Endişem depresyon ilaçlarıyla ilgili.Переживання через антидепресанти.
Endişem depresyon ilaçlarıyla ilgili.Тревожното нещо са антидепресантите.
Endişem depresyon ilaçlarıyla ilgili.החשש הוא בנוגע לנוגדי דיכאון.
Endişem depresyon ilaçlarıyla ilgili.هذا القلق هو حول مضادات الإكتئاب.
Endişem depresyon ilaçlarıyla ilgili.アメリカでは1億人以上の人が毎年抗うつ薬の処方を受けていることです
Endişem depresyon ilaçlarıyla ilgili.我擔心嘅係對抗抑鬱嘅藥物
Eşinizin sizi terketmeyeceği varsayımı ise sizi depresyona sokabilir.A suposição de que ela não o vai deixar é o que o pode deprimir.
Eşinizin sizi terketmeyeceği varsayımı ise sizi depresyona sokabilir.Domněnka, že vás neopustí, vás může deprimovat.
Eşinizin sizi terketmeyeceği varsayımı ise sizi depresyona sokabilir.افتراض إنها لن تهجرك هو ما يجعلك مكتئب
Evet, depresyon.Je to deprese.
Evet, depresyon.우울증, 우울증입니다.
Evet, depresyon.Η κατάθλιψη.
Evet, depresyon.הוא דכאון , דכאון.
Evet, depresyon.هو الاكتئاب ، هو الاكتئاب.
Evet, depresyon.喺壓抑,壓抑。
Evet, depresyon.実のところ
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Ale potem gniew i depresja po śmierci ojca dały się we znaki.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Ale potom sa dostavil hnev a depresia z otcovej smrti.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Ale potom se zloba a deprese z úmrtí mého otce přihlásili.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.A un certo punto però erano subentrati la rabbia e la depressione per la morte di mio padre.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Aztán eluralkodott rajtam a düh és a depresszió apám halála miatt.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Dar mai târziu, depresiunea și mâhnirea pricinuite de moartea tatălui meu s-au instalat.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Doch dann setzte die Wut und die Depression wegen meines Vaters Tod ein.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.En ik had tijd om te ontspannen en te rouwen.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.하지만 곧 저는 아버지의 죽음에 대한 슬픔과 분노가 찾아왔어요.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Mas a certa altura, veio a raiva e a depressão pela morte do meu pai.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Men så kom vreden og depressionen over min fars død.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Nato pa me je prevzela jeza in depresija zaradi smrti mojega očeta.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Nhưng rồi sự thất vọng và hằn học về cái chết của bố tôi lại quay về
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Pero llegaron la ira y la depresión por la muerte de mi padre.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Sitten iskivät isäni kuoleman aiheuttamat viha ja masennus.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Tapi kemudian kemarahan dan depresi tentang ayah saya datang.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Μετά ο θυμός και η κατάθλιψη σχετικά με τον θάνατο του πατέρα μου με κατέβαλαν.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Але потім прийшли злість та депресія, спричинені смертю мого батька.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Но затем появились гнев и депрессия, связанные со смертью моего отца.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Но после дойдоха гневът и депресията заради смъртта на баща ми.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.אבל אז הכעס והדכאון שנוגעים למותו של אבי שקעו פנימה.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.لكن حينما الغضب والإحباط حول رحيل والدي حدث.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.フリーランスの仕事が終わり、支払いのために
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi.Cedo che forse ebbe qualcosa di simile alla depressione clinica intorno ai vent'anni.
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi.Creo que probablemente tuvo algo como depresión clínica al comienzo de sus veinte años.
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi.Je crois qu'il avait traversé une sorte de dépression clinique peu après ses 20 ans.
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi.Jeg tror han måske havde en form for klinisk depression i starten af tyverne.
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi.Myslím, že zřejmě měl něco jako klinickou depresi kolem svých 20 let.
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi.Νομίζω ότι ίσως είχε κάτι σαν κλινική κατάθλιψη στις αρχές στα είκοσί του.
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi.Аз мисля, че той беше прекарал нещо като клинична депресия в ранните си 20тина години.
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi.Я думаю, что он, вероятно, имел что-то вроде клинической депрессии в начале двадцатых годов.
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi..أعتقد أنه أصيب باكتئاب إكلينكي في بداية العشرينيات
Galiba 20'li yaţlarýnda klinik depresyon geçirmiţti. Fakat bir birlikteyken böyle deđildi.私と一緒にいた時に彼が その状態だったとは思っていません。
Gel ve şunu söyle, "Hiçkimse olduğumda, çok fazla depresyon içerisindeyim.Vieni e dici "Quando non sono nessuno sono cosi' depressa.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Az optimizmusra való hajlam nélkül valójában mindannyian kissé depressziósak lennénk.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Bez optymistycznego nastawienia wszyscy mielibyśmy lekką depresję.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.De fapt, fără prejudecata optimistmului, toţi am fi uşor deprimaţi.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.De hecho, sin la predisposición al optimismo, estaríamos todos un poco deprimidos.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.En fait, sans le biais d'optimisme, nous serions tous légèrement déprimés.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Faktisk, uden den optimistiske tilbøjelighed, ville vi alle være en smule deprimerede.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Faktum är, att utan optimistiska förväntningar skulle vi alla vara lätt deprimerade.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.In effetti, senza l'inclinazione all'ottimismo, saremmo tutti leggermente depressi.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.사실 낙관주의적 편견이 없으면, 사람들은 조금 우울해 질겁니다.
Gerçekte, iyimserlik eğilimi olmadan, biraz depresyonda olurdurk.Na realidade, sem a tendência para o otimismo, estaríamos todos um pouco deprimidos.