Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.Am trăit multe episoade depresive.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.Az antidepresszánsok hosszú sora áll mögöttem.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.Ich entstamme einer langen Reihe von Depressiven.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.Ik kom uit een familie van depressievelingen.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.Jeg har stor erfaring med depression.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.Je viens d'une longue lignée de dépressifs.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.저는 오랫동안 우울했죠.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.Saya lahir di garis keturunan yang penuh dengan depresi.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.Som z rodu depresívnych ľudí.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.Tôi đã đi qua một con đường trầm cảm dài.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.Vengo da una lungo periodo sotto antidepressivi.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.Vengo de una familia de depresivos.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.Venho de uma longa linha de deprimidos.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.V naší rodině bývá hodně depresivních lidí.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.Wywodzę się z rodziny z długą historią depresji.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.Στην οικογένειά μου είχαμε πολλούς καταθλιπτικούς.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.Идвам от поредица много депресирани хора.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.Я належала до тих людей, які постійно в депресії.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.Я прошла через много депрессий.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.אני באה משושלת ארוכה של דיכאוניים.
Uzun süren depresif bir dönemden çıktım.لقد خرجت من مرحلة احباط طويلة
Ve bu genç insanlar, ben onlarla konuştuğumda, ya depresifler ya kayıtsız, yada acılı ve öfkeli.Als ik praat met deze jongeren, in feite waren ze ofwel depressief en apathisch, of verbitterd en boos.
Ve bu genç insanlar, ben onlarla konuştuğumda, ya depresifler ya kayıtsız, yada acılı ve öfkeli.Cât despre acești tineri, când vorbesc cu ei, sunt ori deprimați și apatici, ori înverşunaţi și supărați.
Ve bu genç insanlar, ben onlarla konuştuğumda, ya depresifler ya kayıtsız, yada acılı ve öfkeli.Ces jeunes gens, lorsque je leur parle, étaient soit déprimés, soit apathiques, amers ou en colère.
Ve bu genç insanlar, ben onlarla konuştuğumda, ya depresifler ya kayıtsız, yada acılı ve öfkeli.Ci młodzi ludzie, gdy z nimi rozmawiałam, byli na ogół przygnębieni, apatyczni, lub zgorzkniali i wściekli.
Ve bu genç insanlar, ben onlarla konuştuğumda, ya depresifler ya kayıtsız, yada acılı ve öfkeli.E estes jovens, quando eu falo com eles, estavam deprimidos ou apáticos, amargos ou zangados
Ve bu genç insanlar, ben onlarla konuştuğumda, ya depresifler ya kayıtsız, yada acılı ve öfkeli.E questi giovani, quando parlavo con loro, erano fondamentalmente depressi o apatici, o amari o arrabbiati.
Ve bu genç insanlar, ben onlarla konuştuğumda, ya depresifler ya kayıtsız, yada acılı ve öfkeli.젊은이들과 직접 이야기해보면 그들은 보통 우울하거나 절망적이고, 때로는 괴로워하거나
Ve bu genç insanlar, ben onlarla konuştuğumda, ya depresifler ya kayıtsız, yada acılı ve öfkeli.Y estos jóvenes, cuando les hablo, básicamente estaban o deprimidos o apáticos, o amargados y enojados.
Ve bu genç insanlar, ben onlarla konuştuğumda, ya depresifler ya kayıtsız, yada acılı ve öfkeli.И тези млади хора, когато говоря с тях, те бяха или депресирани или апатични, или ядосани.
Ve bu genç insanlar, ben onlarla konuştuğumda, ya depresifler ya kayıtsız, yada acılı ve öfkeli.והאנשים הצעירים האלה, כשאני מדברת איתם, נראים מדוכאים או אפאתיים,
Ve bu genç insanlar, ben onlarla konuştuğumda, ya depresifler ya kayıtsız, yada acılı ve öfkeli.وهؤلاء الشباب، عندما تحدثت إليهم، كانوا أساسا إما في حالة إكتئاب أو عدم المبالاة،
Ve bu genç insanlar, ben onlarla konuştuğumda, ya depresifler ya kayıtsız, yada acılı ve öfkeli.落ち込んでいるか無関心か 辛らつになっているか 怒っているのです 彼らは概ね 同じことを言っていました
Ve bu yüzden oldukça sert bir kabuk geliştirmek veya manik depresif olmak zorunda başlar.E neste caso ou começamos a desenvolver uma carapaça dura, ou tornamo-nos maníaco-depressivos.
Ve bu yüzden oldukça sert bir kabuk geliştirmek veya manik depresif olmak zorunda başlar.Και έτσι Ξεκινάτε να πρέπει να αναπτύξει ένα αρκετά σκληρό κοχύλι, ή να γίνει ένα manic καταθλιπτικές.
Ve orada konuşma yaptığım 200 kişi hayatımda gördüğüm en depresif insanlardı.A já stál před 200 nejvíce nešťastných lidí, které jsem kdy viděl.
Wood, bu depresif bodyguardın karanlık geçmişini nasıl planlayacağın hakkında hiç kafa yordun mu?Wood, as-tu seulement pensé à comment tu allais te la jouer. Genre videur rêveur au passé obscur?
Wood, bu depresif bodyguardın karanlık geçmişini nasıl planlayacağın hakkında hiç kafa yordun mu?Wood, hai mai pensato a come presentarti ed immedesimarti nel buttafuori dal passato oscuro?
Wood, bu depresif bodyguardın karanlık geçmişini nasıl planlayacağın hakkında hiç kafa yordun mu?Γουντ, έχεις σκεφτεί ποτέ το πορτραίτο του τύπου με το σκοτεινό παρελθόν που διώχνει σαματατζίδες;
Wood, bu depresif bodyguardın karanlık geçmişini nasıl planlayacağın hakkında hiç kafa yordun mu?Вуд, ты хоть думал о том, как ты будешь изображать вышибалу с тёмным прошлым?
Wood, bu depresif bodyguardın karanlık geçmişini nasıl planlayacağın hakkında hiç kafa yordun mu?どんな暗い過去を持ってるかとか 秘めた自分の演出をよ
Yani işimle ilgili depresif bir eğilim benim çalışma şartlarımda her zaman mevcut.Así que hay una tendencia de tener una depresión ocupacional que acompaña mi trabajo.
Yani işimle ilgili depresif bir eğilim benim çalışma şartlarımda her zaman mevcut.Così c'è la tendenza ad avere una depressione professionale che accompagna il mio lavoro.
Yani işimle ilgili depresif bir eğilim benim çalışma şartlarımda her zaman mevcut.Deshalb gibt es eine Tendenz zu eine berufsbezogenen Depression die meine Arbeit begleitet.
Yani işimle ilgili depresif bir eğilim benim çalışma şartlarımda her zaman mevcut.Dus is er een tendens tot beroepsdepressie die met mijn werk gepaard gaat.
Yani işimle ilgili depresif bir eğilim benim çalışma şartlarımda her zaman mevcut.Ezért gyakran együtt jár a hivatásommal a munkából származó depresszió.
Yani işimle ilgili depresif bir eğilim benim çalışma şartlarımda her zaman mevcut.Il y a toujours une tendance à déprimer qui accompagne mon travail.
Yani işimle ilgili depresif bir eğilim benim çalışma şartlarımda her zaman mevcut.저 같은 일을 하다보면 생겨나는 직업상의 우울증도 겪게 되구요.
Yani işimle ilgili depresif bir eğilim benim çalışma şartlarımda her zaman mevcut.Şi există o tendinţă să am o depresie ocupaţională care îmi însoţeşte munca.
Yani işimle ilgili depresif bir eğilim benim çalışma şartlarımda her zaman mevcut.W związku z tym pojawiła się u mnie skłonność do depresji zawodowej, która wiąże się z tym, co robię.
Yani işimle ilgili depresif bir eğilim benim çalışma şartlarımda her zaman mevcut.И така, има една тенденция на депресивност, от време на време, в работата ми.
Yani işimle ilgili depresif bir eğilim benim çalışma şartlarımda her zaman mevcut.וכך יש נטייה לדיכאון תעסוקתי שמלווה את העבודה שלי.
Yani işimle ilgili depresif bir eğilim benim çalışma şartlarımda her zaman mevcut.لذلك هناك ميل للاصابة بالاكتئاب المصاحب للعمل
Yani işimle ilgili depresif bir eğilim benim çalışma şartlarımda her zaman mevcut.落ち込むことが多いんです 落ち込んだ時の対処法を見つけたんです