Ana içeriğe geç
Sözlük

denizlerin ile cümle

denizlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Büyük camgöze dünyanın neredeyse bütün denizlerinde rastlamak mümkündür.Cumi-cumi raksasa dapat ditemukan di semua lautan di dunia.
Mukaddimeden sonra yeryüzünün denizlerini, dağlarını, ırmaklarını ve göllerini anlatır.因りて其の山を号(なづ)けて、那羅山と曰ふ。
İzanagi, bu üç tanrıya Takamagahara, gece ve denizlerin yönetimini verir.これら3神の社はそれぞれ阿波命神社、物忌奈命神社、日向神社に比定される。
İzanagi, bu üç tanrıya Takamagahara, gece ve denizlerin yönetimini verir.이자나기는 이들 세 신에게 각기 다카마가하라와 밤, 바다의 통치를 명했다.
Sıcak denizlerin az derin bölümlerinde yaşar.따뜻한 바다의 심해에서 서식한다.
Bucky Barnes direkt orada ölürken Steve ise Antarktika'nın soğuk denizlerine düşmüştür.באקי נחשב כמת בעת מילוי תפקידו, ורוג'רס נפל למימי האוקיינוס האטלנטי הקפואים.
Gri balina bentos yiyen tek dişsiz balinadır, sığ denizlerin dip çamurlarından küçük organizmaları süzer.Сивият кит е единственият баленов кит с бентосно хранене — филтрира малки организми от калта на плитки морета.
Arktika'dan Antarktika'ya kadar tüm dünya denizlerinde görülürler.Разпространени са в почти всички морета, от Арктика до Антарктика.
Ay'ın mantosunda oluşan kısmi erime Ay denizlerinde bulunan bazaltların yüzeye püskürmesine neden oldu.Частично разтопяване на мантията на Луната предизвиква изригвания на базалтови морета по повърхността.
En fazla türleri kutup denizlerinde bulunur.Най-голямото разнообразие от видове се намира в тропическите морета.
Arktika'dan Antarktika'ya kadar tüm dünya denizlerinde görülürler.Žive od morima od Arktika pa do Antarktika.
Büyük camgöze dünyanın neredeyse bütün denizlerinde rastlamak mümkündür.Rašireni su u gotovo svim morima svijeta.
Özellikle kuzey yarıkürenin denizlerinde yaşarlar.Žijú hlavne na morskom pobreží severnej pologule.
Avrupa denizlerinde kaza sonucu oluşan petrol sızıntılarıDerrames acidentais de petróleo em mares europeus o
Avrupa denizlerinde kaza sonucu oluşan petrol sızıntılarıDéversements accidentels de pétrole dans les mers européennes
Avrupa denizlerinde kaza sonucu oluşan petrol sızıntılarıNenamerna izlitja nafte iz tankerjev v evropska morja
Avrupa denizlerinde kaza sonucu oluşan petrol sızıntılarıNiet-opzettelijke olieverontreiniging in Europese zeeën
Avrupa denizlerinde kaza sonucu oluşan petrol sızıntılarıOavsiktliga oljeutsläpp från tankfartyg i europeiska hav
Avrupa denizlerinde kaza sonucu oluşan petrol sızıntılarıOlajszállító tartályhajók balesete következtében történ5 olajkiömlések az európai tengereken
Avrupa denizlerinde kaza sonucu oluşan petrol sızıntılarıÖljytankkerien aiheuttamat öljyvahingot Euroopan merillä
Avrupa denizlerinde kaza sonucu oluşan petrol sızıntılarıP9ípady ú n ik A ropy z t an k er A v evropských mo9ích
Avrupa denizlerinde kaza sonucu oluşan petrol sızıntılarıPrzypadkowe wycieki z tankowców do mórz europejskich
Avrupa denizlerinde kaza sonucu oluşan petrol sızıntılarıUnfallbedingte Ölverschmutzungen durch Tanker in europäischen Meeren
Avrupa denizlerinde kaza sonucu oluşan petrol sızıntılarıVertidos accidentales de petróleo en los mares europeos
Avrupa şu anda, arazilerinin ve denizlerinin üretebildiğinin iki katını tüketmektedir.Al mismo tiempo, Europa está consumiendo actualmente el doble de lo que pueden producir sus tierras y mares.
Avrupa şu anda, arazilerinin ve denizlerinin üretebildiğinin iki katını tüketmektedir.Biodiversiteit handhaven, ook op wereldvlak, is essentieel voor mensen
Avrupa şu anda, arazilerinin ve denizlerinin üretebildiğinin iki katını tüketmektedir.Evropa zároveň konzumuje dvakrát více než vyprodukuje její půda nebo moře.
Avrupa şu anda, arazilerinin ve denizlerinin üretebildiğinin iki katını tüketmektedir.Hkrati poraba v Evropi dvakrat presega produkcijsko zmožnost evropskih kopenskih in morskih ekosistemov.
Avrupa şu anda, arazilerinin ve denizlerinin üretebildiğinin iki katını tüketmektedir.Luonnon monimuotoisuuden säilyttäminen myös maailmanlaajuisesti on erittäin tärkeää ihmisille
Avrupa şu anda, arazilerinin ve denizlerinin üretebildiğinin iki katını tüketmektedir.Samtidigt konsumerar Europa för närvarande dubbelt så mycket som dess land- och havsområden kan producera.
Avrupa şu anda, arazilerinin ve denizlerinin üretebildiğinin iki katını tüketmektedir.Zachowanie różnorodności biologicznej, także na poziomie globalnym, ma najwyższą wagę dla człowieka
Avrupa şu anda, arazilerinin ve denizlerinin üretebildiğinin iki katını tüketmektedir.Zároveň Európa v súčasnosti spotrebuje dvojnásobok toho, čo jej pôda a moria môžu vyprodukovať.
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Abbiamo visto anche l'abbondanza di balene di grandi dimensioni, che vi sia più in quei mari del sud, come
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Am văzut, de asemenea, abundenţa de balene mari, acolo fiind mai mult în aceste mări sud, astfel cum a
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Chúng tôi thấy cũng phong phú của cá voi lớn, có được nhiều hơn trong những vùng biển phía Nam,
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Hemos visto también la abundancia de ballenas grandes, que haya más en los mares del sur, como
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Kami juga melihat kelimpahan ikan paus besar, ada yang lebih pada mereka laut selatan, sebagai
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"우리는 거기 그 남쪽 바다에 더되고, 또한 대형 고래의 풍부한보고
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Láttuk is bővelkedik nagy bálnák, minthogy több ilyen déli tengerek, a
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Näimme myös runsaasti suuria valaita, siellä on enemmän kuin etelän meriltä, ​​kuten
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Nous avons vu aussi l'abondance des grandes baleines, il est plus dans les mers du sud, comme
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Viděli jsme také množství velkých velryb, tam být víc v těch jižních mořích, as
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Videli sme tiež množstvo veľkých veľrýb, tam byť viac v tých južných moriach, as
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Videli smo tudi obilo velikih kitov, da bi bil bolj v teh južnih morjih, kot je
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Vimos também abundância de grandes baleias, não sendo mais naqueles mares do sul, como
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Vi såg också överflöd av stora valar, det finns mer i de sydliga hav, som
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Vi så også overflod af store hvaler, at der er mere i de sydlige farvande, som
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"We zagen ook de overvloed van grote walvissen, dat er meer in die zuidelijke zeeën, zoals
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Widzieliśmy również mnóstwo dużych wielorybów, gdy istnieje więcej w tych południowych morzach, jak
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Wir sahen auch Fülle von großen Walen, wobei es mehr in den südlichen Meeren, wie
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Είδαμε, επίσης, την αφθονία των μεγάλων φαλαινών, να υπάρχει περισσότερο σε αυτές τις νότιες θάλασσες, όπως
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Видяхме и изобилието на големи китове, да има повече в тези южните морета, тъй като
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Ми бачили також велика кількість великих китів, тому що немає більше в тих південних морів, а
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"Мы видели также обилие больших китов, так как нет больше в тех южных морей, а
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"ראינו גם שפע של לווייתנים גדולים, יש להיות יותר באותם ימים בדרום, כמו
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm"لقد رأينا أيضا وفرة من الحيتان الكبيرة ، أن يكون هناك المزيد في تلك البحار الجنوبية وكما
"Biz orada bu güney denizlerinde daha fazla olduğu, ayrıca büyük balinalar bolluğu gördüm私は百から一までで、と言うかもしれない、我々は北方に私達の必要以上"。
Bugünün denizlerinde yalnız bir balık olmak çok iyi.혼자 산다는 것은 엄청나거죠,특히 요즘 바다에서는요
Bugünün denizlerinde yalnız bir balık olmak çok iyi.אז להיות מתבודד זה דבר מעולה, במיוחד בים של היום,
Bugünün denizlerinde yalnız bir balık olmak çok iyi.لما كان الأمر كذلك شخص وحيد هو شيء عظيم، وخاصة في البحار اليوم
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod