon'un sona ermesi için dua ediyoruz." dedi.Мы тоже молимся о конце Депрессии».
Halihazırda depresyona duyarlı, semptomları evlilik ve annelik tarafından azdırıldı.Состояние Шарлотты, и без того подверженной депрессии, усугубляется браком и материнством.
Yaşanan gelişmeler üzerine Mübarek depresyona girmiştir.Это способствовало развившейся депрессии.
Lisa, bir sabah güçlü bir depresyon ile uyanır.Однажды утром Кристина просыпается здоровой.
Bu durum onu depresyona ve alkolizme sürükledi.Дискуссии привели его в уныние и депрессию.
Uzun süre depresyon tedavisi alan oyuncu bunu Ekim 2007 yılında kamuoyuyla paylaştı.Имя врача-анестезиолога, принимавшего участие в операции, было рассекречено в апреле 2007 года.
Uzun zamandır depresyon tedavisinde kullanılırlar.Используется главным образом для лечения депрессии.
Ancak sonrasında yalnız kalmanın etkisiyle depresyona girer ve intihara kalkışır.После этого он впадает в депрессию и заканчивает самоубийством.
5 Eylül 1906'da İtalya'da yaz tatilinde iken, bir depresyon atağı geçirdi ve kendini asarak intihar etti.Осенью 1950 года умер во время отпуска в Италии, предположительно, совершив самоубийство.
Serotonin eksikliğinin depresyon oluşumu üzerinde etkisi vardır.У Фионы начинается полоса депрессии.
Bazı kişilerde hayal kırıklığı daha kötüye giderek depresyona dönüşebilir.Затягивающееся плохое настроение может привести к депрессии.
X derin depresyonuna rağmen diyalogları boyunca gülümser.بالرغم من الإحباط العميق لدى X إلا أنه طوال المحادثات كان يضحك .
Çalışmaları ağrı, bağımlılık ve depresyona yönelik yeni tedavi yöntemlerine imkan verdi.وقد مهدت اكتشافاتها الطريق للوصول لطرق علاجية جديدة لمحاربة الألم، و الإدمان والاكتئاب.
19. yüzyılın sonlarında depresyon, evreleri olan bir hastalık olarak tanımlanmıştır.بحلول القرن العشرين اعتُبر ابيضاض الدم كمجموعة من الأمراض بدلًا من مرض واحد.
Bir sonraki yaz erimesi gelmesiyle onlar yıkılıyor ve küçük yüzey depresyonu bırakıyorlar.تبقى هذه مؤقتةً حتى تتلاشى وتذوب مع الصيف اللتالي وتترك جوفاً سطحيا صغيرا.
"Çapkınlık beni depresyona sokuyor".A falta de gosto me deprime."
25 Eylül 1933 tarihinde Amsterdam'da depresyon ile yaptığı savaşı kaybetti.Em Amsterdam, em 25 de setembro de 1933, acabou por perder sua batalha contra a depressão.
Prigle Stokes ağır bir depresyona girdi ve kendini vurarak intihar etti.Stokes tornou-se profundamente depressivo, suicidando-se.
Bölümde Amerikalı şarkıcı Lady Gaga, tüm sakinleri depresyonda olan Springfield'ı ziyaret eder.Neste episódio, Lady Gaga visita Springfield, já que a cidade inteira está triste e depressiva.
Bizler de Depresyon'un sona ermesi için dua ediyoruz." dedi.Nós também oramos pelo fim da Grande Depressão".
Sadece yedinci, sekizinci ve dokuzuncu boyun omurları var pleurocoels, pnömatik depresyonlar onların tarafı.Somente as vértebras sétima, oitava e nona têm pleurocoéis, e depressões pneumáticas nos lados.
Bu beklenmedik şansa sevinmek yerine hayatımda ilk kez depresyona girdim."A pressão estava fora de mim pela primeira vez na minha vida".
Ancak sonrasında yalnız kalmanın etkisiyle depresyona girer ve intihara kalkışır.Apesar disso entra numa profunda depressão e efectua uma tentativa de suicídio.
Kızını kaybettikten sonra depresyona girmiştir.A depressão é quando você perde o seu.
Ailesi 1920–21 depresyonunun ardından Los Angeles'a taşındı.Ela morava com sua irmã Marietta em Los Angeles entre 1920 a 1927 até sua morte.
Bir sonraki yaz erimesi gelmesiyle onlar yıkılıyor ve küçük yüzey depresyonu bırakıyorlar.Eles então desabam com o início do derretimento no verão e deixa para trás uma pequena depressão no solo.
Ölümü onu çok zorladı ve depresyona girdi.Este fato a abalou muito e a fez entrar em depressão.
""Fazla yüz vermeyeceksin depresyona"".E para não ter depressão».
Şarkışla da, bu depresyon içerisinde yer alır.O ponto para onde retornam acaba ficando com uma depressão.
Depresyon nöbetleri ile görülen temporal lob epilepsisi de önerilen teşhisler arasındadır.Epilepsia no lobo temporal com ataques de depressão também foi sugerida.
Depresyonlar genelde toprak-buz karışımı ile temasta olan zemin seviyelerinin yıkılmasıyla ortaya çıkarlar.Depressões são muitas vezes geradas pelo colapso do nível do solo associados ao derretimento do permafrost.
İşini kaybetmesi onun derin bir depresyona girmesine neden olmuştu.O fato dele não se importar muito com ela leva-a a uma depressão profunda.
Edward'ın burada büyük bir depresyon geçirdiği bilinmektedir.Seu pai fica com uma profunda depressão.
Lisa, bir sabah güçlü bir depresyon ile uyanır.Depressão é agravada na parte da manhã.
Uzun zamandır depresyon tedavisinde kullanılırlar.O tratamento de diabetes, há muito tem sido reportado.
Buna kendileme depresyonu denir.A isto chama-se estridulação.
Günümüzde depresyon konusunda psikolojik ve biyolojik modeller arasında bağlantı kurmaya çalışılmaktadır.Hoje em dia fala-se no elemento bio-psico-social.
Depresyona girdim.Eu fiquei deprimido.
Yapay dilimde depresyon anlamına gelen 500 kelime var.Minha língua artificial tem 500 palavras para depressão.
Bizler de Depresyon'un sona ermesi için dua ediyoruz." dedi.Ook wij bidden voor het einde van de depressie".
Ölümü Tadema' yı depresyona sevk etti.Haar dood liet Tadema ontredderd achter.
Bunun sonucunda takip eden 16 yıl boyunca depresyon ve fiziksel acılar ile savaştı.Als gevolg daarvan had hij gedurende de 16 daarop volgende jaren last van depressie en fysieke pijn.
Buna Büyük Depresyon denir.Deze periode wordt de Grote Depressie genoemd.
Anakin'in ölümünden sonra Han Solo ve Leia Organa depresyona girdiler.Anakin Solo, zoon van Han Solo en Leia Organa sneuvelt.
Uzun zamandır depresyon tedavisinde kullanılırlar.Hij leed al langer aan depressie.
Lityum, depresyon tedavisinde öteki antidepresanların etkisini güçlendirmek için de kullanılmaktadır.Bij iemand die uitsluitend aan depressies lijdt, kan lithium het effect van andere antidepressiva versterken.
Bu durumda, hastalık "ikincil depresyon" olarak anılabilir.Als dat het geval is kan men spreken van de ziekte verslaving.
Cyclops ise, hâlâ Jean Grey'i kaybetmiş olmanın verdiği derin acıyla depresyondadır.Ondertussen wordt Cyclops nog altijd geplaagd door de herinnering aan de dood van Jean Grey.
Serotonin eksikliğinin depresyon oluşumu üzerinde etkisi vardır.De hypothese stelde dat een tekort aan serotonine de oorzaak van een dergelijke depressie zou zijn.
Hayatının belirli dönemlerinde depresyon ile mücadele etmiştir.Na zijn internationale succes leed hij enige tijd aan depressie.
Bununla beraber depresyon, öğrenilmiş çaresizliğe göre daha kapsamlı bir kavramdır.In zichzelf gekeerde woede is een erkende oorzaak van depressie.
Bazı kişilerde hayal kırıklığı daha kötüye giderek depresyona dönüşebilir.De symptomen worden met de tijd steeds erger en kunnen uitmonden in dementie.
Şarkı sözü temaları depresyon ve intihar ile ilgilidir.De teksten gaan vooral over zelfmoord en depressie.
Klinik depresyonun belirtilerinden biri de heves kaybıdır.Avolitie is tevens een kenmerk van klinische depressie.
Böylelikle depresyonundan kurtulmaya çalışır.Jak radzić sobie z depresją.
Kızını kaybettikten sonra depresyona girmiştir.Po śmierci syna popadła w depresję.
Depresyona girerlerse, en yakın üreme alanına gönderilirler.W razie niebezpieczeństwa chowają się wśród roślinności w najbliższym otoczeniu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod