Eğer Grönland'daki buz erirse dünya denizleri 6 metre yükselir.Hvis Grønlands indlandsis smeltede, ville vandstanden globalt stige med op til 7 meter.
Dünyadaki hidrojenin büyük bir kısmı denizlerde hapsolmuş durumdadır.Størstedelen af jordens vand befinder sig i havene.
Bazen Denizler Kralı olarak da anılır.Af og til er det også muligt at observere søkonge.
Sadece Odysseus bir türlü evine dönemedi ve bir on yıl daha denizlerde süründü.I 10 år var Odysseus i krig mod trojanerne, og i yderligere 10 år var han på havet.
Ulmo, Denizlerin Efendisi’ydi.Ulmo var Kongen av Havene.
Güney Kore çoğunlukla denizler ile çevrilidir ve üç deniz boyunca 2,413 km sahil şeridine sahiptir.Sør-Korea er hovedsakelig omgitt av vann og har 2413 km med kystlinje mot tre hav.
12 yaşında denizlere açıldı.Han reiste til sjøs tolv år gammel.
Dünyadaki suların % 97,2'si denizlerdedir.Mesteparten av dette finnes i havet, ca. 97,2 %.
Lakin daha henüz pınarları ve denizleri dondurmadı, kurutmadı.Intet kunne jeg høre uten havet – de iskolde bølgers drønn».
Dağlarda veya denizlerde dolaşmaktan pek hoşlanmazlar.Fjorden og fjellene rundt har verken isbreer eller morener.
Üç tarafı denizlerle çevrilidir.Den er omgitt av hav på tre sider.
Denizlerde yaşayan omurgasız hayvanlarda iç parazit olarak yaşarlar.De lever som parasitter i marine miljøer.
Bazen Denizler Kralı olarak da anılır.Ofte omtales også andre biler som kongelige.
Özellikle kuzey yarıkürenin denizlerinde yaşarlar.De finnes særlig på den nordlige halvkule.
Sıcak denizlerin az derin bölümlerinde yaşar.De lever i varmere deler av alle hav i verden.
Dünya yüzeyinin yaklaşık %71'ini (362 milyon km²'lik bir alan) okyanus ve denizler oluşturur.Omtrent 71 % av jordoverflaten som dekkes av sammenhengende vannmasser, ca. 362 mill. km².
Denizlerde tüccar olarak çalıştı ve yurtdışında biraz vakit geçirdi.Dia bekerja sebagai kadet pedagang laut dan menghabiskan beberapa waktu di luar negeri.
Irukandji denizanalarının sadece Avustralya'nın kuzeyindeki denizlerde bulunduğu sanılıyordu.Ubur-ubur Irukandji di suatu waktu dianggap berada di perairan utara Australia saja.
Güney Kore çoğunlukla denizler ile çevrilidir ve üç deniz boyunca 2,413 km sahil şeridine sahiptir.Wilayahnya sebagian besar dikelilingi perairan dan memiliki panjang garis pantai 2.413 km.
Hayatlarının çoğunu açık denizlerde saatlerce avlanmakla geçirirler.Mereka menghabiskan sebagian besar waktu mereka di laut.
Hikâye Jules Verne'nin Denizler Altında Yirmi Bin Fersah adlı yapıtından uyarlanmıştır.Jalan cerita film tersebut berdasarkan pada novel Twenty Thousand Leagues Under the Sea karya Jules Verne.
Bu denizlerde gelgit genliği oldukça küçüktür (santimetre ölçeğindedir).Pulau ini sangat kecil (diameter kira-kira 1 km).
Pseudo-nitzschia denizlerde yaşayan bir planktonik diyatome cinsidir.Pseudo-nitzschia adalah genus diatom planktonik di laut.
Denizler Dünya yüzeyinin % 70'ini kaplamaktadır.Air meliputi 71% dari permukaan bumi.
Dresden, kariyerinin büyük kısmını denizlerde geçirdi.Houting menghabiskan sebagian besar hidupnya di laut.
Büyük camgöze dünyanın neredeyse bütün denizlerinde rastlamak mümkündür.Cumi-cumi raksasa dapat ditemukan di semua lautan di dunia.
Ilıman denizlerimizin yerli balıklarındandır.Ia memperoleh informasi mengenai keberadaan gua dari nelayan setempat.
Denizleri ve okyanusları yönetir.Ia juga menjaga lautan dan pelabuhan.
Hepsi denizlerde yaşayan oldukça küçük bir gruptur.Chúng xuất hiện thành từng nhóm nhỏ trong biển.
Güney Kore çoğunlukla denizler ile çevrilidir ve üç deniz boyunca 2,413 km sahil şeridine sahiptir.Hàn Quốc chủ yếu bị bao quanh bởi mặt nước và có 2,413 km (1,499 mi) của đường bờ biển của ba vùng biển.
Irukandji denizanalarının sadece Avustralya'nın kuzeyindeki denizlerde bulunduğu sanılıyordu.Riêng loài rùa lưng phẳng thì chỉ được tìm thấy ở vùng biển phía bắc Australia.
Okyanus bilimi Dünya üzerindeki okyanus ve denizleri inceleyen bilim dalıdır.Hải dương học là một nhánh của các Khoa học về Trái Đất nghiên cứu về đại dương.
Ilıman denizlerimizin yerli balıklarındandır.Đánh bắt cá là nghề chính của các ngư dân bản địa ở ven biển.
Denizlere kıyısı olmadığından deniz kuvvetleri de yoktur.海や川を越えられないというのも嘘。
Develerin habitatı çöller, balıklarınki ise denizler ve tatlı su kaynaklarıdır.主食は近海や遠洋の魚類やイカである。
Ay denizleri (maria) antik akan bazalt patlamalarını göstermektedir.如月 渚(きさらぎ なぎさ) 空の実母。
Ay'da volkanik süreçlerin başlıca ürünleri Ay denizleri şeklinde Dünya'ya bağlı gözlemcilerce bilinmektedir.月で火山活動が行われていた証拠は、地球の観測者からは月の海という形で見られる。
Denizler Dünya yüzeyinin % 70'ini kaplamaktadır.水は地球表面の71%を覆っている。
Üç tarafı denizlerle çevrilidir.コミューンは三方を海に囲まれている。
Bölgedeki denizler (Sarı Deniz, Japon Denizi) de aynı şekilde etkilenmektedir.寝台特急「日本海」も同様であった。
Yaylalar denizlerden daha eski olup dolayısıyla daha aşırı derecede kraterlidirler.高地は海よりも古く、そのためクレーターの数がより多い。
Mukaddimeden sonra yeryüzünün denizlerini, dağlarını, ırmaklarını ve göllerini anlatır.因りて其の山を号(なづ)けて、那羅山と曰ふ。
Denizlerde bu sapma açısı 20°, karalarda ise 30° ile 45° arasında olabilir.その角度は海上で15 - 30°程度、陸上で30 - 45°程度とされる。
Hikâye Jules Verne'nin Denizler Altında Yirmi Bin Fersah adlı yapıtından uyarlanmıştır.明らかにジュール・ヴェルヌの『海底二万里』に触発された作品。
İzanagi, bu üç tanrıya Takamagahara, gece ve denizlerin yönetimini verir.これら3神の社はそれぞれ阿波命神社、物忌奈命神社、日向神社に比定される。
Çünkü siz birine inancınızı benimsetmek için denizler karalar aşarsınız.自分に親身になってくれる海に好意を抱くようになる。
Denizlerden sorumludur.海上方を命じられる。
Tamamı denizlerde dağılım göstermektedir.ほぼ全深海に分布する。
Denizlere yakın olan su kaynakları bir miktar tuzlu olur.ちなみに海水を引いた「親水池」などもある。
Dresden, kariyerinin büyük kısmını denizlerde geçirdi.トラヴェラーはその艦歴のうち大半を地中海で過ごした。
İnsan kanından meydana gelen denizler ile çevrili bir evi olduğu düşünülür.血の海を住処とする人面の妖獣。
Lakin daha henüz pınarları ve denizleri dondurmadı, kurutmadı.川は早く凍り、釣りができなかった。
Kalkerli fosil foraminifer, yaşadıkları eski denizlerde bulunan elementlerden oluşur.石灰質的有孔蟲門生物化石由其生活的古代海洋元素組成。
Ama karaya çıktığında Eru, denizleri kabarttı.至于他们自己的帽子则被他们丢下了海。
1930'da ABD ve Japonya ile denizlerde kullanılan silahların sınırlandırılması için görüşmeler yaptı.在1930年4月,他又與美國及日本商討訂約限制海軍軍備擴展。
Ay denizleri (maria) antik akan bazalt patlamalarını göstermektedir.?月,瑪奧向工藤信展示自己在海底的寶物,實為AFOS頭部。
Denizleri ve okyanusları yönetir.海的一族支配着海洋。
806-813 - Aldarion yedi yıl boyunca denizlerde seyahat eder.806年-813年,塔尔-阿达瑞安航海。
Uçan Hollandalı ile denizlere açılır.利用荷蘭贈送的觀光丸進行船員培訓。
Dünyadaki suların % 97,2'si denizlerdedir.地球約97%的水都在海洋之中。