Hala yeşil listedekileri tercih edebilirim, fakat ne kendime, ne size ne de denizlere bir katkım olur.אולי אני עדיין ברשימה הירוקה, אך איני מיטיב עם עצמי, או אתכם, או עם הים.
Hala yeşil listedekileri tercih edebilirim, fakat ne kendime, ne size ne de denizlere bir katkım olur.ربما أبقى في القائمة الخضراء؟ لكني لا أفعل أي شئ حسن لنفسي أو لك أو للمحيطات
Hala yeşil listedekileri tercih edebilirim, fakat ne kendime, ne size ne de denizlere bir katkım olur.こんなこと私もあなたもしていませんね 海がこうさせたわけでもありません 我々が理解しなくてはいけないポイントは
İngilizler denizlere hakimdi.A důvod byl, že Napoleon přišel na to, že by ho stejně ztratil. Velká Británie měla to silné loďstvo.
İngilizler denizlere hakimdi. Ayrıca, bölgede koruması gereken başka birşey de kalmadı.Адже Великобританія на той час була господарем моря.
İngilizler denizlere hakimdi.그레이트 브리튼은 이 우세한 해군을 가지고 있었습니다.
İngilizler denizlere hakimdi.La Gran Bretagna aveva il suo esercito marittimo dominante.
İngilizler denizlere hakimdi.Wielka Brytania miała dominującą flotę.
"İngilizler denizlere hakim.우세한 해군을 가지고 있잖아.
"İngilizler denizlere hakim.la Gran Bretagna ha un esercito marittimo dominante.
"İngilizler denizlere hakim.Napoleon pomyślał sobie:, Hm, Wielka Brytania ma dominującą flotę.
"İngilizler denizlere hakim."Velká Británie má nejdominantnější námořnictvo.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.A folyók üledéket sodortak a tengerekbe, amíg az algák szerves maradványai be nem lettek temetve.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Floder sköljde ut sediment i haven tills det organiska materialet från algerna helt begravts.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Flüsse wuschen Sedimente in die Meere unter denen die organischen Überreste der Algen begraben wurden.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.I fiumi trasportarono sedimenti nei mari, perfino i resti organici delle alghe furono sepolti.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Joet huuhtoivat sedimenttejä meriin kunnes ne hautasivat alleen levien orgaaniset jäänteet.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.강은 침전물을 바다로 씻어내렸고, 조류의 유기물 잔재가 묻혔다.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Les rivières entraînent des sédiments dans les mers, qui viennent recouvrir les résidus des algues.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Râurile au transportat sedimente în mări până când ramasitele organice au fost îngropate.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Reke so odnaale sedimente v morja. Ti so sčasoma zakopali organske ostanke alg.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Rieky zmyli tento nános do oceánov, kde živočíšne pozostatky rias ostali pochované.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Rzeki zmyły osad do mórz, aż szczątki organiczne glonów zostały pogrzebane.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Ποτάμια ξέπλεναν το ίζημα στις θάλασσες, έως ότου τα οργανικά κατάλοιπα των άλγεων να θαφτούν.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.А реки выносили в моря ил и прочие осадки, и засыпали ими эту братскую могилу.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Реките отмивали седимент в моретата, докато органичните останки от водораслите били затрупани.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.נהרות סחפו את המשקעים אל הים, עד שהשאריות האורגניות של האצות נקברו.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.وجرفت الأنهار الرواسب إلى البحار، حتى انطمرت البقايا العضوية من الطحالب،
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.河水將沉澱物仲入海裏面 淹蓋咗藻類遺骸中嘅有機物
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.藻たちの死骸は埋められた 圧力によって温まると
Karalara ve denizlere yağmur ve kar olarak geri döner.비, 진눈깨비, 눈이 되어 땅과 바다로 내려가
Karalara ve denizlere yağmur ve kar olarak geri döner.שחוזרים אל האדמה ואל הימים כמו גשם, גשם-שלגי ושלג,
Karalara ve denizlere yağmur ve kar olarak geri döner.التي ترجع الى الأرض والبحار كأمطار، وصقيع وثلوج،
Karalara ve denizlere yağmur ve kar olarak geri döner.陸や海に帰り 97パーセントもの地球上の生命に 生きる場を与えています
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Brodarji tvoji so te zavozili v velike vode; vzhodni veter te je strl v srcu morja.
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Deine Ruderer haben dich oft auf große Wasser geführt; ein Ostwind wird dich mitten auf dem Meer zerbrechen,
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.In alto mare ti condussero i tuoi rematori, ma il vento d'oriente ti ha travolto in mezzo ai mari
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.I rum Sø fik de dig ud, dine roende Mænd; da knuste en Østenstorm dig midt ude på Havet;
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.네 사공이 너를 인도하여 큰 물에 이름이여 동풍이 바다 중심에서 너를 파하도다
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Nagy vizekre vivének téged a te evezõid, a keleti szél összetört téged a tengerek szívében.
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Na veľké vody ťa zaviezli tí, ktorí ťa ťahali veslami - východný vietor ťa skrúši v srdci morí.
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Na vodu velikou zavezli tě ti, kteříž tě vesly táhli; vítr východní potříská tě u prostřed moře.
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Na wody wielkie zaprowadzili cię żeglarze twoi; wiatr wschodni rozbije cię w pośród morza.
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Nhưng mà những tay chèo của mầy đã dẫn mầy trên nước lớn, và gió đông đã đập nát mầy trong lòng biển.
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Nhưng_mà những tay chèo của mầy đã dẫn mầy trên nước_lớn , và gió đông đã đập nát mầy trong lòng biển .
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Os teus remadores te conduziram sobre grandes águas; o vento oriental te quebrantou no meio dos mares.
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Para pendayung membawamu ke laut lepas. Kau dihantam angin timur yang mengganas
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.På store vann førte dine rorskarer dig ut - østenvinden knuser dig midt i havet.
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Soutajasi veivät sinut suurille vesille. - Itätuuli särkee sinut merten sydämessä.
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Tes rameurs t`ont fait voguer sur les grandes eaux: Un vent d`orient t`a brisée au coeur des mers.
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Vîslaşii tăi te duceau pe ape mari: dar un vînt dela răsărit te va sfărîma în inima mărilor!
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Οι κωπηλαται σου σε εφερον εις υδατα πολλα αλλ' ο ανεμος ο ανατολικος σε συνετριψεν εν τη καρδια των θαλασσων.
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Гребцы твои завели тебя в большие воды; восточный ветер разбил тебя среди морей.
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.Твоите веслари те заведоха в големи води; но източният вятър те разби всред моретата.
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.במים רבים הביאוך השטים אתך רוח הקדים שברך בלב ימים׃
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.ملاحوك قد اتوا بك الى مياه كثيرة. كسرتك الريح الشرقية في قلب البحار.
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.盪 槳 的 已 經 把 你 盪 到 大 水 之 處 . 東 風 在 海 中 將 你 打 破
Kürekçilerin seni açık denizlere götürdü, Ama doğu rüzgarı Denizin bağrında parçaladı seni.盪槳 的 已 經 把 你 盪到 大水之處.東風 在 海中 將你 打破
Napolyon şöyle düşünüyordu, "İngilizler denizlere hakim. Bende Haitiden vazgeçiyorum.Dice, el pueblo francés nombra y el senado proclama
"Niye denizlere gitmediler?" Bazı memeliler gitti. Bir örneğini burada görebilirsiniz.השאלה המתבקשת היא: